| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1369) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 05 .12.2018 |
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Değerli arkadaşlar, bu kanun teklifinin 4'üncü maddesi açıkça göstermektedir ki önümüze gelen konuları palyatif tedbirlerle aşmaya çalışıyoruz yani iktidarın biraz zihin dağınıklığı olduğunu düşünüyorum. Sistematik, bütüncül bir bakış açısını maalesef bu paketin içerisinde göremiyoruz.
Vergi sistemi, bir ülkedeki en önemli konulardan biridir. Tüm kamu harcamalarının finanse edildiği ana kaynak vergilerdir. Vergi sistemiyle rastgele önümüze gelen konulara göre uğraşmak, değişiklik yapmak sağlıksız bir sonuç ortaya çıkarmaktadır. Ama bunu yadırgamıyorum çünkü mevcut iktidar, on yıldır hiçbir yapısal reformu gerçekleştirememiş bir iktidardır ve bu nedenle de Türkiye ekonomisini krize sürüklemiş bir iktidardır. Yani düşünebiliyor musunuz -on yılda kaç tane vergi affı çıkardılar bilmiyorum ama- on yılda bir vergi reformu bile yapamamış bir iktidardan, bir hükûmetten söz ediyoruz. E, böyle olunca, olaylara sistematik bakma alışkanlığı olmayınca, bütüncül görme alışkanlığı olmayınca böyle önüne geldiği konularda, birtakım yerlerin taleplerine istinaden, sistemi delik deşik eden maddeleri buraya taşımaktadır. Bu, gerçekten doğru bir hadise değildir. Memlekette sık sık vergi aflarının çıkması vergi adaletsizliğine yol açmaktadır, vergi sistemi güvenilirliğini yitirmektedir, vergi tahsilatına olumsuz etkiler yapmaktadır ve insanlarda devlete olan güven duygusunu da tahrip etmektedir. Şimdi böyle bir maddeyle karşı karşıyayız.
Bildiğiniz gibi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu Türkiye'de belli gelir unsurlarından elde edilecek gelirlerin nasıl vergilendirileceğini düzenliyor. Tek bir gelir unsuru söz konusu değildir gelir vergisinde, 7 gelir unsuru vardır. Ticari, zirai kazançlar var, ücret gelirleri var, serbest meslek kazançları var, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları var ve diğer gelirler var ancak vergicilikteki ayırma kuramına göre bu gelir unsurlarından bazılarına ayrıcalıklar tanınabilir, bazı istisna ve muafiyet maddeleriyle vergi yükü hafif belirlenebilir ve teoride de en çok bu konu ücret gelirleriyle bağlantılı olarak düzenlenmiştir yani ücret gelirlerinin diğerlerine göre daha düşük oranda vergilendirilebilmesi teorik olarak da vergi teorilerinde ele alınan bir konudur. Burada ücret vergisinde bir ayarlama var vergi muafiyeti sağlamak suretiyle ancak kısmi bir düzenleme yapılmış olması adil bir yaklaşım tarzı değildir. Yani asgari ücretlilerin gelirlerinden vergi alırken, asgari ücret düzeyindeki diğer tüm unsurların gelirlerinden vergi alırken ille de bir grubu özel bir maddeyle düzenlemek yanlış olur, sistemi de bozar. Onun için bütüncül bakılması, bütün gelir unsurlarının toptan değerlendirilmesi ve ona göre değerlendirme yapılması gerekir. Nitekim, Anayasa'nın 10'uncu maddesinde eşitlikten bahsediliyor. Siz eğer eşitlikle ilgili hassasiyeti ortadan kaldırır da noktasal şeyler çekerseniz sistem tamamen tahrip olur. Özellikle vergi sisteminde bu son derece önemli bir noktadır.
Tartışma yapıldı "Sayın Cumhurbaşkanı böyle bir ayarlama yapabilir mi?" diye. Anayasa'nın 73'üncü maddesi vardır. Bu 73'üncü maddede herkesin, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre vergi ödeyeceği belirlenmiştir ve vergi, resim ve harçlar ve benzerlerindeki düzenlemelerin kanunla yapılacağı belirtilmiştir ama 73'üncü maddenin son fıkrasında Cumhurbaşkanına da bir yetki verilmiştir. Kanunun belirlediği sınırlar içerisinde oranlarda değişiklik yapma yetkisi Cumhurbaşkanına verilmiştir Anayasa'da. Buna istinaden bir değişiklik yapılabilir ancak Cumhurbaşkanının bu yetkisi sıfır ile yüzde 100 arasında değildir. Eğer kanunu "sıfır ile yüzde 100 arasındadır." diye çıkarırsanız bu, Cumhurbaşkanı bir vergiyi tamamen ortadan kaldırma yetkisine sahiptir veya vergisiz bir alanı tamamıyla vergilendirme yetkisine sahiptir anlamına gelir. Anayasa'nın maksadını aşan bir düzenleme var burada. Cumhurbaşkanı, Anayasa'ya göre, 73'üncü maddeye göre bir vergi ihdas edemez, koyamaz yeni bir vergiyi ve var olan bir vergiyi de kaldıramaz ama siz burada "yüzde 100 ile sıfır arasında" dediğiniz an hem kaldırma hem de ihdas etme yetkisi veriyorsunuz. Kanun belli sınırlar koyar, örneğin "Yüzde 25'ten yüzde 50'ye kadar istisnaları artırmak veya azaltmak konusunda Cumhurbaşkanı yetkilidir." diye bir kanun çıkardığınız zaman, maddeyi öyle düzenlediğiniz zaman bu, Anayasa'ya uygun olur ama bu hâliyle bu düzenlemenin Anayasa'nın 73'üncü maddesine aykırı olduğunu düşünüyorum.
Saygılar sunuyorum.