| Konu: | Son günlerdeki iddiaları yargının araştırması ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının milletvekillerini itham altında bırakan İçişleri Bakanına bir laf etmesi gerektiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 83 |
| Tarih: | 25.05.2021 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan, sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, burası Türkiye Büyük Millet Meclisi; milletin derdiyle hemhâl olmak zorunda olan, milletin huzuru, refahı, mutluluğu için çalışmak zorunda olan, devletimizin şan ve şerefinin yücelmesi için çaba sarf etmek zorunda olan bir yüce çatının altındayız.
Sayın Başkan, devlet yönetimlerinde ekonomik sorunlar olur; ekmek yoktur buluruz, aş yoktur yaparız, iş yoktur yaratırız. İş ki devlet kirlenmesin, iş ki devlet çürümesin, iş ki vatandaşın devlete ve onu yönetenlere olan güveni sarsılmasın. Devleti kirletir, devleti çürütür, devlet-vatandaş arasındaki güven iklimini kaybedersek her şeyi kaybederiz. Bu bakımdan, son günlerde, zatıalinizin ve Genel Kurulumuzun saygıdeğer üyelerinin de dikkatle, ilgiyle izlediği vahim bir manzarayla karşı karşıyayız. Siyaset kurumunun, hiç şüphesiz, bir yeraltı suç örgütünün mensubunun ya da liderinin iddialarına önüne arkasına bakmadan atlaması doğru değildir. Bunu araştıracak olan yargıdır, saray tarafından eli bağlanan yargıdır, saray tarafından gözüne bant çekilen yargıdır, saray tarafından kulağına tıkaç tıkanan yargıdır. Saraya tavsiyem ve çağrım: Bu hassas dönemde yargının elini bağlarsan, gözünü bantlarsan Türkiye'yi bir felakete sürüklersin. Yargıyı serbest bırakmalı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Altay.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bizim, bu iddialarla ilgili, şüphesiz tatmin olmamız gereken cevaplar var. Bunu sağlayacak olan şüphesiz yargı ama Sayın Başkan, Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanının da -biraz önce, İstanbul Milletvekilimizin müteaddit defalar tekrarladığı gibi- bu Meclisin bugün ya da geçmişte üyeliğini yapmış bir siyasetçiyle ilgili iddiası var. Bu memlekette ve bu Mecliste bir milletvekili, milletvekilliği yapmış birisi mafya tarafından maaşa bağlanmışsa, tahsisata bağlanmışsa ve bunu iddia eden Türkiye Cumhuriyeti devletinin İçişleri Bakanıysa buradan Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun, Sayın Erkan Akçay'ın, Sayın Saruhan Oluç'un, benim ve Sayın Mahir Ünal'ın...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun toparlayın.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - ...İçişleri Bakanına şöyle bir laf etmesi gerekir: "Sayın Bakan, Türkiye Büyük Millet Meclisini töhmet altında bırakmaya haddin ve hakkın yoktur." Biz töhmet altındayız. Belki Mahir Ünal'a bağlandı, belki bana bağlandı, belki Sayın Oluç'a, belki Sayın Akçay'a, belki Müsavat Dervişoğlu'na.
DURSUN MÜSAVAT DERVİŞOĞLU (İzmir) - Bana bağlayamaz.
ERKAN AKÇAY (Manisa) - Bana bağlayamaz.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sayın Başkan, makamda vekâleten oturuyorsunuz. Makamın asli sahibine dün 136 imzayla başvurduk. Türkiye Büyük Millet Meclisinin Saygıdeğer Başkanı, Sayın Şentop, size sesleniyorum: Buradaki, Meclisteki saygıdeğer üyeleri -parti ayrımı yapmıyorum- itham altında bırakan İçişleri Bakanına bir laf etmeyeceksen o koltuk sana haramdır. (CHP sıralarından alkışlar) O koltukta oturamazsın, hepimizin Başkanı olamazsın.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sayın Başkan, bitiriyorum efendim müsaadenizle.
BAŞKAN - Evet, toparlayalım.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Biz böyle bir şey görmedik. İçişleri Bakanı kendisiyle ilgili iddiaları temizler, aklanır aklanmaz; bunun da yolu şüphesiz bir Yüce Divandır ama şunu da belirtmek isterim: Devletin uyuşturucu işine bulaşması, devletin haraç işine bulaşması, devletin cinayetlere bulaşması, bulaşmış olması -hani deriz ya, şüyuu vukuundan beterdir- devletimiz için kara bir lekedir.
Son sözüm şudur, çok bilinen bir sözdür: Hükümdar yol vermeden eşkıya kervan basamaz. Nokta. (CHP sıralarından alkışlar)