GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Çorlu tren kazasının yıl dönümüne, RTÜK'ün kestiği cezalara, Soma'dan Ankara'ya yürüyen madencilere, Adalet Bakanlığına alınacak hâkim ve savcılara ve Millî Savunma Bakanlığına yapılacak işçi alımına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:101
Tarih:08.07.2021

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bugün Tekirdağ Çorlu'da yaşanan tren kazasının yaşandığı acı günün yıl dönümü. Tekirdağ Milletvekilimiz Sayın Candan Yüceer bu konuyla ilgili kazazede yakınlarının çığlıklarını, feryatlarını, adalet arayışlarını biraz önce Meclis kürsüsünde gündeme getirdi; kendisine teşekkür ediyorum. Bu vesileyle ben de kazada hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dilerken; adil yargı feryadına, çığlığına Meclisimizin ve yargının kulak vermesini talep ediyorum.

Sayın Başkan, eskiden bu ülkede, hani Tayyip Bey hep diyor ya: "Eski Türkiye, şimdiki Türkiye; nereden nereye..." Şimdi, ben şunu hatırlıyorum: Eskiden Güneydoğu Anadolu'da Doğu Anadolu'da Kürtçe türkü söylediği için dipçiklenen anamızı, kardeşimizi hatırlıyorum. "Çok şükür bunlardan kurtulduk." derken şimdi, televizyonda Türkçe türkü, şarkı söylendiği için -bandrolü alınmış, her yerde serbestçe çalınan bir türkü- bizim de önceki dönem milletvekilimiz olan bir sanatçı tarafından söylendiği için RTÜK Halk Televizyonuna, "Görkemli Hatıralar" programına 3 yayın durdurma cezası verebiliyor. Bakın, işte, bunun adı aymazlıktır; bu, şarlatanlıktır. Ben bu RTÜK Başkanına bir kere böyle bir söz ettim, dava açtı, kaybetti -açsın, sözlüğe de baksın- bu, özgür medyanın tepesinde giyotin sallamaktır. Bugün Türkiye'de -biraz önce Sayın Grup Başkan Vekili söyledi- cezalar Halk TV'ye, Tele1'e, KRT'ye, Fox'a, Halk Tv'ye, Tele1'e, KRT'ye, Fox'a. Yani bu nasıl bir mantık, neyle izah edilecek? Nereden nereye geldik?

Biraz önce basın toplantısında söyledim. Şimdi, bu, Erdoğan'ın lüks saray yaptığı, yazlık saray yaptığı yerde, Türkiye Cumhuriyeti devletinin 3+1 bir konukevi vardı, bir lojmanı vardı. Merhum Cumhurbaşkanımız Özal -nur gölünde yatsın- hanımefendiyle orada tatil yaparken kendisine muhalefet eden Uğur Dündar ve Ertuğrul Özkök'le orada nohutlu pilav yedi. Üstelik nohutlu pilavı da merhum Cumhurbaşkanımızın hayatta olan eşi -Allah'ım uzun ömür versin- Sayın Semra Özal pişirdi. Nereden nereye geldik. Bir Cumhurbaşkanı mütevazı bir yazlıkta kendisine muhalefet eden gazetecilerle eşi hanımefendinin yaptığı nohutlu pilavı paylaşıyor, bir Cumhurbaşkanı da kendisine muhalefet eden televizyonların başında RTÜK giyotinini sallandırıyor, kendine muhalefet eden gazetecileri de cezaevine yolluyor, ondan sonra bize "Eski Türkiye" deyip duruyor. Sen o eski Türkiye'ye kurban ol ya, kurban ol eski Türkiye'ye! (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Şimdi, bir yanı bu.

Sayın Başkan, bugün eskiden gidelim madem. Eski Türkiye'de 70 bin madenci Zonguldak'tan Ankara'ya yürüyebiliyor idi, güvenliğini de devlet sağlıyor idi hak aramak için. Yeni Türkiye'de 40 madenci, 880 madencinin tazminat hakkını konuşmak, talep etmek için Meclise yani milletin çare kapısına başvurmak için Ankara'ya geliyor, Ankara'ya 30 kilometre mesafede bunlar ablukaya alınıyor; sanki Gazze'deyiz, sanki Batı Şeria'dayız. Grup Başkan Vekilimiz Özgür Özel ve bir grup milletvekilimiz sabah Ankara'dan ayrıldılar madencilerin sorunlarıyla ilgilenmek, onların dertleriyle dertlenmek için.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ben şimdi soruyorum: Ankara'ya girmek isteyen bu 40 madenciyi Ankara'ya sokmak istemeyen kafa...

Biraz önce Saruhan Bey dedi ya... TÜRK TELEKOM mu sizin mesajı yayınlamadı?

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Evet.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - O TÜRK TELEKOM zannediyor ki bu "faşist" kelimesi deyince akla Recep Tayyip Erdoğan gelir, onun için yayınlamıyor; hâlbuki sizin kastınız o değil. (CHP sıralarından alkışlar) TÜRK TELEKOM başka türlü bunu niye yayınlamasın?

Şimdi, buradan soruyorum, Erdoğan'a sesleniyorum: Soma'dan Ankara'ya 880 madenci adına gelen 40 madencinin talebi, sekiz yıldır alamadıkları toplam 25 milyon TL civarında bir tazminat hakkıdır. Erdoğan, 3 tane Mercedes aldın, 54 milyon verdin; 880 işçinin 25 milyon alacağını paşa paşa paşa vereceksin, vermek zorundasın. Olmaz öyle şey! (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bu memleket senin çiftliğin değil, buna müsaade etmeyiz.

Bir şey daha... Adalet Bakanımız "Bin hâkim, savcı alacağız." dedi, hayırlı olsun. Adalet Bakanına seslenmek istiyorum. Adamcağızın belki bir günahı yok. Zaten, şöyle bir söz de söylüyor, "Yargıyı yargıya bırakalım." diyor Adalet Bakanı. Yargıya biz müdahale etmiyoruz, yargıya Cumhurbaşkanı müdahale ediyor. Herhâlde bu sözü de Cumhurbaşkanına söylemiş diye ben aldım. Yargı vesayet ve baskı altında olduğu sürece bin hâkim savcı değil, 10 bin hâkim, savcı alsanız, 10 bin dolar alan siyasetçiyi gene açıklayamazsınız, mafyadan 10 bin dolar alan siyasetçiyle ilgili soruşturma açmak için 1 cesur savcı bulamazsınız. Bu da bir ayıp, bu da bir kepazelik; bunu da kabul etmem mümkün değil.

Bir de Meclise iyi haber vereyim Sayın Başkan.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Son kez açalım.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Beni daha 2 kere açtınız Başkanım, onları 5 kere açtınız.

BAŞKAN - Ben hepsini not alıyorum Sayın Grup Başkan Vekili.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Dün, AK PARTİ Mamak İlçe Başkanlığı üyelerine WhatsApp'tan mesaj atmış, diyor ki: "Millî Savunma Bakanlığında sürekli işçi alım ilanı var. 3.500 kişi alınacak, başvuru yapan adaylar, başvuru formlarını ilçemize bıraksın." Ben bunu dün TBMM'de dile getirdim, bugün de getirdim Millî Savunma Bakanına çağrı yaptım, "Bu alımları durdur." dedim. Az önce danışmanım bildirdi, Millî Savunma Bakanına -çok teşekkür edilecek iş yapmıyor ama- teşekkür ederim; alım ilanını kaldırmış sitesinden, gölge düşmüştü çünkü bu alıma. AK PARTİ İlçe Başkanı üyelerine mesaj atıp "Millî Savunmaya 3.500 kişi alınacak, şartları tutanlar başvurup bir nüshasını bize versin." dediyse orada tuz kokmuştur. Bu alımların durdurulması çağrısı yapmıştım, Millî Savunma Bakanı çağrıma uyduğu için kendisine teşekkür ediyorum.

Sizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum efendim. (CHP sıralarından alkışlar)