| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1908) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 22 .05.2019 |
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Şu ana kadarki tartışmalardan anlaşıldığı gibi, Kültür ve Turizm Bakanlığı döner sermaye işletmelerinin kurumlar vergisinden muafiyetiyle ilgili bir düzenleme getiriliyor. Yani bu döner sermayenin faaliyetlerine baktığımız zaman da faydalı işler yapıyor. Yani bunun desteklenmesi de lazım, 2252 sayılı Kanun'a göre, döner sermayesi eski eserler, anıtlar, müzeler, kütüphanecilik, bibliyografya, dokümantasyon, enformasyon, yayın, tanıtma, güzel sanatlar, sahne sanatları, arşiv, folklor, el sanatları, sinema sanatı, festival düzenleme, kültür merkezleri ve bunlar gibi hizmetler yapıyor "Aman şunlardan birini yapmasın." diyeceğimiz bir şey yok; bunun teşvik edilmesi, desteklenmesi lazım. Ama vergi kanunları açısından, vergi kanunlarıyla ilgili bir düzenlemenin diğer kanunlarda yer alması sistemi bozacak bir şeydir. Yani Danıştay kararıyla, bilmem Danıştay cevaz verdi diye -cevaz talimat anlamına da gelmez- tutup da bir başka kanuna yerleştirilmesi doğru bir şey değil. Yani vergicilik başlı başına bir uzmanlık işidir, bir sistem işidir. İnsanlar kendi mükellefiyetlerini ve yükümlülüklerini şirketler itibarıyla da bireysel kazançları itibarıyla da diğer kesimlerle kıyaslayabilmelidir. Devlet benden ne istiyor, başkasından ne istiyor; başkasına hangi muafiyeti tanımış, bana niye tanımamış, bunu görmesi lazım.
Bir de yeminli mali müşavirlik bir meslektir yani, mali müşavirlik ve muhasebecilik yani külliyatı da çok kalındır, uzmanlık isteyen bir iştir. Bu kanunlarda durumunu görmek isteyen baktığı zaman görmelidir, alternatif durumları da görmelidir. Dolayısıyla bunun, bilmem Döner Sermaye Kanunu'nda değişiklik yapılması veya ilgili kanunlarda değişiklik yapılması suretiyle düzenlenmesi, vergi sistemini tamamen bozacak, dejenere edecek, tahrip edecek bir yolu açmak anlamına gelir. Geçmişte çok istisnai olarak yapılmıştır. Mesela ben hatırlıyorum, işte 90'lı yıllarda sadece bir istisnası vardı, katma değer vergisiyle ilgili bir istisna, özel bir kanunun bir maddesine girmişti, yıllarca o tartışıldı "Bu niye orada duruyor, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun istisnalarla ilgili bölümünde yer alması gerekir." diye.
BAŞKAN - O biraz da herhâlde maliye bürokrasisinin çok güçlü olmasından kaynaklanıyor.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Hayır, ama bu işin gerekliliği de bu yani. Yani fantezi değil, bunun Vergi Kanunu'nda yer almasıyla ilgili talep bir fanteziden ibaret değil.
Ama bizim zaten bu yeni dönem, Cumhurbaşkanlığı, yasama, yargı ve yürütme sistemi zaten rejimin, devlet geleneklerinin, kurumların dejenere edilmesi için çıkarılmış bir şeydir, bu dejenerasyonu burada da sürdürelim diyorsak bunu buraya koyalım, yoksa bunun yeri Kurumlar Vergisi Kanunu'nun ilgili maddesine bir bent eklemek suretiyle yapılır, başka şekilde yapılmaz. Teşvik edilecekse istisna olarak konulmasında da sakınca varsa bir başka yöntem bulunması lazım ama bu yakışmamış. Aslında torba kanun düzenlemesi yapıp da buraya getiren arkadaşlar yani idareden gelen metinleri koymuyorlarsa otursunlar, beraber oturalım, bütün değişik kanunlara serpiştirilmiş vergilerle ilgili ne kadar madde varsa hepsini toplayalım, vergi kanunlarının içine taşıyalım; işin doğrusu bu. Yani buranın görevi, eğer bu yeni sistemle yasama etkin olacaksa yapmamız gereken budur.