GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Askeri Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:95
Tarih:23.06.2021

BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce Pençe-Yıldırım Harekâtı'nda silah arkadaşlarının canını kurtarmak için kendini feda ederek yaralanan kahraman hemşehrim, Piyade Uzman Çavuş Yusuf Yayla'ya acil şifalar diliyorum.

268 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 5'inci maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Bu maddeyle asker kişilerin işledikleri suçlarla ilgili soruşturma izni veya bu soruşturma iznini verecek yetkili merciler düzenlenmektedir ancak ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hâllerinde soruşturmanın genel hükümlere göre yapılacağı belirtilmektedir. Burada ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçüstü hâlleri dışında askerlerin görevleri sırasında işledikleri askerî suçların soruşturmasının izne tabi olması son derece suistimale açık bir durumdur. Şöyle ki: Yüksek rütbeli bir askerin bu sayede düşük rütbeli bir askere karşı birtakım siyasi baskılar kurabilmesine, yanlış davranışlarda bulunmasına, soruşturma iznini o askere karşı âdeta bir silah gibi tehdit unsuru olarak göstermesine sebep olabilir. Ayrıca bu durum, Anayasa'nın 10'uncu maddesinde "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir." şeklinde düzenlenen eşitlik ilkesine de aykırılık teşkil etmektedir.

Askerî yapıyı kendi içinde, kendi mantığıyla değerlendirmek, bu konuda kötü niyete veya suistimale açık düzenlemeler yapmamak gerekmektedir ama tabii, burada, teklifi hazırlayanların bu hususları düşündüğünü ya da bu mealdeki eleştirileri dikkate aldığını da düşünmüyorum çünkü AKP mantığında, kanun teklifleri saraydan gönderilir, komisyonda ve Genel Kurulda parmak sayısının çoğunluğuyla kabul edilir; yoksa, teklifin vatandaşa ya da ilgili olduğu o sektöre getirisi mi, götürüsü mü var hiçbir şekilde bakılmaz. Yani son tahlilde sarayın dediği olur.

Biz de diyoruz ki: Keşke o saraydan vatandaşın feryadı duyulup o feryatların çözümüne yönelik teklifler gelse. Keşke emeklilikte yaşa takılıp da ne emekli olabilen ne de iş bulabilen ama seçim meydanlarında AKP tarafından, emeklilikte yaşa takılanlara "Mağduriyetinizi çözeceğiz." diye verilen sözler tutulmuş olsa. Keşke tüpçüye Ziraat Bankasından tahsis edilen 750 milyon dolar acilen tahsil edilip çiftçinin bankalara ve Tarım Krediye olan borçları en az bir yıl süreyle ve faizsiz olarak ertelense. Keşke yem ve gübrede yapılan zamlara bir "Dur." denilse. Keşke esnafa kapalı olduğu dönem için "NACE" koduna falan bakılmaksızın geliri oranında destek verilip o dönem için BAĞ-KUR primleri, borçları silinse. Keşke KYK borçlarını ödeyemediği için icralık olan gençlerimize ve çeşitli sebeplerle okullarından ayrılmak zorunda kalan öğrencilerimize af gelse. Keşke sigorta öncesi doğum borçlanması bekleyen annelere müjde verilse. Keşke polise, öğretmene, hemşireye verilen "3600 ek gösterge" sözü AKP tarafından tutulsa. Keşke sayıları yaklaşık 11 milyonu bulan işsizimiz için şurada bir istihdam alanı yaratacak bir düzenleme gelse. Keşke 138.393 öğretmen açığının tamamı için atama bekleyen öğretmenler arasından liyakatle atama yapılsa. Keşke kamudaki engelli kotası artırılsa, üniversiteli işçilerin beklediği statü değişikliğiyle kamudaki süresiz sözleşmeli personellerin tayin, nakil, terfi gibi özlük hakları düzenlense. Keşke gazilerin ve şehit yakınlarının almış olduğu maaşlar en yüksek devlet memuru maaşıyla eşitlense ve kamudaki gazi ve şehit yakınlarına karşı mobbingi önleyecek düzenlemeler yapılsa. Keşke emeklinin yıllardır söylediği ama AKP'nin bir kulağından girip öbür kulağından çıkan intibak yasası şu Mecliste yapılsa, çıkarılsa.

Bunlar vatandaşın istediği düzenlemelerden birkaçı ama siz bunları görmezden de gelirsiniz, duymazdan da tıpkı yol arkadaşınız Cemil Çiçek'in "Çantalar dolusu para iddialarını görmezden gelemeyiz." dediği hâlde o iddiaları görmezden ve duymazdan geldiğiniz gibi; tıpkı "128 milyar dolar nerede?" sorumuzu görmezden ve duymazdan geldiğiniz gibi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

İSMAİL TAMER (Kayseri) - İlhan Kesici'ye sorsana onu.

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - İlhan Kesici biliyor, İlhan Kesici.

BURCU KÖKSAL (Devamla) - Tıpkı Süleyman Soylu'nun "Mafya liderlerinden 10 bin dolar alan siyasetçi var." iddialarını görmezden ve duymazdan geldiğiniz gibi.

Çuvalladınız, ülkeyi yönetemiyorsunuz, kabul edin artık. Bakın, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ne diyor: "Vatanı satmak yüksek faizle, yüksek enflasyonla, kötü yönetimle, ülkenin ve milletin kaynaklarını heba etmekle olur." Sonuna kadar katılıyorum ve şimdi soruyorum: Ülkemizde yüksek faiz var mı? Var. Yüksek enflasyon var mı? Var. Kötü yönetim var mı? Var. Ülkenin ve milletin kaynakları heba ediliyor mu? Evet. O zaman size daha da söylenecek bir şey yok. Bu vatanı satan, bu vatana ihanet eden her kim olursa olsun Allah belasını versin. (CHP sıralarından alkışlar)