| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Komisyonun uzun süredir toplanmaması, tarımla ilgili birçok konunun da Komisyon gündemine alınması ve (2/1540) esas numaralı Kanun Teklifi'yle ilgili önceden yeterli bilgi verilmemesi hakkında görüşmeler |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 06 .02.2019 |
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Teşekkür ederim.
Değerli Başkan, değerli konuklar, değerli bürokrat arkadaşlar, değerli basın emekçileri, değerli milletvekili arkadaşlar, herkese merhabalar.
Elbette bu Komisyonun görevi, bu ülkede, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında, ülkede var olan, yaşanan, tarımla ilgili, tarıma dair, aynı zamanda hukuki ve yasal düzenlemeler üzerinden görevini ve sorumluluğunu yerine getirmektir.
Değerli arkadaşlar, uzunca bir zamandır bu Komisyonda görev almaktayız ama ne yazık ki bu Komisyonun -bugün de olduğu gibi- tali komisyon olmaktan öteye geçebildiği sadece bir iki toplantı oldu. Onlarda da sulama birliklerini özelleştirme yoluna doğru gittik, bazı önemli kararları iktidar çoğunluğu bu Komisyondan elde etti ve Mecliste de geçirdi.
Bu ülkede yer yerinden oynuyor, pazarlarda fiyatlar üç-dört kat artmış durumda. Bu ülkede veba salgını var. Bu ülkede nişasta bazlı şeker meselesi yüzde 10'a, yüzde 5'e, yüzde 2,5'a indirildiği söylenip bir başarı öyküsü yazdırılmaya çalışılıyor. Bu ülkede pazarlar denetleniyor. Bu ülkede soğan depoları köylü âdeta stokçuymuş gibi denetleniyor. Bu ülkede tarım alanları yerle bir oldu. Bu ülkede Ziraat Bankası tarıma destek vermektense spor kulüplerini kurtarmaya çalışıyor. Bu ülkede tarıma dair her şey yerle bir ve ne yazık ki biz bu Komisyonu aşağı yukarı yedi-sekiz ay oldu ikinci kez toplayabiliyoruz. Çiftçi borcu 1,5 milyardan 140 milyara çıkmış. Üreticinin üretmeye dair takati kalmamış ve biz ne yazık ki bu komisyonu sadece bazı konular için toplamak gibi bir derde sahibiz.
Değerli arkadaşlar, Bursa'da veba salgını var, veba. İspatladık, her şeyi ortaya koyduk, ne Bakandan ne Bakan yardımcılarından ne de Bakanlık yetkililerinden tık yok. İl müdürlüğünden tık yok, validen tık yok. Burada Bursa milletvekili arkadaşlarım da var, değerli arkadaşlarım, neye yarıyoruz biz ya, ne için toplanacağız, ne yapacağız biz? Bu çatı altında hangi sorumlulukları yerine getireceğiz değerli arkadaşlar?
Cumhurbaşkanı açıklama yapıyor "Nişasta bazlı şekeri yüzde 2,5'a düşürdüm." diyor. Soruyoruz: Cargill, Tat, Amylum, Pendik Nişasta; hangisi rekoltesini düşürdü arkadaşlar? Hangisi kapasitesinden aşağıya düşüş yaptı söyler misiniz? Bir tane verimiz var mı, elimizde bir tane elle tutulur bir şey var mı? Şeker pancarı üreticilerinin cebine kaç kuruş girdi? Bu sene şeker pancarı ekimi ne kadar olacak tahmin edebiliyor musunuz? Neden bu pazar fiyatları bir anda 3-4 kat oldu arkadaşlar? Hani buğday üretimimiz bize yetiyordu, hiçbir şeye ihtiyacımız yoktu? Temmuz ayından itibaren un ihracatını durdurmamıza rağmen yetmez. Buğday gidecek diye toz yem ihracatını durdurmamıza rağmen 5,8 milyon ton buğdayı nasıl aldık değerli arkadaşlar? Hani her şey yetiyordu, hani hiçbir sorunumuz yoktu buğdayda, hani kendi kendimize yeten bir ülkeydik? Ayçiçeğinde, pamukta... 2,1 milyon tondan fazla mısır aldık değerli arkadaşlar. Ne yapacağız biz?
Antalya'da fırtına, sel, binlerce sera, binlerce dekar alan telef oldu, perişan oldu; ne yaptık arkadaşlar? Ne zaman toplanacağız biz, neden? Ve şu anda uluslararası sözleşmeler üzerinden bir toplantı yapıyoruz, ne bir bakan var -gerek duymuyor- ne bir bakanlığın görevlendirdiği üst düzey yetkili var, milletvekili arkadaşlarla biz bu işi halledeceğiz. Yapmayın arkadaşlar, bakın gün gelir paramız olur ama bulamayız bazı şeyleri. Üretici çekiliyor, 140 binden daha fazla üretici 2018 yılı içerisinde üretimden çekildi ve bunun devamı olarak yine köyden kenti göçü öngörüyoruz. Ne Afet Kanunu işe yarıyor ne TARSİM ülkenin ve çiftçinin sorununu çözebiliyor, yapmayın.
Bakın, Çin-Amerika ekonomik savaşı vardı değil mi? Ne yaptı Çin? Amerika dedi ki: "Ben senden şunları almayacağım." Çin dedi ki: "Kusura bakmayın, ben de sizden bunları almayacağım." Neydi bunlar? Elma, kiraz, tarım ürünleri. Amerika, ilgili bakanlığını çağırdı, "Benim çiftçimin ne kadar zararı var?" dedi. 12 milyar dolar parayı hemen serbest bıraktı. Hani serbest ekonomiydi, hani liberal ekonomiydi, hani çiftçi kaderine terk edilmişti? Bizde ne yaptık? 2016 yılında arkadaşlar Rus uçağını Adana'nın çiftçisi mi düşürdü? Rus uçağını Antalya'nın narenciyecisi mi düşürdü? Kim arkadaşlar?
Bugün domates 7-8 liraysa, bugün eğer biber, patlıcan için 14-15 liralardan bahsediyorsak ki bu çiftçinin cebine giren değil, biz marketlerde ancak bir yasak koyuyoruz. Arkadaşlar aklımız şaşıyor, böyle bir şey olabilir mi? Yani burada çiftçi mi suçlu? Burada tüketici mi suçlu? Sistemi hiç mi gözden geçirmeye ihtiyacımız yok bizim?
BAŞKAN - Gündeme dönelim lütfen.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Efendim en önemli gündem bu, ülkenin tarımını konuşmalıyız, ülkenin tarım üretimini konuşmalıyız Sayın Başkan.
BAŞKAN - Biliyorsunuz komisyonların bellidir, sınırlıdır gündemleri, ona dönelim.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Elbette ama ne zaman derdimizi anlatacağız?
BAŞKAN - Yine ilk sözü almanın avantajıyla bir açıklama yaptınız, bence toparlarsanız...
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Bakın, bu Komisyon aracılığıyla Bakanlığın derhâl bir açıklama yapması gerekiyor, derhâl. Bursa'da "Genç Çiftçi Projesi" adı altında 50 işletmeye 34 baştan 1.700 baş dağıtılmış ve 17 ilçenin aşağı yukarı çoğunda veba var, 60'ın üzerinde telef var, karantina kuralları hayata geçirildi ama basına bir açıklama yapılmıyor, kamuoyuna bir açıklama yapılmıyor ve bizim Bursa'da 445 bin küçükbaş sürümüz risk altında, aynı zamanda o hastalıklı hayvanların ne olduğu konusunda akıbetini bilmiyoruz ve ne il müdürlüğümüz ne valimiz ne Bakanlığımız tek açıklama yapmıyor. Yaptıklarını açıkça söylüyorum, ne yazık ki sosyal medyadan "Biz Hükûmetimizden çok memnunuz, bizde veba yok, 10 tane hayvanımız burada." diyen, âdeta aklımızla alay eden, toplumun sağlığıyla, sürülerimizle alay eden bir mekanizmayla karşı karşıyayız. Nasıl razı olacağız? Sizin vicdanınız razı mı, böyle bir şey olabilir mi?
Değerli Komisyon Başkanım, hakikaten, ben bir çiftçi çocuğu olarak utanıyorum, sıkılıyorum, itiraz ediyorum, böyle bir şey olamaz. Muz cumhuriyetinde yaşar gibiyiz, kontrolsüz, ilkesiz; böyle bir şey olabilir mi?