GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:105
Tarih:17.07.2021

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, Komisyon görüşmelerinde de söyledim, bir bütün olarak elimizdeki teklif, turizmi teşvik değil, âdeta turizmi cezalandırma teklifidir. İçinde ne sektörü ne de turizm emekçilerini koruyacak bir düzenleme yoktur. Aynı zamanda yağmacılığın da önünü açan bir düzenlemedir. Yerel yönetimlerin bütün yetkileri bu teklifle görmezden geliniyor. İktidar yerel seçimlerde kaybettiği belediyelerin tüm yetkilerini ellerinden almak amacıyla hukuksuzca hareket ediyor. "Belediyeler ruhsat bile vermesin, ruhsatları da ben vereyim." diyor. İktidar artık sadece kendi istediği kişilere, hiçbir kurumun kararını umursamadan ruhsat verebilecek.

Değerli milletvekilleri, yeşiliyle, mavisiyle göz bebeğimiz Muğla'da iktidarın başlattığı talan ve rant düzeni Muğla'ya büyük zararlar veriyor. Okluk Koyu'nda yapılan yazlık saray faciası, Gökova imar planı fiyaskosu, Bodrum'da 1,1 milyon metrekare alanın kamu arazisinden çıkarılıp yapılaşmaya açılması, Fethiye Yassıca Adası ve Kabataş Plajı'nın özel şirketlere devri, Marmaris Kumlubük Koyu'nun imara açılması gibi sayamayacağımız kadar yüzlerce kararla Muğla kıyılarına âdeta çökülüyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından imar ve çevre konularında 100'ün üzerinde dava açıldı. Çevre platformları da Hükûmetin bu talan politikasına karşı hukuki mücadele sürdürüyor, yani bir şehrin belediyesi, çevrecisi, milletvekili, halkı, gazetecisi şehrinin yağmalanmaması için âdeta mücadele ediyor. Niye? Çünkü, yeşile düşman, beton sevdalısı iktidardan yaşadığı yeri kurtarmak için. Ne alıp veremediğiniz var Muğla'dan? Ancak şunu kimse unutmasın: Kimileri doğayı rant için talan eder, yıkar, yakar; kimileri de doğayı korumak için göğsünü siper eder ve alevler içinde can verir. Marmaris İçmeler'deki yangında hayatını kaybeden orman işçisi Görkem Hasdemir'e sözümüz var. Muğla'ya ve ülkemizin doğal zenginliklerine rant ve talan için çöken anlayışa asla geçit vermeyeceğiz.

Değerli milletvekilleri, MUÇEV Limited Şirketi Muğla bölgesinde bulunan dünyaca ünlü 14 plaj, iskele, koy ve tesisin işletme ve ihale verme hakkını aldı. Kıyılarda kamu yararının sağlanması için esas olan kıyı şeritlerinin yerel yönetimlere tahsis edilmesidir.

Sorum şu: Sayın Bakan Yardımcısı, söz konusu alanların MUÇEV Limited Şirketine devrinin hukuki dayanakları nelerdir? Kamu gücünü arkasına almış bir sermaye şirketinin denetimine yönelik mevzuat nedir? MUÇEV Limited Şirketi kamusal varlığımız olan kıyılarımızı kamunun gücüyle Sayıştay denetimine tabi olmadan yönetmek için mi kurulmuştur? Bu kürsüden sesleniyoruz: "MUÇEV" denilen şirketin attığı her adımın takipçisiyiz, bunu da aklınızdan çıkarmayın.

Sayın Bakan Yardımcısı, yerleşik nüfus üzerinden hesaplanan pay oranlarındaki adaletsizlik giderilmelidir. Turizm sektörünün ağırlıklı olduğu il ve ilçelerde altyapı yatırımlarının daha hızlı bir şekilde çözülebilmesi amacıyla turizm gelirlerinden veya turizm sektöründeki şirketlerden elde edilen vergi gelirleri üzerinden ayrılacak payın Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde oluşturulacak altyapı destek hesabına aktarılması sağlanmalıdır. Yatırımlarda yazlık nüfus esas alınmalıdır. Turizm alanları ilan ediliyor, oysa yetki yerelde olmalı, yerelde yerel aktörlerle konuşulup istatistiğe dayanan bir planlama yapılmalıdır. İktidarın 2023 Eylem Planı'nda Muğla turizmi için Kültür ve Turizm Bakanlığının sayfalarında sadece Datça ekoturizmi öngörülüyor, oysa Muğla'da Muğla turizmi master planı mutlaka yapılmalıdır. Hangi yerde ne gibi yatırımlar yapılacak, yatak kapasitesi ne olacak, hangi tür tesisler olacak, hangi çeşit turizm bu işin içine katılacak; yat turizmi geliştirme yolları gibi örgütsel modeller öngören strateji geliştirilip yenilikçi adımlar atılmalıdır.

Değerli milletvekilleri, Turizm Bakanının görevi kendi otelleri için imar planları açmak değildir; Turizm Bakanının görevi, turizmi, on iki aya yaymak, sektörü ve çalışanları mağdur etmeden çözüm üretmektir. İstihdam deposu turizm sektörü çalışanları pandemi sürecinde yoksulluk ve işsizlikle boğuştu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Askıya çıkarılan işçiler ödeneklerden yararlanmadı, hak kaybına uğradı; haberiniz var mı Sayın Turizm Bakanı?

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)