| Konu: | 220 sıra sayılı Kanun Teklifi'ni gündeme alarak İç Tüzük'ün 76'ncı maddesinin "Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından reddedilmiş olan kanun teklifleri, ret tarihinden itibaren bir tam yıl geçmedikçe Türkiye Büyük Millet Meclisinin aynı yasama dönemi içinde yeniden verilemez." hükmüne aykırı bir tutum sergilediği gerekçesiyle Başkanın tutumu hakkında usul görüşmesi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 68 |
| Tarih: | 06.04.2021 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sayın Elitaş, burada görüşülen bizim grup önerimizin mahiyeti değil, öneri. 19'a göre getirmişiz, bunu çok iyi bilirsin. Zaten sizinle ilgili kanaatim şudur: Şu Mecliste İç Tüzük'ü madde numarası olarak ve şeklen iyi bilirsiniz fakat on dokuz senedir şu İç Tüzük'ün ruhunu ve özünü kavrayamadın ya, buna üzülüyorum, buna üzülüyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Şimdi, önce şunu söyleyeyim: Meclis bilek güreşi yapma yeri değildir. Dolayısıyla 31 Martta, yukarıda Allah var, herkes biliyor...
HAYATİ YAZICI (Rize) - Her yerde var.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Evet, şahdamarımda da var Sayın Bakanım.
...herkes bildi, gördü ki siz grup olarak -bir gaflet deyin, bir ihmal deyin, bir görev kusuru deyin, bir disiplinsizlik deyin; deyin, ne derseniz deyin- gevşektiniz kardeşim; gevşektiniz ve çoğunluk muhalefetteydi -Mecliste, toplamda elbette çoğunluk sizin- ve sizin o gevşekliğinizden dolayı çok nadir görülen bir iş hayata geçti. Kanunun, sizin de bir buçuk yıldır beklettiğiniz, getirme konusunda tereddüt ettiğiniz kanunun -işte, Allah'ın sopası yok- sizin böyle bir gevşekliğinizle maddelerine geçilmesi reddolundu; nokta. Orada bir tartışma yok; Sayın Türkkan'ın söylediği gibi, ham tutanak falan, her şey orta yerde duruyor. Sizin bundan sonraki yaklaşımınız şu... Şimdi kızacaksınız ama partinizin Sayın Genel Başkanı doğal olarak size şakımıştır, kızmıştır, sinirlenmiştir; ne yaptı size ben onu bilmiyorum ama neticede siz ve Sayın Meclis Başkanı.... (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Tabii, burada kusurun büyüğü oradadır. AK PARTİ Grubuna mensup bir milletvekili olarak Meclis Başkanı seçilen bir sürü Meclis Başkanı gördüm ben, bu Sayın Başkan sanıyorum 7'nci. Ya, vallahi, bu kadar da parti basıncından ve taassubundan sıyrılmamışını hiç görmedim. Ne Başkanlar gördük ya! Koşa koşa geldi buraya "Efendim, olmaz." Ya, otur yerinde! Buradakiler senin makamına koşsun kardeşim, Sayın Şentop, sen buraya koşa koşa niye geliyorsun? (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Dolayısıyla şimdi, tabii, İç Tüzük madde 13 Divanın görevini tanımlamış, ikinci paragrafta -ben madde numaralarını arada Elitaş'a sorarım, onun için bir baktım şimdi oradan "üç" demesin diye- böyle bir hâl var. Ama tekrar ediyorum: Meclis bilek güreşi yapma yeri değildir. Günahtır, yazıktır, doğru değildir. Ne olurdu bu? Olması gereken etik olarak nedir? Bu kanunun bir yıl içinde aynı adla ve aynı içerikte... Zaten bir buçuk yıl niye beklettiniz bu kanunu siz? Yaklaşık bir buçuk yıldır bu kanun stokta beklemiyor mu kardeşim? Niye bekliyor? Anayasa Mahkemesi bunu 2 defa bozmuş. Siz güya "Anayasa Mahkemesinin bozma gerekçelerini karşıladık." diye -şimdi, bu biraz sonra görüşülecek, umarım görüşülmez de- bunu getirdiniz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (Devamla) - Başkanım, hemen toparlıyorum.
BAŞKAN - Tamamlayınız.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Bunun doğru olmadığını sizin içinizde de bir sürü, en azından hukuk bilen milletvekilinin bildiğini ben biliyorum. Burada mesele şudur: Allah'tan korkmaktır, hak yememektir. Adınızın "Adalet" olması, partinizin adının "Adalet" olması yaptığınız her işin adil olduğu anlamına gelmiyor. Çok beğendiğim bir söz vardır: "Bir yerde adliyenin olması orada adaletin olduğu anlamına gelmez." Tıpkı partinizin adının "Adalet" olup icraatlarının tümüyle adaletsiz olması gibi.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum efendim. (CHP sıralarından alkışlar)