GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:55
Tarih:04.03.2021

NİHAT YEŞİL (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 251 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 16'ncı maddesi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Genel Kurula saygılar sunuyorum.

Bitlis Tatvan'da askerî helikopterin düşmesi sonucu şehit olan askerlerimize rahmet diliyor, kederli ailelerine ve halkımıza başsağlığı diliyorum.

Değerli arkadaşlar, yıllar yılı yasal düzenleme yapılmamış, denetime tabi tutulmamış, herkesin kendine göre at koşturduğu, insanlarımızın iyi niyetinden yararlanılarak sömürüldüğü, mağdur edildiği yasa üzerinde konuşuyoruz. Bunun üzerinde yüzlerce arkadaşımız günlerden beri teknik ve idari anlamda fikirlerini açıklıyorlar. Ama şu an yasal düzenleme yapılmadığı için sistemin boşluklarından yararlanan kişiler insanlarımızı mağdur ettiler. On binlerce dar gelirli yurttaşımız ev ve araba alma ümidiyle kötü niyetli kişilere birikimlerini kaptırdı. Halkı resmen dolandıran bu kişiler çoğu zaman elini kolunu sallayarak yurttaşlarımızı dolandırmaya kaldıkları yerden devam etti.

Geçmişte bunun çok örnekleri var: 80'lerde meşhur bu banker olaylarıyla başladı, hemen peşinden onu fırsat bilerek KOMBASSAN mağdurları yaratıldı. Bunlar alınıp da bir sorgulamaya bile tabi tutulmadı. İhlas Holding, milyar dolarları "faizsiz bankacılık" adı altında hiç etti, araştırmadınız. Partimiz Cumhuriyet Halk Partisi defalarca bununla ilgili önerge vermesine rağmen bunlar hep reddedildi. Değerli arkadaşlar, Deniz Feneri, YİMPAŞ ve "JetPA" denilen Jet Fadıl insanları dolandırmasına rağmen hâlen daha günümüzde kamuoyu karşısında kalkıp da bunlardan hesap sorulmadı. Ama yasal düzenleme noktasında böyle bir yasayı getirmenizi bile az da olsa olumluluk anlamında gördüğümüz için bu yasaya olumlu oy vereceğiz. En son olarak günümüzde Çiftlik Bank örneği duruyor. Binlerce yurttaşımız, yakın zamanda 500 milyon liradan fazla parasını sözde "Tosuncuk" lakaplı bir çocuğa kaptırdı. Bu çocuğun arkasındaki derin bağlantıların üzerine dahi gidilmedi. O yurttaşlarımız mağdur olduğuyla kaldı.

Her köşebaşında açılmış bu şirketlere çekidüzen verilmesi için bu yasa bulunmakla beraber, bu yasanın getirdiği belli olumluluklar var ama her köşebaşına bu tür şirketler kuruldu ve bu şirketlerle tekrar devam ediliyor ama yasanın içeriğiyle ilgili net bir şeyi tam getirmiyorsunuz, yine de onlara fırsat vermeye çalışıyorsunuz. Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik şartlar, yurttaşlarımızın sırtında artık bir külfet hâlini almış, bütçe dengesi bozulmuş, döviz kurları fırladığı için ithalat ağırlıklı ekonomimiz çıkmaza girmiş, yurttaşlarımızın alım gücü yerle bir olmuş, ekonomik daralma bütün sektörleri zincirleme şekilde olumsuz yönde etkilemiş; bu sektörlerde istihdam düşmüş, işsizlik oranları fırlamış, ülkemiz ne yazık ki vurkaççı sermayenin atış alanına döndürülmüş, verimli kaynaklarımız etkin kılınamamıştır. Tüketime dayalı ekonomik büyüme modeli dışarıdan gelecek kredilere bağımlı hâle getirilmiştir. Son noktada faizler reel ekonomimizin taşıyamayacağı boyutlara kadar yükselmiş ve ekonomimiz kilitlenmiştir.

Değerli arkadaşlar, siyasi iradenin ekonomide aldığı hatalı kararlar, ekonomimizi bu acı tabloyla ne yazık ki karşı karşıya bırakmıştır. Krediye dayalı büyüme sistemi tıkanmıştır. Pandemi sürerken 2020 yaz döneminde aşağı indirilen faiz oranları nedeniyle yurttaşın kredi çekmesi özendirilmiştir. Kredi artışlarının sonucu yeterince öngörülmeden, hormonlu büyüyen ekonomimizde enflasyon almış başını gitmiştir, üstelik bu kredilerin nasıl ödeneceği, kaç yurttaşımızın bu borç sarmalı nedeniyle mağdur olacağı şu an meçhul. Bireysel bankalara olan toplam borç 860 milyar lira. Sadece şubat ayının ilk haftasında 723 milyon lira bankalara borç artmış, 23 milyon icra dosyası var, 3 milyon 471 bin kişi bankalar tarafından takipte, yurttaşlarımız TÜİK'in enflasyon rakamlarına inanmadığı için birikimlerini vadeli mevduata yatırmıyor, aksine Türk lirasının değer kaybedeceğini öngördüğü için tasarruflarını dövizde tutmaya devam ediyor. O nedenle de Merkez Bankasının faizleri artırması, yurttaşlarımızın bankadaki dövizlerini bozdurmasına etki dahi edemedi. Bankacılık sistemine güvenmeyen, krizde canı yanan yurttaşlarımızın bir kısmı tasarruflarını mevcut sistemde bankalarda tutmak istemiyor ve önlem olarak yastık altında saklamayı tercih ediyor. Bütün bu gerçekler iktidarın ekonomik yönetimine güven olmadığı için yaşanmıştır. Bugün geldiğimiz noktada ise yüksek faiz oranları nedeniyle, ev ve araba almak isteyen ancak bankalardan kredi çekemeyen yurttaşlarımız faizsiz konut edindirme vaadinde bulunan firmalara rağbet etmek zorunda bırakılmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen Sayın Yeşil.

NİHAT YEŞİL (Devamla) - Çok teşekkür ederim Başkanım.

Ancak faizsiz bankacılık sektöründe faaliyet gösteren bu firmalar nedeniyle yurttaşlarımız açısından birçok mağduriyet yaşandığı da ortadadır. O nedenle, geç gelen bu yasal düzenlemenin yapılması en azından yurttaşlarımızın mağduriyetini bir anlamda telafi edecek mi bilmiyorum ama hukukun, adaletin ve yargının bağımsızlığının olmadığı bu ülkede bunların olacağı kanısında değilim. Hak, hukuk ve adaletin geçerli olmadığı; demokrasinin, hukukun egemen kılınmadığı; sürekli insanlar arasında... Şimdi insan haklarından, yaşam hakkından bahsediliyor ama o yaşam hakları ekonominin de gelişmesiyle, demokrasinin, hukukun üstünlüğünün, adaletin ve ancak insan hak ve hürriyetlerinin olduğu yerde olur. Bunlar olmadığı sürece hiçbir zaman için bu yasal düzenlemelerin, ne yaparsanız yapın, asla geçerlilik noktasında rağbet göreceği kanısında değilim.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)