| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1369) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 05 .12.2018 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri; getirilen düzenleme sadece son yüz yirmi gün için fiilen çalışmış olma şartını kaldırmış; hastalık, ücretsiz izin gibi hâllerde yapılan devamsızlıklar durumunda işsizlik ödeneğinden yararlanabilme imkânı sağlanmıştır. Bu düzenleme olumlu olmakla birlikte yetersizdir. Diğer koşulların, prim ödeme gün sayısının azaltılması, işsizlik ödeneğine verilen sürenin uzatılması gibi konuların iyileştirilmesi gerekir.
Sayın Komisyon üyeleri, Türkiye işsizlikle mücadelede, işsizleri korumak için 1/6/2000 tarihinde 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu çıkarmıştır. Bu Kanun çerçevesinde, işçi, işveren ve devletin ödeyeceği sigorta primlerinden oluşturulan İşsizlik Sigortası Fonu'ndan, işsiz kalan sigortalılara işsizlik ödeneği verilmesi öngörülmüştür. Devletin prim desteği sağladığı tek sigorta kolu olan işsizlik sigortası amacına uygun kullanılmamaktadır. İşsizlik sigortasının amacı, çalışanların işsiz kalma durumunda uğradığı gelir kayıplarını kısmen de olsa karşılayarak kendilerinin ve aile fertlerinin zor duruma düşmelerini önlemektir ancak yasa gereği fondan yapılacak olan işsizlik ödeneğine hak kazanma koşulları oldukça ağır olup işsizlik ödeneği miktarı ve ödeme süresi insanca bir yaşam için yetersizdir.
Türkiye'de 2018 Temmuz ayı itibarıyla 3,5 milyon kayıtlı işsizden yalnızca 430 bini işsizlik ödeneğinden yararlanabilmiştir. Bir diğer deyişle, işsiz kalan vatandaşlarımızdan sadece yüzde 12'si işsizlik ödeneğine hak kazanmıştır.
İşsizlik oranının yüzde 10 olduğu ülkemizde, niteliklerine uygun iş bulmanın oldukça zor olduğunu hesaba katarsak işsizlik ödeneği ödeme süreleri de yeterli değildir ve OECD ülkelerine göre oldukça kısadır. Oysa fon varlığı, bugün itibarıyla yaklaşık 124 milyar TL'yi bulmuştur. Fonda 124 milyar TL birikmesine rağmen, işsizlere fonda biriken kaynağın onda 1'inden bile azı aktarılmıştır. Bunun en temel nedeni işsizlik sigortasının amacı dışında kullanılmasıdır. Özellikle fon ihtiyacı olan her alan için işsizlik sigortasının kullanılması sigortanın amacı olan işsizlik maaşının ikincil planda kalmasına neden olmuştur. Bununla birlikte, işsizliği önleme amaçlı yapılan istihdam politikalarının işveren teşvikleri üzerine kurulmaması gerekir. İşsizlik sigortasına başvuru fazla, işsizlik sigortasından faydalanma oranları düşüktür. İşsizlik sigortasından faydalanmak için başvuran her 10 işsizden yalnızca 3'ü işsizlik sigortasından faydalanabilmektedir.
Burada özellikle dikkate alınması gereken, usulsüz kullanımlar fon açısından önümüzdeki dönemlerde de fonun amaç dışı kullanılacağını göstermektedir. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun 53'üncü maddesinde fonun gelir ve giderlerinin ne olduğu, fonda biriken paraların ne şekilde işletileceği belirtilmiştir. Bunların arasında, banka tahvil alımı bulunmamaktadır ancak basına da yansıyan, Cumhurbaşkanı Sözcüsü Kalın tarafından da açıklandığı üzere, 10,1 Milyar TL banka tahvili alındığını göstermektedir.
Bir diğer sorun, Sayıştay Başkanlığının 2013-2014, 2015 ve 2016 yılı raporlarında da dile getirdiği üzere, Sosyal Güvenlik Kurumunun işçilerden ve işverenlerden kesilen işsizlik sigortası primlerini İşsizlik Sigortası Fonu'na aktarma yöntemindeki yanlışlıktır. Mevzuata göre, tahakkuk eden primlerin dikkate alınarak tahsilat oranında işsizlik sigortası primi aktarılması gerekirken bu yapılmamaktadır.
Sevgili Komisyon üyeleri, 4447 sayılı Kanun'un 50'nci maddesinde...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Girgin, şu son cümlenizi alayım lütfen.
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) -...işsizlik sigortasından yararlanma şartları çok ağır olup işsizlik sigortası ödeme süre ve tutarları da azdır. Nitekim işsizlik sigortasından yararlanabilmek için son yüz yirmi gün sürekli çalışıp aralıksız işsizlik sigortasına prim ödemek, son üç yılda en az altı yüz gün prim ödemiş olmak gibi ağır koşullar işsizlik sigortasından yararlanılmasını önemli oranda kısıtlamaktadır. Bu durum mutlaka düzeltilmelidir ve ayrıca, işsizlik desteğine ihtiyaç vardır. İşsizlik sigortası ödeneğinden yararlanma olanağına sahip olmayan yoksul vatandaşlarımızın hayatlarını idame ettirebilmeleri için, sosyal devlet anlayışının gereği olarak, belli koşullarda ve belli oranlarda yapılan, vatandaş olmanın getirdiği, hak temelli sosyal yardım olacaktır. Bu kapsamda, işsizlik sigortası kapsamındaki günler azaltılmalı ve işsizlik desteği uygulanmalıdır.
Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.