| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/276) ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı (1/275) ve Sayıştay tezkereleri a)İçişleri Bakanlığı b)Emniyet Genel Müdürlüğü c)Jandarma Genel Komutanlığı ç)Sahil Güvenlik Komutanlığı d)Göç İdaresi Genel Müdürlüğü e)Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı f)Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 15 .11.2018 |
BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın Bakan, Bakanlığınızın bünyesinde işe iade isteyenlerin müracaat ettikleri bir OHAL Komisyonu kuruldu. Bu Komisyona 130 binin üzerinde insan müracaat etti, yaklaşık on bir aydır da karar veriyor. 130 binin üzerindeki müracaatın 40 bini hakkında karar verilmiş. Bu 40 bin kararın sadece 2.700'ü göreve iade kararı olmuş. Bu Komisyon göreve iade taleplerini değerlendirirken hangi kriterleri esas almaktadır. Zira takipsizlik veya beraat kararı aldığı hâlde yani mahkemede masumiyetini ispat ettiği hâlde Komisyon tarafından göreve iade talepleri reddedilen yurttaşlarımız vardır. Yargıda takipsizlik veya beraat kararı almak göreve iade için yeterli değil midir? Komisyon tarafından karar verilirken yargı kararının değil, göreve iade talep eden yurttaşın daha önce çalıştığı kurumun idari amirinin görüşlerinin esas alındığı doğru mudur? Yargıda aklanmış olmak yeterli ve geçerli bir kriter olarak kabul edilmeyip idari amirin, yöneticilerin kanaatlerine göre karar veriliyorsa Komisyon yargı kararına niçin güvenmemektedir. Bu durumda göreve iade talep eden yurttaşın amirinin, yöneticisinin görüşleri yargı kararından üstün tutulmuş olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu da hukuk devletine aykırı bir tutum değil midir? Ayrıca bu Komisyona ulaşan dosyalar hangi sıraya göre incelenmektedir? Müracaat sırası mı esas alınmaktadır yoksa iddia edildiği gibi dosyaların bazı AKP'li vekillerin ricasıyla öne geçirildiği iddiaları doğru mudur?
Yine, Sayın Bakan, 2017 yılı Sayıştay denetim raporuna göre madenlerle ile jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sulardan elde edilen gelirler karşılığı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına ayrılması gereken ödeneğin Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı adına İçişleri Bakanlığı bütçesine aktarılmadığı tespit edilmiştir. Bununla ilgili bir işlem yapmayı düşünüyor musunuz?
Yine, 2017 Sayıştay denetim raporuna göre emniyet hizmetleri sınıfına tabi personelden otuz iki hizmet yılını aşanlar için fiilî hizmet süresi zammı ödenmeye devam edilmiştir. Şimdi bu durum, personel lehine bir avantaj oluşturmamaktadır. Sekiz yıl fiilî hizmet süresini tamamladıktan sonra fiilî hizmet süresi zammı ilave priminin yatırılmaması gerekmektedir. Bu şekilde Emniyet Müdürlüğünden yapılan prim ödemelerinin de yersiz olduğu kanaatine varılmıştır. Bir taraftan polise 3600 ek gösterge verilmezken bir taraftan da Sosyal Güvenlik Kurumuna yersiz bu şekilde yapılan prim ödemeleri hakkaniyete, hukuka aykırı bir tutum değil midir? Biz açıkçası polise 3600 ek göstergenin verilmediği bir bütçeye hiçbir zaman "evet" demeyeceğiz.