| Konu: | 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi'ne, yasama organının hukuk dışına çıkmasının kabul edilemeyeceğine, herkesin Anayasa'ya uymak zorunda olduğuna ve Anayasa'nın 148'inci maddesi orta yerde dururken Anayasa'nın 84'üncü maddesine göre işlem yapmanın genel hukuk kurallarına ve Anayasa'nın 148 ile 6'ncı maddelerine aykırı olduğuna ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 60 |
| Tarih: | 17.03.2021 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Zatıalinizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, 18 Mart Çanakkale Destanı'yla aziz milletimizin onurunu, gururunu, kimliğini, karakterini, tam bağımsızlık ve özgürlüğe olan düşkünlüğünü yedi düvele ve dünyaya hissettiren ve ispat eden aziz şehitlerimizi, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere rahmet ve minnetle anıyorum.
Çanakkale göstermiştir ki bu vatan, bu topraklar dünya durdukça, aziz milletimizin yurdu olarak sonsuza dek var olacaktır.
Sayın Başkan, bu vesileyle, bugünkü gündeminize de dayalı olarak ve bir parça da zaman bakımından müsamahanıza sığınarak bir iki hususta değerlendirmemizi yapmak istiyorum.
Sayın Başkan, öncelikle şunun bilinmesini isteriz ki Cumhuriyet Halk Partisi her hâl ve şart altında hukukun üstünlüğünü kabul eden ve buna inanan bir partidir. Kimden, nereden gelirse gelsin, hiç kimseye haksızlık yapılmasına Cumhuriyet Halk Partisi seyirci kalmayacaktır, kalmamıştır. Meclisimizin ve sayın milletvekillerimizin buradaki öncelikli görevlerinden -hiç şüphesiz- bir tanesi de Parlamentonun ve milletvekillerimizin hukukunu korumaktır; dolayısıyla saygınlığını korumaktır.
Sayın Başkan, devletin hukuk dışına çıkmasını asla istemeyiz, zira devletin hukuk dışına çıkması, milleti değil millet düşmanlarını sevindirir; vatandaşı değil terör örgütlerini sevindirir. Terör örgütlerinin yegâne arzuları, Türkiye Cumhuriyeti devletinin hukuk dışına çıkması, hukuku askıya alması, bu anlamda Anayasa'yı askıya almasıdır ki bu, toplumda devlete olan güvensizliği artırır, pekiştirir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Efendim, bir müsamaha rica ediyoruz.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Altay.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Peki, yasama organının hukuk dışına çıkması ise düşünülmesi bile kabul edilebilir olmayan bir durumdur.
Sayın Başkan, mahkemeler niye vardır? Mahkemeler şunun için vardır: Adaletin tesisi için vardır. Dolayısıyla, adaletsizlik, ihlal ya da saldırı, tecavüz, taciz -adına ne derseniz deyin- nasıl olur? Bir: Kişiden kişiye olur. Nasıl olur? Kişiden devlete yönelik olur. Nasıl olur? Kişiden topluma yönelik olur. Nasıl olur? Devletten bireye, kişiye yönelik olur. Her durumda da, kişiden devlete de olsa, devletten kişiye de olsa hepimizin sığınacağı yegâne merci şu elimde tuttuğum -beğenelim, beğenmeyelim- orta yerde duran Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'dır.
Sayın Erdoğan düşüncesinden dolayı cezaevine girdi; Erdoğan'ın düşüncesinin önüne bir bariyer konuldu, Erdoğan'ın düşüncesi bitmedi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bir müsamaha rica ediyorum efendim.
Dolayısıyla terörün önüne bir bariyer ve güç koyarsanız terörü bitirebilirsiniz ama düşüncenin önüne bariyer koyarsanız düşünceyi bitiremezsiniz. Beğenirsiniz beğenmezsiniz ama herkesin düşüncesini ifade etme özgürlüğünü savunuyorsanız, bu Parlamento çatısı altında görev yapan bir milletvekili saygınlığını kazanmış oluruz. Çok bilinen bir laf vardır "Düşüncelerine asla katılmam ama düşüncelerini ifade etmene saygı duyarım, düşüncelerini ifade etmeni desteklerim." diye.
Şimdi, bütün bunları niçin söyledim? Şunun için söyledim: Sayın Başkan, zatıaliniz ve bu Parlamento buna uymak zorunda. Şimdi, Anayasa 84/ikiye göre bir işlem yapacaksınız. Ben şimdi size soruyorum: Peki... Anayasa 159'daki bir garabetle bu işlemi yapmamamız gerektiğini söyleyeceğim. Efendim, her şeyi Anayasa'ya göre yapıyoruz ya biz şimdi, Anayasa 159'dan hemen okuyorum. HSK'yi düzenliyor ve biliyorsunuz, bu düzenleme 2017'de yapıldı üstelik, bu sistem değişikliğinden sonra.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - "Kurulun Başkanı Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabiî üyesidir." Nerede Adalet Bakanlığı müsteşarı? Burada var, burada yazıyor ama HSK'de müsteşar falan yok Sayın Başkan, yok... Dolayısıyla 84'ün ikinci fıkrasına göre yaptığınız bir işlem için, yapacağınız bir işlem için size ve yüce heyete şunu hatırlatmak isterim: Lütfen Anayasa'mızın -uymak zorundayız- 148'inci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarını, bu işlemi okumadan önce gerçekleştirelim. Bunu şunun için söylüyorum: Bu işleme göre, 84'ün ikinci fıkrası yok hükmündedir. Niçin? Arz edeyim: Mahkemeler nasıl sıralanır? İlk derece mahkemeleri, sonra istinaf, sonra Yargıtay, yüksek mahkemeler ve hepsinin tepesinde bu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Başkanım, bugün müsamaha rica ediyorum.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Altay.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Biraz önce zikrettiğim gibi, Anayasa'nın 148'inci maddesine dercedilmiş olan; bireylere, Anayasa Mahkemesine yani orta yerdeki mahkemelerin en büyüğüne bireysel başvuru gibi, verilmiş bir hak var. Bu hak, biraz sonra işlem yapılacak sayın milletvekili bakımından kullanılmış. Kaldı ki Meclisimiz bu konuda geçmişte bir gaf yapmış. 4 Haziran 2020'de İstanbul Milletvekilimiz Kadri Enis Berberoğlu kararının okunması arifesinde böyle ayağa kalktım, bu Anayasa'yı gösterdim, "Bu yanlış iş Bağdat'tan döner, yapmayın, Meclis yanlış yapmaz." diye çırpındım, okundu, tam bir ay sonra Enis Berberoğlu'nun başvurusunu AYM gündeme aldı ama burada okunduğu için de ayıp olmasın diye üç ay sonra görüştü. Ne oldu? 17 Eylül 2020'de AYM Enis Berberoğlu'nu haklı buldu, ilk derece mahkeme uymadı, AYM üstüne Şubat 2021'de Enis Berberoğlu için bir daha karar verdi ve ilk derece mahkeme mecburen uydu. Enis Berberoğlu belki şimdi de burada, Genel Kurulda; evet, burada oturuyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Altay.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Şimdi, şunu söylemek istiyorum: Sayın Başkan -çok uzattım, sabrınız için teşekkür ederim- Ömer Faruk Gergerlioğlu, Enis Berberoğlu gibi başvurusunu yapmış iken ve Meclis bu konuda daha önce bir ofsayta düşmüş iken...
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Ya, Meclis niye ofsayta düşsün!
ENGİN ALTAY (İstanbul) - ...Meclisi bugün yeniden ikinci bir ofsayta düşürmenin bizce âlemi yoktur; bir.
İkincisi: Hukukçu arkadaşım Aysu Hanım'a sordum; hani, genel bir hukuk kaidesi vardır "İnsanlar için lehe olan hususlar uygulanır." der. Yani Anayasa 148 2010'da, Anayasa 84 1995'te değişikliğe uğramış yani sizin şimdi okuyacağınız iş 1995'te bu Anayasa'ya girmiş ama daha taze, 12 Eylül 2010'da Anayasa'ya başka hükümler girmiş. Bu da Anayasa yani 2010'daki hüküm var iken, yani yargı yolu bu Anayasa'nın 148'inci maddesine göre ikmal edilmemiş iken...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bu son olsun Başkanım.
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Eksik olmayın efendim, eksik olmayın.
BAŞKAN - Estağfurullah.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - ...148 orta yerde dururken sizin 84'e göre bir işlem yapmanız; bir, genel hukuk kurallarına; iki, Anayasa'nın 148'inci maddesine; üç, Anayasa'nın 6'ncı maddesine aykırıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi gibi en kutsal çatının Başkanı da olsanız an itibariyle zatıalinizin de Anayasa'nın 6'ncı maddesine uymak gibi bir göreviniz vardır.
Zatıalinize ve Genel Kurula arz ederim. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)