GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:102
Tarih:13.07.2021

CHP GRUBU ADINA HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, 2015'ten beri Turizm Komisyonundayım; bu, herhâlde 7'nci teşvik kanunu olarak önümüze geliyor. Tabii ki biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türkiye'yi turizm açısından daha ileriye götürmemiz gerektiğinin inancını taşıyoruz. Nasıl 2002'de geldiğinizde aynı dönemde İspanya'yla aynı sıradayken, 2019'da İspanya 120-125 milyar dolar ciro yaparken Türkiye'nin en yüksek cirosu 34,5 milyar dolarda kaldı. Peki, bu turizm teşvik kanunlarıyla ilgili mi bu? Değil arkadaşlar her şeyden önce.

En önemli sorun şu: Şimdi, Turizm Bakanının yaptığı şeyleri diğer bakanlar da bozuyor. Ben size bir örnek vereyim, sadece kendi bölgemde, Aydın Didim'de Turizm Bakanı bir çalışma yaptı, yaklaşık 3 bin dönümden fazla alanı kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi ilan etti. Oradaki Büyükşehir Belediye Başkanımız, ilçe Belediye Başkanı sivil toplum örgütleriyle geldiler, orada bir imar çalışması yaptılar; yüzde 10 ve artı 2 kat. Orada bütün o bölgeyi planlandılar, imarını geçirdiler, Çevre ve Şehircilik Bakanı onayladı; bütün Didimliler, Aydınlılar olarak sevindik. Doğru mu? Doğru. Destekledik mi? Destekledik. Sayın Bakan Yardımcımız burada. Aradan daha altı ay geçmeden bir yazı geliyor Özelleştirme İdaresi Başkanından arkadaşlar. Aynı bölgenin -şurası- denize sıfır olan bölgelerini seçmişler şu şekilde, Özelleştirme İdaresi Başkanı imar durumunu yüzde 50 artırıyor, yüzde 50 arkadaşlar, yüzde 10'dan yüzde 50'ye çıkarıyor; 2 katlı yeri 5 kata çıkarıyor. Peki, arkadaşlar, yüzde 50 imarını artırıyorsun, 5 kata çıkarıyorsun; Özelleştirme İdaresi Başkanı bu bölgeyi sattığı zaman -Turizm Bakan Yardımcımız burada, Komisyon Başkanımız burada- diğer yerleri, yüzde 10 olan yerleri yapma şansımız var mı? Peki, on dokuz yıldan beri tek başınıza iktidarda değil misiniz? O zaman sizin Turizm Bakanınızın, Çevre ve Şehircilik Bakanınızın yaptığı planda Özelleştirme İdaresi Başkanı bir anda, bir gecede rant için imar değişikliğine gidiyor.

Değerli arkadaşlar, tek başına olan AK PARTİ iktidarının en büyük sorunu, bakanların arasındaki olumsuzlukları göz önünde tutmamız gerekiyor. Yani bugün Turizm Bakanının getirdiği bu kanun teklifinde yarın Özelleştirme İdaresi Başkanı imar durumunu tekrar alıp yüzde 500 artırabilir, 2 katlık yeri 10 kata çıkarabilir çünkü onda da yetki var.

Söz konusu şu arkadaşlar: Gerçekten biz turizmi ileriye götürmek istiyor muyuz? Biz 1,5 trilyonluk bir pastada 120 milyar, 150 milyara doğru gidebilir miyiz? Evet, gidebiliriz. Bu yatırımları AK PARTİ yapmadı; bu yatırımları Türkiye Cumhuriyeti'ndeki iş adamları yapmış. Devlet, Turizm Bakanı ve diğer bakanlıklar bunun önünü açacaklar. Bu müşteriyi nasıl getireceğiz buraya? "Nitelikli" dediğimiz turisti nasıl Türkiye'ye getireceğiz, mesele burada başlıyor.

Şimdi, değerli arkadaşlar, gerçekten biz turizmi iyi yapmak istiyorsak her şeyden önce... Defalarca gündeme getirdik. Değerli arkadaşlar, İller Bankası nüfus oranına göre pay ödüyor. Ben size soruyorum Sayın Bakan Yardımcım: Sizin sırtınıza 200 kilo yük bindirsem götürebilir misiniz? Mümkün mü? Değil arkadaşlar. Şimdi, Didim kışın 80 bin nüfusluk yer, yazın 700-800 bin misafir ağırlıyoruz. Peki, İller Bankasından gelen parayla, o parayla, o kadroyla biz Didim'deki çöpleri bile toplayamayız. İşte, sizin yapmanız gereken şey, gerçekten turizmi ileriye götürmek istiyorsanız birinci şart şu: Nüfus oranına göre değil, konut sayısına göre İller Bankasından pay vermeniz lazım, kadroları aynı şekilde vermeniz lazım; bir.

İki: Bana göre Türkiye'nin en büyük müteahhidi Karayolları. Karayolları, uzun vadede o belediyelerin altyapılarını ve yollarını yapmak zorunda. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya Turizm Bakanlığının uzun vadeli kredilere altyapı yapmak zorunluluğu var arkadaşlar, aynı zamanda arıtma yapmak zorunluluğu var. Şimdi, siz bunları yapmadıktan sonra bu kanunu çıkarsak ne olur, çıkarmasak ne olur. Hiçbir faydası olur mu? Olmaz değerli arkadaşlar. Türkiye'de, turizmde 75 milyar dolar hedef koydunuz. Burada biz her zaman şunu söylüyoruz: Bu şekilde giderse siz 75 milyar dolara değil, 50 milyar dolara bile ulaşamazsınız.

Değerli arkadaşlar, bugün Avrupa'ya gittiğimiz zaman görüyoruz ki insanlar ilk önce nereyi tercih ediyorlar biliyor musunuz? 10 milyonluk Yunanistan'ı, İtalya'yı, İspanya'yı, eğer orada yerler dolarsa Türkiye'yi tercih ediyorlar. Bunun sebebini AK PARTİ iktidarı kendine sormalıdır "Biz nerede hata yapıyoruz?" diye. Bu ülke hepimizin arkadaşlar, burada amaç sizi eleştirmek değil, gerçekleri size anlatıyoruz, size yol gösteriyoruz.

Ben size bir örnek vereyim: Yunus Emre Vakfıyla ilgili demin AK PARTİ Antalya Milletvekilimiz çok güzel söyledi, dedi ki: "Yunus Emre Vakfı 50 ülkede faaliyet gösteriyor arkadaşlar." 2015 yılında Turizm Bakanı Mahir Ünal'la beraber Almanya'ya gitmiştik, Berlin Fuarı'na. Heyette HDP'den Altan Tan, MHP'den -herhâlde- Baki Bey vardı. Fuardan sonra Berlin'deki Yunus Emre Vakfına gittik arkadaşlar -tabii, biz Bakanla gittiğimiz için herhâlde bizi AK PARTİ'nin milletvekilleri zannettiler- orada bir baktım 16-17 kişi çalışıyordu, dediler ki: "Sayın Cumhurbaşkanımız bu binayı 3 milyon euroya aldı. 1,5 milyon euro da para harcadık. Burada 16 kişi varız. Biz burada bir siyasi parti için camileri, onları, bunları geziyoruz; iyi bir yere getiriyoruz partiyi." Ve inanın ki oradaki 16 çalışanın yüzde 99,9'u FETÖ yandaşıydı; "hoca efendi" diyorlardı.

İki gün sonra 15 Temmuz değil mi arkadaşlar? Şimdi, siz bu vakfa -TÜRSAB'a, Turizm Bakanlığına vermeniz gerekirken- tekrar ayrı bir tarikat grubunu atamaya çalışıyorsunuz değerli arkadaşlar. 50 ülkeden bahsetti -ben demedim, AK PARTİ'li milletvekili söyledi- ve her ilde de bu vakıf var değerli arkadaşlar. Bizim, bu vakfa atamaları Turizm Bakanlığı veya TÜRSAB üyelerinden yapmamız gerekiyor yani Türkiye Cumhuriyeti'nin, reklamını yapması gerekiyor. Acentelere versek daha büyük faydası olacak ama maalesef yine bu kanun teklifine göre, Cumhurbaşkanı atamasını yapacak ve orayı yine -bilmiyorum ama inşallah olmaz- ben inanıyorum ki diğer tarikatların eline teslim edecekler.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'de de çalışanın, memurun, işçinin tatil yapma hakkı var değil mi? Adamlar yıllarca bir kurumda çalışmış, bir sosyal tesis yapılmış deniz kenarında, yazın olduğu zaman da gidip orada uygun fiyatla tatil yapıyor; uygun fiyatla, değil mi arkadaşlar? Şimdi, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi var, 18 tane sosyal tesis özelleştiriliyor. Değerli arkadaşlar, özelleştiriliyor ama nasıl özelleştiriliyor biliyor musunuz? Özelleştirme İdaresi bunların imar durumunu en az 10 kata çıkararak, 2 kat müsaadeli olan yerleri 20 kata çıkararak yine bu ihaleler yapılacak ve bu, turizmin sonunu getirir değerli arkadaşlar. 84 milyonun hakkı; o, çalışan işçilerin, emeklilerin, memurun hakkı birilerine verilecek. Değerli arkadaşlar, hani işçiden yanaydık. Avrupa'nın insanı emekli olduktan sonra "Ben nerede tatil yapacağım?" diye düşünürken benim insanım emekli olduktan sonra "Ben nasıl iş bulacağım?" diye ikinci işe başlamaya çalışıyor. Biz bu şartlarda bu sosyal tesisleri özelleştirirsek, inanın ki arkadaşlar, o işçilerin, o memurların hiçbir yere gidip tatil yapma şansları yok, gerçekten yok.

Şimdi, ikinci bir duruma gelelim: Türk Hava Yolları, Anadolu Jet Ulaştırma Bakanlığına bağlı. Sayın Bakan Yardımcım, siz de biliyorsunuz, Ulaştırma Bakanlığında Türk Hava Yolları, Anadolu Jetin ne işi var ya? 2015'ten beri bağırıyorum burada, iktidardasınız; bunun Ulaştırma Bakanlığına değil, Turizm Bakanlığına bağlanması gerekiyor değerli arkadaşlar. Ben İngiltere'ye gittim bundan yedi sene önce, haftanın bir günü... Londra'da 4 tane havaalanı var. Her havaalanından İspanya'ya 4 tane uçak kalkıyor, günde 16 tane uçak; 20 paunt...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HÜSEYİN YILDIZ (Devamla) - Sayın Başkanım...

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Yıldız.

HÜSEYİN YILDIZ (Devamla) - İngilizler -haftalık alıyor, aylık almıyor onlar- hafta sonu biniyor, aldığı o haftalığını gidip İspanya'da harcıyor, parayı bırakıyor, pazar günü dönüş yapıyor. Ben Türkiye'ye gelmek için çarşamba gününü beklemek zorundayım, 380 paunda İstanbul aktarmalı İzmir'e geliyorsun. İşte, bu sorunları çözmemiz gerekir; gerçekten turizmi ileri götürmek istiyorsak bu sorunları gündeme getirip bu kanunları çıkarmamız lazım. Yoksa bu teşvikle ne yaparsak yapalım, turizmin önünü açmıyoruz, maalesef ki maalesef hiçbir zaman ileri de götüremeyeceğiz. Bir zihniyet değişikliğine gitmemiz gerekiyor. İnşallah, Millet İttifakı'nın zamanında göreceksiniz, bu hedeflere ulaşacağız; Türkiye Cumhuriyeti'ni 100 milyar, 120 milyar dolara kadar getireceğiz.

Hepinize saygılarımı sunuyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)