GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:55
Tarih:04.03.2021

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Bingöl'den Tatvan'a giderken düşen helikopterde yaşamını yitiren 9 askerimize, şehidimize Allah'tan rahmet, yaralı askerlerimize de şifalar, ailelerine ve ülkemize başsağlığı ve sabırlar diliyorum.

Değerli milletvekilleri, 251 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 15'inci maddesi üzerine söz almış bulunuyorum. Maddede tasarruf finansman şirketlerinin faaliyet alanlarının izinlerinin kaldırılması ve tasfiyeleri hususunda BDDK'ye geniş yetki tanındığı bilinmektedir. Maddenin ikinci fıkrası, tasfiye komisyonundaki üyelerde aranacak kritere dair somut bir hüküm bulunmamaktadır. Tasfiye komisyonu üyeleri, aldıkları kararları, yerine getirdikleri görev ve fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluktan ari bulunmaktalar. Sorumlu olmaları gerektiğine dair Komisyonda sunmuş olduğumuz önerge maalesef reddedilmiştir. Tasfiye etme konusunda yetki verilen söz konusu üyelerin keyfî kararlarının önüne geçmek adına sorumlu tutulmaları gerekmektedir. Getirilen tedbirlerle ölçülülük, belirlilik ve yasallık ilkelerinin gözetilmesinde yarar vardır; aksi hâlde, konut finansmanı ve tasarrufları düzenleyen norm, zaten siyasileşmiş olan bir Kurulun oy çokluğuyla, şirketin mali dengesini yönetemediği gerekçesine sığınılarak tasfiyesine ve piyasada güvensizlik ve rekabetin bozulması ve yeni hâkim durumlar ortaya çıkmasına neden olabilir. 15'inci maddenin daha somut normlara, şartlara ve oranlara bağlanmasında yarar görmekteyiz. Kurula bu kadar geniş yetkinin, takdir yetkisinin verilmesinin doğru olmadığını düşünüyoruz. Umarım, nitelikli bir kanun yapılması konusunda bütün grupların sarf ettiği çabalar göz önünde bulundurularak bu maddeye ilişkin düzenleme yapılır.

Değerli milletvekilleri, tabii, burada, tasarrufların değerlendirilmesine ilişkin kanun taslağını görüşüyoruz ama millette tasarruf yapacak hâl kaldı mı, onu sizin takdirlerinize bırakıyoruz. Bakın, icra dairelerinde, son bir yılda, dosya sayısı 1 milyonun üzerine çıkmış durumda. Borcunu ödeyemeyen vatandaşın malına, mülküne haciz gelmiş durumda. Çiftçinin traktörü, hayvanı, altındaki toprağı maalesef haciz yoluyla alınıyor. İşsizlik sayısı 10,7 milyona ulaştı. 40.735 şirket kapısına kilit vurdu, 99.588 esnaf kepenk kapatmış durumda. Âdeta, iktidara ders verir nitelikte esnaf kapısına, maalesef, ne yazıyor: "Namuslu bir şekilde battık. Devren satılık." (CHP sıralarından alkışlar) Artık, esnafımız, maalesef, bu batış ilanlarını veriyor ve biz tasarruftan bahsediyoruz.

Evet, değerli milletvekilleri, iktidarın, maalesef, bu dertle dertlenmediğini görüyoruz. Son iki ay içerisinde sadece ekonomik kriz nedeniyle ya da işini kaybettiği için tam 95 vatandaşımız yaşamına son vermiş bulunuyor.

Değerli milletvekilleri, bu hafta Deprem Haftası ve Deprem Komisyonu üyesi olarak bazı şeylere dikkat çekmek istiyorum. Üç aya yakın bir çalışma yapıldı, teknik çalışmalar tamamlandı ve şu anda sahada çalışmalar yapılacak Deprem Komisyonuyla ilgili. Deprem bilincinin oluşturulması ve depremlere karşı hazırlıklı olunması konusunda burada defalarca kanun teklifi ve soru önergeleri verip Meclisten konuşmalar yapmış olmamıza rağmen ancak geçen sene 168 vatandaşımızı depremde yitirdikten sonra maalesef bir Deprem Komisyonu kurulmuştur ve bu depremler nedeniyle dünyada en çok can kaybının yaşandığı ülke geçen yıl Türkiye olmuştur maalesef.

Değerli milletvekilleri, 80 bin bağımsız bina geçen yıl hasar gördü, 20 milyara yakın maddi kayıp var. Buradan defalarca haykırdık, yine haykırıyoruz: 18 il, 81 ilçe, 502 köyümüzde derhâl kentsel dönüşüm yapılarak fay zonlarının belirlenmesi gerekiyor ve fay yasasının çıkması gerekiyor. (CHP sıralarından alkışlar) İmar Yasası, Kentsel Dönüşüm Yasası, Yapı Denetim Yasası ve Afet Yasası'nın derhâl günün koşullarına uygun hâle getirilmesi gerekmektedir. Önceki dönemlerde olduğu gibi Deprem Komisyonunda yapılan üretimler, saat 3'lere kadar çalışmalar yapılmakta olup onlarca kurum dinlendi, onlarca komisyon dinlendi, sivil toplum örgütü dinlendi, bu yapılan üretimlerin daha önceki yapılmış deprem komisyonlarındaki çalışmalar gibi tozlu raflarda çürümemesini diliyoruz. Bunun sorumluluğu bizim üzerimizde arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Başka ülkelerde aynı büyüklükte depremlerde bir tek insanın dahi burnu kanamazken bizim ülkemizde, bu kadar sismik aktivitenin fazla olduğu ülkede eğer can kayıplarıyla sonuçlanıyorsa bunun sorumluluğu hepimizin sırtındadır arkadaşlar.

Evet, önceki gün İnsan Hakları Eylem Planı'na ilişkin AKP iyi bir başlangıç yaptı, biz de umutlandık ama daha ilk satırda "Çiçeğe fazla su verirsen zehirlenir, dikene su verirsen zehirlenir." gibi daha ilk düğmeyi hatalı ilikleyen bir yöntemle başladılar arkadaşlar. Size soruyorum: Hangi insan hakları beyannamesinde böyle bir şerh düşülüyor. Öncelikle iktidar, bu nefret dilini ve söylemini hemen değiştirmeli -en kutsal hak olan yaşam hakkını- kadın cinayetinin, iş cinayetlerinin önüne geçmeli, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğünü sağlamalı, pırıl pırıl gençlere "terörist" demeyi bırakmalı, kadınlara "ahlaksız" demeyi bırakmalı; her muhalif olanı hain, her karşı geleni de terörist olarak nitelendiremezsiniz arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar) Unutulmamalı ki özgürlük olmadan demokrasi olmaz, demokrasi olmadan ekonomi düzelmez, ülke kalkınmaz.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)