KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle halkımızın kanaat ve beklentilerini tarafsız bir şekilde gündeme taşıyıp kamuoyuyla paylaşan basın emekçilerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutluyorum; hapiste olan olmayan tüm gazetecilere de selam gönderiyorum.

Sayın Başkan, şimdi, sarayda âdeta bir torba yasa fabrikası kurulmuş. Ben altı aylık milletvekiliyim. Geldim, akşam saat altı sıralarında odaya bir teklif geldi, baktım, 17 madde, hangi maddeyle ilgili, hangi kurumla görüşeceğim, hangi odayla görüşeceğim, hangi sektörün görüşünü alacağım, bilemedim. Zaten bir torba yasa gelmişti, Mecliste onun görüşmeleri devam ediyor. Akabinde, Sanayi Bakanlığı tarafında da Maden Yasası geldi. Ben bir maden işçisiyim, oraya da gitmek istiyorum, o konu hakkında da gerek sektör temsilcileriyle gerek oda temsilcileriyle, sendika temsilcileriyle görüşmek istiyorum, oraya da gidemiyorum.

Sayın Başkan geçenlerde Maden Komisyonunda şöyle bir olay gelişti: Komisyon toplantıya çağrılmış, Komisyon Başkanına gittim, sordum: Sayın Başkan, 50 maddelik maden yasa teklifi geliyor, yarısı MTA'nın, yarısı TTK ve TKİ'nin, redevans konusu var, odanın tasfiye konusu var, sektör temsilcileriyle görüşülerek mi bu yasa teklifleri hazırlandı? "70 tane sektör temsilcisi, sivil toplum örgütü var burada." deniyor. Ama bu yasa hazırlanırken veya torba yasalar hazırlanırken bu torba yasanın muhatabı olan kesimlerin, sendikaların, odaların, derneklerin, sektör temsilcilerinin görüşü alınıyor mu, alınmıyor mu, belli değil. Âdeta sarayda bir fabrika kurulmuş, her gün torba yasa...

Şimdi, Türkiye'de toplumun geniş kesimlerini doğrudan ilgilendiren konularda yapılan bu düzenlemelerin "yangından mal kaçırır" gibi bizim önümüze gelmesini de çok manidar buluyorum Sayın Başkan. Özellikle emekçilerin hakları başta olmak üzere, günlük yaşamı yakından ilgilendiren konularda ve normal koşullarda yan yana gelmesi asla mümkün olmayan düzenlemelerin bir torba içine doldurularak yasa şekline dönüşmesi, Hükûmetin elinde kontrolsüz bir güce dönüşmüş vaziyette. Bundan, bu mantıktan acilen vazgeçilmelidir. Memlekette ne kadar yasa varsa neredeyse hepsini değişiklik yapılacak yasaların muhatapları ve onun taleplerine göre değil, kendi siyasal ihtiyaçlarına göre düzenleyen tek merkezli yönetimin, Meclisi artık tamamen devreden çıkartarak Meclisin anahtarını teslim almak istediği de net şekilde ortadadır.

Ben usul bakımından söz almak istemiştim, aslında usul mü, yoksa usulsüzlüğün usul hâline dönüşmesi mi, bu konuyu Komisyon üyeleri olarak tekrar değerlendirmenin ve İç Tüzük'te yazdığı gibi en azından iki gün önce bizim elimize ulaşmasının ve ondan sonra bunların değerlendirilmesinin yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Saygılar sunuyorum.