KOMİSYON KONUŞMASI

METİN İLHAN (Kırşehir) - Türkiye'de kaç tane çocuk psikiyatristi olduğunu bilmiyoruz yani bölgelere göre dağılımını da bilmiyoruz. Bunlar hangi koşullarda atanıyor? Yani bunlar mecburi hizmetle mi atanıyor, hangi bölgelere atanıyor?

Bir de, şöyle bir şey var: Yani benim götürdüğüm rehabilitasyon merkezinde gelen çocuklara bakıyorum, Ordu'dan gelenler var, Samsun'dan gelenler var, doğu illerinden gelenler var, Siirt'ten, Şırnak'tan gelenler var. Yani biz haftada iki gün götürüyoruz çocuğu ve çok büyük sıkıntılar çekerek götürüyoruz. Yani çocuk zaten gittiği zaman çok yoruluyor, bitmiş vaziyette gidiyor çünkü oradaki yapılan etkinliklere, çoğuna katılamıyor. Şimdi Siirt'ten, Şırnak'tan haftada 2 defa ya da 1 defa gönderilen çocukları ya da sevk edilen çocukları düşündüğünüz zaman yani bu işin ne kadar sağlıksız yapıldığını aslında görüyoruz.

Yani ben aslında ben şunu söylemeye çalışıyorum, diyorum ki: Yani Türkiye'de, tamam, Sağlık Bakanlığı bir şeyler başlatıyor, güzel şeyler yapıyor, tabii ki güzel ama bunlar sanki biraz böyle havada kalıyor gibi geliyor bana. Niye? Çünkü gelen çocuklar bir kere hep aynı yerlere yönlendiriliyor, Ankara'da belli merkezlere. Mesela, Konya'ya bakıyorsun, Konya kocaman bir il. Nüfusu ne kadar? İşte, çok fazla bir nüfusu olan bir yer, 2 tane üniversitenin olduğu bir yer. Oradan çocuklar rehabilitasyon merkezine, Ankara'ya gönderiliyor. Yani orada demek ki sağlıklı şartlarda bir rehabilitasyon merkezi yok. Kırşehir'deki rehabilitasyon merkezine bakıyorum, çok çok kötü yani çocukların orada tedavi olma şansı bence çok çok zor. Ha, şartları zorlayıp insanlar Ankara'ya geliyor. Ben orada çocukların yakınlarıyla görüşüyorum, hepsiyle tek tek görüşüyorum ya da onlar benimle görüşmek istiyor çünkü milletvekili olduğumu duyunca hepsi sorunlarını anlatmaya çalışıyor. Haftada iki saatle -yani devletin ödediği rakam iki saat- o çocukların rehabilite olduğuna ben inanmıyor yani kimse bana inandıramaz. Yani ben bu dağılımın ortaya çıkmasını istiyorum. Sonuçta, Afyon'dan, Uşak'tan, Türkiye'nin her tarafından bir ile ya da 3-5 ile bu işin dağılımının yapılması çok doğru gelmiyor bana. Yani o çocuklar düzgün bir tedavi almıyor.

Bir de, rehabilitasyon merkezine giden çocuklar nasıl tedavi oluyor ya da sonuç alınabiliyor mu? Onu aileler... Ben kendi açımdan hani bir şeyler görebiliyorum ama getirilen ailelerin sosyoekonomik düzeyi çok kötü, eğitim seviyeleri de çok çok yüksek değil yani oradaki ailelerde, o çocukta ne kadar ilerleme oluyor, o çocuk bu işten ne kadar faydalanıyor, onu da tespit etmek aslında çok önemli. İşte, bunun için çocuk psikiyatristi sayısının bir kere artırılması lazım, her ilde mutlaka 3-4 tane olması lazım. Yani bir dâhiliyeci 6-7 tane varsa Kırşehir'de çocuk psikiyatristi de en az onun kadar olması lazım çünkü çocukların teşhisini koymak çok daha zor. Yani bir dâhiliye hastasının teşhisini bir şekilde koyuyorsun, laboratuvarına bakıyorsun, hastayı dinliyorsun, anamnezini alıyorsun ama çocuk sana onu vermiyor. Hatta biz bunda sıkıntı bile yaşadık yani 2 tane çocuk psikiyatristine götürdük, "Çocukta bir şey yok." dediler. Niye? Çünkü çocuk derdini anlatamıyor, bizim anlatmamızla kalıyor. Biz de tabii, aile olarak biraz da psikolojik olarak çocuğumuza yakıştıramıyoruz, ne diyoruz, diyoruz ki: "Mümkün değil öyle bir şey olması." Ama teşhis konulduktan sonra diyorsun ki: "Varmış." Ama o kadar çok ailede tanı atlandığına ben inanıyorum çünkü bunu ben bir uzman olarak yaşıyorsam diğer insanlar çok daha fazlasını yaşıyor. Onun için bence aile hekimlerine...

Tamam, tarama yapılsın, yaptırılsın, aile hekimlerinin yaptığı tarama ve teşhis yani ön tanı koymaları bence çok yetersiz. Bu konuda da yeterince bilgi sahibi olmadıklarını düşünüyorum. İstediğiniz kadar aile hekimlerine sorun, o konuda hiç teşhis koymuşlar mı? Bir, bence onun anketini yapmak lazım ya da hastaneye kaç tane vaka göndermişler ve kaç tanesine rapor çıkarılmış, bunları bir sormak lazım. Bence çok yetersiz, aile hekimlerine çoğu şeyi bırakmamak lazım, bence ön tanıyı da aile hekimlerine bırakmamak lazım çünkü aile hekimlerine giden hastaların büyük bir kısmı ilaç yazdırmaya gidiyor, bir kısmı sevk yaptırmaya gidiyor yani bence maalesef o duruma gelmiş. Bu sistemin bir irdelenmesi lazım doğru tanı istiyorsanız, doğru tedavi istiyorsanız, çocuklar belli bir seviyeye gelsin istiyorsanız bunu mutlaka yapmak lazım çünkü aile hekimliği bence Türkiye'ye oturmadı, bu sistem oturmadı.

Tabii ki, çok büyük sorunları var, çok büyük sıkıntıları var ama biz de istiyoruz ki çocuklarımıza düzgün tanılar konsun, yanlış tanı konmasın, atlanmasın, o zincir çok güzel bir şekilde oluşturulsun. Oluşturulurken de bu aile hekimlerinin bence çok iyi bir eğitimden geçirilmesi lazım. Az önce Vekil arkadaşımın söylediği gibi, bunların bir sınavdan da geçirilmesi lazım. Hani, tanı koyabiliyor mu, işin farkında mı, o kapasiteye sahip mi ya da sertifika mı verilir, bilmiyorum ama o kapasiteye sahip olması gerektiğini düşünüyorum.