GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:98
Tarih:30.06.2021

CHP GRUBU ADINA VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, tabii, konumuz malum, Türkiye'nin gündeminde bulunan MKE'nin satışı. Şimdi, geçmiş uygulamalara ve konuşulanlara bakınca aslında bu yaşananların çok yabancısı olmadığımızı görüyoruz. Geçmişte TEKEL'le, TELEKOM'la, SEKA'yla ilgili konuşulanlara baktığımız zaman aslında bire bir aynı şeyler konuşuluyor. Ne deniliyor? "Yeni teknoloji transferi yapacağız, istihdamı artıracağız, üretimi artıracağız, büyüteceğiz." deniliyor. Bu konuşmaların hepsini geçmişte duyduk. Nerede duyduk? Örneğin, -hatırlar mısınız bilmiyorum- TEKEL satılırken o medya organlarını kullanarak TEKEL'deki tütün üreticilerimizi ikna ederken TEKEL'de üretim artacaktı, TEKEL'de tütünler daha fazla üretilecekti, Türkiye bir sigara üretim merkezi olacaktı ama geldiğimiz noktada ne oldu? Tam bir talan oldu, tam bir soygun oldu. Anlatmak gerekirse aslında -bu TEKEL'le ilgili çok önemli bir örnektir- maalesef, TEKEL peşkeş çekildi ve bir tane çalışan TEKEL sigara fabrikası yok. Bu, biliyorsunuz -hep eleştirirsiniz- Cumhuriyet Dönemi'nde kurulan, cumhuriyetin en önemli kurumlarından biriydi.

Şimdi, yine değerli arkadaşlar, ne deniliyor? Komisyonda konuşuldu "Ya, iyi elemanlar alamıyoruz, liyakat sahibi elemanlar alamıyoruz." diyorlar Ya, bakınca insanın inanası geliyor. Şimdi, geçmişte burada milletvekili olup şimdi milletvekili olmayanların büyük çoğunluğu ne iş yapıyor biliyor musunuz? Devletin kurumlarında, arpalıklarda görev alıyor. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, şu Cumhurbaşkanlığı sarayına, kaçak saraya bakın, oradaki danışmanların tamamı geçmişte AKP'de milletvekilliği yapanlar, konumuna göre eğer geçmişte Meclis Başkanlığı yapıyorsa Yüksek İstişare Kurulu üyesi oluyorlar ya da Bilim Politikaları Kurulu üyesi oluyorlar, şimdi gündeme geliyor ya videolarda falan. Değerli arkadaşlar, orada öyle büyük sahtekârlar var ki -gündeme geliyor ya- onlar gözümüzün içine baka baka bu milletten maaş alıyorlar. Ya, bakıyorsunuz Cumhurbaşkanlığı kurumuna, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kuruluna...

Değerli arkadaşlar, diyorlar ki: "AŞ yapacağız, AŞ." Şimdi birkaç AŞ'yle örnek vereyim size. Sayın Elitaş dikkatle dinliyor. Örneğin, Ziraat Bankası AŞ, Vakıfbank AŞ, Halbank AŞ. Allah aşkınıza, buralarda görev yapan insanlara bir bakın; ömründe bankaya para yatırmak, çekmek dışında hiçbir bankacılık deneyimi olmayan adamlar Ziraat Bankasının Yönetim Kurulu üyesi, Vakıfbankın Yönetim Kurulu üyesi. (CHP sıralarından alkışlar) Yahu, insan Allah'tan korkar, Allah'tan korkar!

Bakınız, Ziraat Bankası ne için kurulmuş? Çiftçiye kredi versin diye. Kime veriyor? Yandaşlara veriyor, haram medyasına veriyor, havuz medyasına veriyor. Ya, Vakıfbanka bakın, Vakıfbanka. Adam İstanbul seçimlerini kaybetmiş. Ne yapmışlar? Adamı götürmüşler -Mevlüt Uysal'ı söylüyorum, Binali Yıldırım'ı söylemiyorum- onu ne yapmışlar? Onu da banka yönetim kurulu üyesi yapmışlar. Ya, başka? Bakın, eski Tarım Bakanı nerede? Banka yönetim kurulu üyesi beyefendi. Siz, var ya, öyle yetenekli bir partisiniz ki... Eski Bakan Zümrüt Selçuk'u demirci yaptınız, demirci; KARDEMİR'in Yönetim Kurulu Üyesi yaptınız ya, 39 bin lira maaş alıyor. Unutmadan söyleyeyim, bu fakir fukara, insanlar iş bulamıyor ya, üniversite mezunu iş bulamıyor ya, onlar iş bulamazken çift maaş, 3 maaş, 5 maaş alanlara o çocukların hakkı zehir olsun, zıkkım olsun! (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)

SALİH CORA (Trabzon) - Konuyla ilgili değil.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Şimdi, arkadaşlar, diyor ki: "Özelleştireceğiz. Efendim, liyakat sahibi insanlar getireceğiz." Ya, bu kadar yalan olur mu! Bakınız, size bir çiftlik göstereceğim. Bu çiftliğe bakın arkadaşlar. Şu çiftliğe bakın. Burası Mehmet Aydın'ın çiftliği değil, daha kötü bir çiftlik. Değerli arkadaşlar, bu çiftlik ne? Tarım Kredi Kooperatifleri. Kimin olması lazım? Çiftçinin olması lazım. Kimin olması lazım? Ziraat mühendisinin olması lazım. Kimin olması lazım? Biraz bu işlerden anlayan adamların olması lazım. Bak, Fahrettin Poyraz kim? Fahrettin Poyraz kim? Eski vekil.

SALİH CORA (Trabzon) - Sayıştay üyesiydi, Sayıştayda görev yaptı.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Köksal Kacır kim? AKP Bilecik Seçim İşleri Başkanı. Hasan Fehmi Kinay kim? Eski AK PARTİ Milletvekili. Davut Arpa kim, Davut Arpa? Bu da Fahrettin Poyraz'ın danışmanı, danışmanı. Danışmanını adam genel müdür yardımcısı yapmış. Başka? Mehmet Aksoy, Gaziantep Milletvekili adayı AK PARTİ; Zeynep Müjde Sakar, bu kadın çok yetenekli maşallah, hem üniversite öğretim üyesi hem Cumhurbaşkanı Danışmanı ve Tarım Kredi çiftliğinde görev yapıyor. Başka? Burhanettin Topsakal, eski Trabzon Milletvekili adayı, hemşehrin Cora. Bak bak!

SALİH CORA (Trabzon) - Yok yok, yanlış yanlış. Yanlış konuşuyorsunuz. Yine yalan konuşuyorsunuz.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Sonra başka? Adem Tatlı, eski AK PARTİ Giresun Milletvekili. Abdürrahim Akdağ, eski AK PARTİ Milletvekili. Ya, şu çiftliğe baksana şu, çiftliğe! Şimdi, "Biz, Makine ve Kimya Endüstrisini böyle yönetmeyeceğiz." diyebilir misiniz? Diyemezsiniz.

SALİH CORA (Trabzon) - Yine duvara tosladınız.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Şu çiftliğe bak, şu çiftliğe; şu çiftliğe bak! Buraya bırakıyorum. Ya, isyan ediyor insan ya! Ya, zehir zıkkım olsun! Çiftçinin traktörü icrada satılıyor, sen buradan 5 maaş alıyorsun, 5 maaş! (CHP sıralarından alkışlar) İnsanda biraz ar olur, utanma olur.

SALİH CORA (Trabzon) - Yalanın merkezi Cumhuriyet Halk Partisi.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bunu neyin adına yapıyor? Muhafazakâr, yerli ve millî adına yapıyor. Ya, çiftçi aç, çiftçi icrada, bunlar ne yapıyor? Allah sizin... Neyse. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, şimdi, bakın, SEKA'yı hatırlıyor musunuz, SEKA'yı? SEKA Balıkesir, 1981 yılında 198 milyona yapılmış, 198 milyon dolara. Albayraklar'a ihale yapıldı -dikkat edin- 1.1 milyon dolara. 198'de 1'ine Albayraklar'a satıldı. Albayraklar kim? Her gün muhalefete küfreden, beyleri öven gazete patronu.

SALİH CORA (Trabzon) - 28 Şubat sürecinde...

VELİ AĞBABA (Devamla) - Danıştay 5 kez iptal etti, 5 kez iptal etti, fabrikayı vermedi Albayraklar'a. Sonra ne oldu biliyor musunuz? Bir vesileyle Bakanlar Kuruluna aldılar fabrikayı, Bakanlar Kurulu imzayla o fabrikayı Albayraklar'a verdi. 198 milyon dolara bak! Giresun farklı mı? Farklı değil. Ne? Kocaeli farklı mı? Şimdi, 1 kilo kâğıt üretemiyor bu memleket, 1 kilo kâğıt üretemiyor.

TÜRABİ KAYAN (Kırklareli) - Selüloz bile üretemiyor. Selülozu dışarıdan alıyoruz.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Başka, değerli arkadaşlar, bakın TEKEL'i anlattım ya TEKEL'i; arkadaşlar TEKEL'in hesabının mutlaka sorulması lazım. TEKEL ne oldu biliyor musunuz, yerli ve millî iktidar kime sattı?

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Limak, Limak...

VELİ AĞBABA (Devamla) - Önce bir iş adamı grubuna 292 milyon dolara, bak 292 milyon dolara, sonra 810 milyon dolara yerli ve millî Hükûmetimiz kime sattı? Önce Amerikalılara, Teksaslılara, hemşehrilerine. Sonra kime sattı?

TÜRABİ KAYAN (Kırklareli) - Yarısını, yarısını...

VELİ AĞBABA (Devamla) - 2.1 milyar dolara kime sattılar? İngilizlere sattılar, yerli ve millî Hükûmetimiz. Helal olsun size!

Bakın, TELEKOM'u anlatacağım, TELEKOM'u; içim yanıyor, yüreğim yanıyor, bundan daha büyük talan, daha büyük soygun yok.

Bakın arkadaşlar, hatırlayalım, TELEKOM'un yüzde 55 hissesini Lübnanlı Hariri ailesi on beş yıl önce 6,5 milyar dolara alıyor, Oger TELECOM.

SALİH CORA (Trabzon) - Ne zaman satılıyor?

VELİ AĞBABA (Devamla) - 2005 yılında, 2005 yılında...

SALİH CORA (Trabzon) - Ne zaman devrediliyor?

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bak, kasada 2 milyar var, kasada 2 milyar var.

SALİH CORA (Trabzon) - İki yıl sonra devrediliyor ya, iki yıl sonra devrediliyor.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Sonra 2005-2015 arasında 14 milyar dolar kâr ediyor. Bu kârın, 2016'ya kadar olan kârın 12,6 milyarını temettü olarak Oger ailesi alıyor -dikkat edin, neyin- sonra Hariri Oger ailesi 2016'nın sonunda TELEKOM'u 3,5 milyar borçlandırıyor.

SALİH CORA (Trabzon) - Özelleştirme süreci borcu onlar, tekrar devlete geçiyor.

VELİ AĞBABA (Devamla) - 4,5 milyar dolarla Türk bankalarının üzerinde kalıyor, Hariri kaçıp gidiyor. Ya, Allah'tan korkmaz mı bir insan ya! Ne yapılması lazım? Bakın, ne yapılması lazım? Değerli arkadaşlar, yapılması gereken şey üzerine çökmek lazım -diyorsunuz ya- bakın, bir aşk var ki bir Hariri aşkı, bu aşkı anlamak mümkün değil. Peki, arkadaşlar, bu TELEKOM'u, fakiri fukarayı soyan, kanını emen sahtekâr nerede biliyor musunuz şu anda, göstereyim, nerede biliyor musunuz? Şu anda sarayda. Bu sahtekâr, başbakan bile değil. (CHP sıralarından alkışlar) Türkiye'yi soyan bu sahtekâr nerede biliyor musunuz? Sarayda, sarayda. Diyor ya Sayın Erdoğan...

TÜRABİ KAYAN (Kırklareli) - İzzetüikramda sınır yok.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Millet İttifakı'na, Sayın Akşener'e, Kılıçdaroğlu'na Kanal İstanbul'u ima ederek diyor ki: "Söke söke alacaklar tahkimde, tahkim söke söke alır." Ya, söke söke alacaksan bu parayı bu sahtekârdan al, bu milletin parasını bu sahtekârdan al. (CHP sıralarından alkışlar) Bu, sahtekâr ya! Türkiye'yi yemiş, içmiş, soymuş. Eğer yiğitsen, eğer Kasımpaşalıysan bu sahtekârdan parayı al.

Bu toplantıyı nerede yapıyor? Vahdettin Köşkü'nde. O kim? İstanbul'un anahtarını İngilizlere, Yunanlılara veren adam. Vahdettin Köşkü'nde yapıyor. Değerli arkadaşlar, bakın, bu sevda değişik bir sevda. Bu sevdayı duymak için ancak bu topraklara düşman olmak gerekir. Bu topraklara düşman olmasanız bu uygulamaları yapamazsınız. Bütün özelleştirmelere bakın değerli arkadaşlar, bütün özelleştirmelere bakın, maalesef durum bu.

Şimdi, değerli arkadaşlar, bakın, size bir şey söyleyeyim...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

VELİ AĞBABA (Devamla) - Sürem bitti mi? Sayın Başkan inşallah bir dakika verir.

Şimdi, değerli arkadaşlar...

Başkanım, bitiriyorum hemen.

BAŞKAN - Bitti bitti, zaten bitti.

Teşekkür ettim.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Peki, hemen bir cümle söyleyeyim, selamlayayım.

BAŞKAN - Yok, selamı da aldık, kabul ettik.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Peki, o zaman ben buradan söyleyeyim.

Tüyü bitmemiş yetimin, esnafın, çiftçinin, sanayicinin, fakir fukaranın hakkını sizden söke söke alacağız. (CHP sıralarından alkışlar)