| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun Teklifi (2/773) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 03 .10.2018 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Teklif önümüze geldiğinde inceledim ve şu dikkatimi çekti, ilk aklıma gelen de şu oldu arkadaşlar, yani samimiyetimle söylüyorum: Acaba McKinsey bunun neresinde? Şimdi, malum artık ülke ekonomisi Amerikan şirketi McKinsey'le yönetilecek. Hükûmetin bir tasarısı mıdır gerçekten, yoksa McKinsey'le yapılan görüşmelerin gölgesinde gelen bir teklif midir? Bu açıkçası soru işareti.
Şimdi, bir iki soru sormak istiyorum özellikle, kayıtlara geçmesi bakımından. Kalkınma Bankası Anonim Şirketinin -planlanan- McKinsey şirketiyle ilişkileri nasıl olacaktır? Kalkınma Bankasıyla ilgili bilgiler, McKinsey şirketiyle paylaşılacak mıdır? Eğer paylaşılacaksa, ülke ekonomisine ait gizli bilgiler McKinsey şirketiyle paylaşılacaksa bundan dolayı casusluk suçu işlenmiş olacak mıdır?
Şimdi, önerim şudur Hükûmete: Ülke ekonomisi asgari ücretle ev geçindirenlere ve emekli maaşıyla ev geçindiren ev hanımlarına verilsin. McKinsey çok becerikliyse gelsin, Türkiye'de asgari ücretle, emekli maaşıyla bir ev geçindirsin. Benim Hükûmete önerim budur. Dolayısıyla, Kalkınma Bankasıyla ilgili yapılan çalışmalarda da arka planda neler olup bittiğiyle ilgili ciddi kaygılarımız vardır.
Tasarıya gelince, Türkiye Kalkınma Bankası Kanunu hakkında, kanunu genel gerekçe bölümünde birçok yatırım konusu yanında altyapı ve konut yatırımlarına da finansman sağlamasının gerekliliğine vurgu yapılmaktadır. Oysa ki yatırım bankacılığında altyapı ve konut yatırımları bir gerekçe olamaz. Bu nedenle, kanun maddelerinde, Türkiye Kalkınma Bankasının hangi yatırım konularında finansman desteği sağlayacağının açıkça belirtilmesi daha yararlı olacaktır.
Yine, 3'üncü maddede, destek verecek yatırım konularının ve sağlanacak fonların hangi kaynaklardan temin edileceği Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine bırakıldığı için her iki konuda tam bir açıklık bulunmamaktadır. Bu da bankanın çalışma usul ve esasları konusunda yeterince şeffaflık olmayacağını göstermektedir. Kanunla Türkiye kalkınma fonu ve bu fona bağlı alt fonlar kurulması öngörülmektedir. Kurulacak yeni fon ve alt fonlar her türlü Sermaye Piyasası Kanunu ve bankacılık esaslarından ayrık olarak denetim dışı tutulmuştur. Yatırımları finanse etmek için temin edilecek fonların denetim dışı tutulması, bankanın ve bulunan fonların verimli kullanılıp kullanılmadığı, temin edilişi itibarıyla hangi maliyetle bulunduğu bilinmeyeceği için her zaman sıkıntı oluşturacak ve şeffaflıktın uzaklaştıracaktır.
Kanunun 7'nci maddesinde bankanın kredilerinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun "Karşılıklar" yönetmeliği esaslarının dışında tutulacak olması, verilen yatırım kredilerinin vadelerinde ödenmemesi hâlinde banka yönetimine keyfî davranma serbestisi sağlamaktadır. Bu çok sakıncalı olup bankacılık ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Böyle bir durumda bankanın kullandırdığı kredilerde firmaya göre keyfî davranış uygulamasının önü açılacaktır diyorum, saygılar sunuyorum.