GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 4 Mart 1981 tarihinde ASALA terör örgütünün saldırısında şehit olan Büyükelçilik görevlisi Reşat Moralı ve Diyanet İşleri görevlisi Tecelli Arı'ya Allah'tan rahmet dilediğine, ASALA terör örgütü tarafından katledilen diplomatları, vatandaşları, görevlileri rahmet ve minnetle anmayı bir görev saydığına, kuvvetler ayrılığının 3 ayağının yasama, yürütme ve yargı olduğuna, Tahir Elçi duruşmasının yargı bağımsızlığı kaygılarını güçlendirdiğine, millete İnsan Hakları Eylem Planı masalı anlatılacağına var olan Anayasa'ya uymanın Cumhurbaşkanının ve devlet yetkililerinin öncelikli görevi olduğuna, Cumhurbaşkanı dâhil kimsenin kaynağını Anayasa'dan almayan bir yetkiyi kullanamayacağına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:55
Tarih:04.03.2021

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Zatıalinizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum efendim.

Biraz önce Meclis kürsüsünde konuşan Urfa Milletvekilimiz Sayın Halil Özşavlı kardeşimize ben de teşekkür ederim.

Geçmişi unutmamak lazım; alınacak dersleri, çıkarılacak dersleri çıkarıp geleceğe daha güvenle yürüyebilmemiz için hafızalarımızın taze olmasında her veçheden fayda vardır. 4 Mart 1981 tarihinde yani tam kırk yıl önce, Reşat Moralı Büyükelçimizi ve Diyanet İşleri görevlimiz Tecelli Arı'yı ASALA terör örgütünün hain saldırısında kaybettik, üzerinden kırk yıl geçti. Bu vesileyle Moralı'ya ve Arı'ya Allah'ımdan rahmet dilerken ASALA terör örgütü tarafından katledilen bütün diplomatlarımızı, hariciye mensuplarımızı, vatandaşlarımızı, görevlilerimizi de Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak rahmetle ve minnetle anmayı da bir görev sayıyorum. Terör ister ASALA'dan gelsin ister PKK'dan ister FETÖ'den gelsin ister IŞİD'den, hepsi hain, alçak, adi saldırılar olarak insan hayatına kasıt olarak değerlendirilmeli ve lanetlenmelidir.

Sayın Başkan, Anayasa'mızın başlangıcında şöyle bir hüküm vardır. "Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medenî bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu"nu orta yerdeki Anayasa'mız, başlangıç metni ve hükmüyle ortaya koymuştur. Şimdi, bunu niye okudum? Bunu şunun için okudum: Kuvvetler ayrılığının 3 ayağı var: Yasama, yürütme, yargı. Anayasa diyor ki: "Kuvvetlerin birbirlerine üstünlüğü yoktur." Tahir Elçi duruşmasına bizim de arkadaşlarımız gitti -biraz önce Sayın Grup Başkan Vekili de değindi- bu duruşmada arkadaşlarımdan aldığım bilgi, yargı bağımsızlığı kaygılarımızı olağanüstü güçlendirmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun lütfen.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Oysa, Anayasa'mıza göre kuvvetler ayrılığı çerçevesinde kuvvetlerin birbirine bir üstünlüğü söz konusu olamaz.

Yargı bağımsızlığı... Yargının bağımsızlığıyla ilgili var olan kaygılarımızın dün Tahir Elçi duruşmasında bir kere daha perçinlenmiş olmasından üzüntü duyuyorum. Bunu ülkemizin geleceği açısından, iç barışımız açısından, millî kalkınmamız, refahımız, toplumun refahı, huzuru, mutluluğu açısından, devletimizin şan ve şerefi bakımından da tehlikeli görüyorum. Böylesi bir davada, yargının nereden esinlenip, nereden etkilenip, nereden talimat aldığıyla ilgili kafalarda kuşku oluşuyorsa bu, masaya yatırılması gereken bir durumdur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - İnsan Hakları Eylem Planı gündemde, ben bu vesileyle yürütmeye de seslenmek istiyorum, iki şeyi bıraksa yetecek: İnsan Hakları Eylem Planı'nı bırak, bir şeyi daha bırak; yargının yakasını bırak. Beğenmemekle birlikte orta yerdeki Anayasa'ya uyulsun, Türkiye bugünden daha iyi olur, yarınımız bugünden iyi olur. Millete İnsan Hakları Eylem Planı masalı anlatacağımıza, beğenelim beğenmeyelim; bu Anayasa'ya uymak, her birimizin öncelikli görevidir, Cumhurbaşkanının öncelikli görevidir, velhasıl devlet yetkisi kullanan herkesin görevidir. Ve bu Anayasa bir şey daha söyler Sayın Başkan, bu Anayasa der ki: "Kimse kaynağını Anayasa'dan almadığı bir yetkiyi kullanamaz." Buna Sayın Cumhurbaşkanı da dâhil, nokta.

Sizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)