| Konu: | Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 97 |
| Tarih: | 29.06.2021 |
AHMET ÖNAL (Kırıkkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, ekranları başında bizleri izleyen aziz milletimiz olmak üzere herkesi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. (AK PARTİ ve CHP sıraları arasında karşılıklı laf atmalar)
BAŞKAN - Arkadaşlar, rica ediyorum ya... Biraz sabır, biraz sakin...
MUSTAFA LEVENT KARAHOCAGİL (Amasya) - Biz de konuşturmayacağız, biz de bağıracağız!
AHMET ÖNAL (Devamla) - Başkanım...
BAŞKAN - Değişen bir şey yok, devam edin, buyurun.
AHMET ÖNAL (Devamla) - Değerli arkadaşlar, Makine ve Kimya fabrikaları, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yurt içi ve yurt dışı operasyonlarda kullandığı mühimmatı üreten çok kritik fabrikalardır. Bugün yurt güvenliğini Makine ve Kimya fabrikalarında üretilen mühimmatla hep birlikte sağlıyoruz.
Makine ve Kimya fabrikaları, aynı zamanda Kırıkkale'dir; Kırıkkale, Makine ve Kimya fabrikalarıdır. Üç kuşaktır Makine ve Kimya fabrikaları Kırıkkalelileri doyurmaktadır; önce dedelerin, sonra babaların, şimdi de işçi kardeşlerimizin çalıştığı kurumdur. Makine ve Kimya fabrikaları Kırıkkale'de iş bulma umuduyla yanıp tutuşan çocukların umududur. Böyle bir ortamda, üstelik bir Kırıkkale Milletvekilimizin, Sayın Ramazan Can'ın; üstelik Makine ve Kimya fabrikalarında çalışmış, o fabrikalarda ter akıtmış, tezgâhın başında bulunmuş, oradan kazandığı ekmekle okumuş, bugünlere gelmiş bir milletvekilinin Kırıkkale tarihinde olmayan bu teklifi Meclise sunmasının üzüntüsünü yaşıyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, Kırıkkale'de hiç kimse ama hiç kimse bu yasa teklifinden memnun değil, Sayın Ramazan Can dışında; bunun dışında herkes bu yasa teklifinden son derece rahatsız.
BAŞKAN - Sayın Önal, Genel Kurula hitap edin.
Sataşmayı bırakın lütfen milletvekili arkadaşlarımız. Rica ediyorum, lütfen...
AHMET ÖNAL (Devamla) - Bakın, değerli arkadaşlar, bir kanun taslağı hazırlandı. Bu kanun taslağı önce Komisyona sunuldu, Komisyonda ufak tefek değişiklikler yapıldı, arkasından Genel Kurula geldi. Bu kanun taslağı hazırlanırken Kırıkkale'de bir tane işçiye soruldu mu? Bu kanun taslağı hazırlanırken Kırıkkale'de bir tane sendika yetkilisine soruldu mu? Bu kanun taslağı hazırlanırken Kırıkkale'de bir kişinin haberi oldu mu? Hayır, olmadı. Bu kanun taslağını nerede hazırladınız? Kim hazırladı bu kanun taslağını?
SÜLEYMAN BÜLBÜL (Aydın) - Sarayda, sarayda.
AHMET ÖNAL (Devamla) - Sayın Ramazan Can, ben bu kanun taslağından sizin hazırlandıktan sonra haberiniz olduğunu biliyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Bravo!
RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Ne biliyorsun?
AHMET ÖNAL (Devamla) - Bu, böyle oldu; bu kanun taslağı, kanun teklifi hazırlandı, size verildi, siz bu kanun taslağının ilk imzacısı oldunuz ve Parlamentoya sundunuz; dediğim gibi, hiç kimsenin görüşünü almadan bu kanun taslağını buraya getirdiniz.
Değerli arkadaşlar, size Kurumla ilgili birkaç örnek vermek istiyorum. Kurumun Kırıkkale için önemi nedir? Değerli arkadaşlar, Kırıkkale 1920'ler köy olan bir yer, köy; Makine ve Kimya fabrikalarının kurulmasıyla önce kasaba, sonra ilçe, 1989 yılında da il olmuştur. Bu anlamda, Makine ve Kimya fabrikaları Kırıkkale'ye bugünkü şeklini ve kimliğini sunmuştur. Bu kadar önemli olan, şehir için bu kadar önemli olan bir kurumda yapmak istediğiniz bu kanun teklifinde ben iyi niyet görmüyorum çünkü konunun hiçbir paydaşına haber vermediniz, kendiniz hazırladınız, buraya getirdiniz, bizim muhalefet şerhini yazmamızı bile neredeyse beklemeyecektiniz. Yasadan, Anayasa'dan doğan muhalefet şerhi hazırlama hakkımızı bile elimizden almak istediniz. Dün kanun taslağı görüşüldü, Komisyonda kabul edildi; aradan yirmi dört saat bile zaman geçmeden bugün aldınız, getirdiniz, Meclise sundunuz. Bu aceleniz niye? Bu acelenizin altında ne var? Ama ben şunu biliyorum: Bu Kurum, -bizim göz bebeğimiz- Makine ve Kimya fabrikaları 2019 ve 2020 yılında kâr etmeye başladı, Makine ve Kimya fabrikaları son iki yıldır kâr ediyor. Bu değişiklik teklifini alelacele getirmenizin altında başka bir şey mi var? Ben, bunu bir Kırıkkaleli olarak soruyorum; o şehirde yaşayan, Kırıkkale'de doğmuş, Kırıkkale'de büyümüş, dedesi, amcaları Makine ve Kimya fabrikalarında çalışmış bir evladınız, bir kardeşiniz olarak soruyorum: Bunun altında bu mu var? (CHP sıralarından alkışlar)
Bakın, değerli arkadaşlar, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu, Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi olacak. Bu uygulama daha önce Kırıkkale'de ÇELBOR'da yapıldı. ÇELBOR, dikişsiz çelik boru üreten, Kırıkkale'de tek, dünyada marka olan bir fabrikaydı. Ne yaptınız ÇELBOR'U? AŞ yaptınız, sonra ne oldu? Şirket hisselerini ERDEMİR'e devrettiniz, bugün "ÇELBOR" diye bir tesis Kırıkkale'de kalmadı. İşte, bunun müsebbibi de sizsiniz. Geçmişten gelen böyle bir hafızanız ve böyle bir birikiminiz olduğundan biz, sizin Makine ve Kimyayla ilgili iyi niyetiniz olduğuna da inanmıyoruz değerli arkadaşlar.
Bakın, değerli arkadaşlar, Makine ve Kimyadaki olumsuzluklardan bahsetti Sayın Milletvekilimiz. Sayın Milletvekilim, AK PARTİ iktidarı yirmi yıldır devam ediyor; Makine ve Kimya fabrikalarına bir yıl genel müdür atamadınız, Makine ve Kimya fabrikalarını bir yıl vekâleten bir başka arkadaş yönetti. Makine ve Kimya Kurumuna bir genel müdür atamayı bile yapamadınız, siz mi Makine ve Kimya Kurumuna çağ atlatacaksınız? Ben buna inanmıyorum.
Bakın, değerli arkadaşlar, Makine Kimya Kurumumuz, yurt güvenliğindeki stratejik önemi, savunma sanayimizin ana omurgasını oluşturması gibi sebeplerle kamuya ait olmalıdır. Çünkü Makine Kimya Kurumu hem bizim hem sizin hem de ülkemizin yarınlarının teminatıdır ama siz yurt güvenliğini özel sektöre devretmek istiyorsanız burada büyük bir hata yapıyorsunuz. Yurt güvenliği özel sektöre bırakılamaz, yurt güvenliği kamuya ait olmalıdır.
Bakın, değerli arkadaşlar, bununla birlikte Kurumda değişiklik yapıyorsunuz, Geçici 1'inci maddeyle beraber personel rejimini de değiştiriyorsunuz. Öncelikle şunu diyorsunuz; Kurumda işçi var, sözleşmeli personel var, memur var, bu arkadaşların tamamına diyorsunuz ki: "Yasa geçtikten sonra altı ay içerisinde hepiniz İş Kanunu'na tabi işçi olarak Kurumda çalışmak zorundasınız." Arkadaşımız personel, memur, sözleşmeli memur; siz sözleşmeli memurun kazanılmış hakkını elinden alıyorsunuz, diyorsunuz ki: "Üretimde çalış, tezgâhta çalış ya da benim belirlediğim yerde çalış." Çalışmazsan ne olacak? "3 tane tercih hakkın var, bu haklarından birini kullanacaksın, Kırıkkale'yi terk edeceksin." Değerli arkadaşlar, bu arkadaşlarımızı sadece "kendisi" olarak değerlendirmeyin; eşleri var, çocukları var, anne babaları var, evlatları var. Bu insanlar altı ay sonra Kırıkkale'yi terk etmeye hazırlanıyorlar. On binlerce Kırıkkaleli altı ay sonra Kırıkkale'yi terk edecek, Kırıkkaleliler kendi yurtlarından gidip başka yerde gurbetçi olacak. Bunu mu istiyorsunuz? Ben bunu istemediğim için direniyorum, ben bunu istemediğim için kamuoyuna bunu anlatıyorum ve ben bunu istemediğim için bu kanunun karşısında konuşma yapıyorum.
Değerli arkadaşlar, bakın, bu yaptığınız düzenleme var ya, Özelleştirme Kanunu'nda bile yok. PETKİM'i, SEKA'yı, TELEKOM'u özelleştirirken bile hiç olmazsa işçi haklarını, memur haklarını biraz gözettiniz; bu getirmiş olduğunuz düzenlemede bu bile yok değerli arkadaşlar. Bakın, Kurumda birkaç yıldır çalışan personel de var, yirmi beş yıldır çalışan hatta emeklilik hakkı gelmiş personel de var. Bu insanlar bu saatten sonra nereye gidecekler, nerede yaşayacaklar? Bu insanlar hayatlarını Kırıkkale'de kurmuş, birçoğunun hasta annesi, babası, evladı, kardeşi var. Bu insanların bağı bahçesi var, bu insanların evleri var; bu insanlar kira ödemek zorunda, belki kredi ödemek zorunda; belki ev aldı, ev kredisi ödüyor. Bunların tamamını, bu insanları Kırıkkale'den göndererek bu insanların yaşadığı sıkıntıyı daha da artırmak istiyorsunuz değerli arkadaşlar.
Bakın, siz ne kadar aksini iddia ederseniz edin, bugün itibarıyla Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu kamu iktisadi teşebbüsüdür yani kamu hukuku hükümlerine tabidir. Bu getirdiğiniz yasayla ne yapıyorsunuz? Sermayesinin tamamı hazineye ait olacak -1 milyar 200 milyonluk bir sermaye getiriyorsunuz- yönetim yetkisi Millî Savunma Bakanlığına ait ama Makine ve Kimyayı anonim şirket yapıyorsunuz. Makine ve Kimya anonim şirket olunca ne olacak? Makine ve Kimyayı, hepimizin güvenliğini ilgilendiren kurumu özel hukuk hükümlerine göre yöneteceksiniz, Türk Ticaret Kanunu'na tabi hükümlere göre yöneteceksiniz. Özel hukuk hükümlerine göre oluşturulmuş Genel Kurul yetkiyi Yönetim Kuruluna devredecek, Yönetim Kurulu istediği gibi Makine ve Kimya hakkında tasarrufta bulunacak. Peki, yeni işçi alımları nasıl yapılacak? Personelin tayini, terfisi, kademe ilerlemesi, özlük hakları, ücreti; bunlar nasıl olacak? Bunlara, özel hukuk hükümlerine göre yetkilere sahip Makine ve Kimya Yönetim Kurulu karar verecek. İşte, arkadaşlar, kamu hukuku kurallarının uygulandığı bir dönemde bile Makine ve Kimya işçileri haklarını alamamışsa sizin bunu özel hukuk hükümlerine göre vermeniz bence mümkün değil. Burada samimi olduğunuza inanmıyorum değerli arkadaşlar.
Bakın, bir şey daha var: Şu anda, İş Kanunu'na tabi olarak çalışan personel var Makine ve Kimyada. Bu insanlardan kurumda çalışmak istemeyenler için, Millî Savunma Bakanlığı 3 tane tercih hakkı verecek. Bu 3 tercih hakkını... Şöyle; Millî Savunma Bakanlığının verdiği yerlerden birini bu işçiler tercih etmek zorunda yani burada da işçilere dayatma yapıyorsunuz, işçileri istediği yere bile göndermiyorsunuz. Bu insanların hepsi yarın çoluğunu çocuğunu alıp belki de Kırıkkale'den ayrılmak zorunda kalacak.
İşte, değerli vekillerim, ben bu vebalin altında kalmak istemiyorum. Yarın, Makine ve Kimya Kurumunun başına neler gelecek, bunu düşünüyorum ve inanın, uykularım kaçıyor. O yüzden çok geç değil, burada yetki var; Kırıkkale'ye, Kırıkkalelilere sahip çıkın, Makine ve Kimya fabrikalarına sahip çıkın, bu şehre sahip çıkın diyorum değerli arkadaşlar; bunu yapması gereken sizlersiniz. (CHP sıralarından alkışlar) Eğer bunu geçirirseniz yani mevcut hâliyle kanun geçerse hem Kırıkkale'ye hem de Türkiye'ye yazık olacak diyorum, hepinize saygılar sevgiler sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)