KOMİSYON KONUŞMASI

SUAT ÖZCAN (Muğla) - Evet, yetmiş iki ay üzerinde konuşuldu ama net olarak da niçin altmış dokuz, niçin altmış altı, yetmiş iki ay pek ifade edilmedi. Benim altını çizmek istediğim şey şudur: Yetmiş iki ay ülkemizin eğitim sisteminin bir deneyimi sonucu ortaya konmuş bir süredir. Çocuğunun gelişiminin biyolojik olarak, duygusal olarak, bilişsel olarak motor becerilerinin, el koordinasyonunun, el ve beyin koordinasyonunun o yaşlara denk gelmesidir; bir.

İkincisi: Yine, çocuğun konuşma becerilerinin o yaşta gelişmiş olmasıdır. Yani beş yaşındaki çocuğun diş yapısı gelişmemiştir, ne söylediği tam anlaşılamaz; bu da çocukta, öğretmende ve ailesinde olumsuz bir etki yaratabilir. Ben de yedi, sekiz sene 1'inci sınıfı okutmuşumdur, onu da söyleyeyim. Yaşı küçük olan çocuklar diğer çocuklar arasında biraz basık kalıyor; bu, öğretmeni de etkiliyor, aileyi de etkiliyor ve hatta size bir örnek vereyim. Şimdi, hepimiz kalem tutmayı şöyle bir göstersek çoğumuz hatalı kalem tutarız. O yaşın, 1'inci sınıfın getirdiği bir sonuçtur bu. Yazı yazmayı çok da sevmez çocuklar, o sıkıntıyı yaşayan çocuklar özellikle ve ben yine buna bağlı olarak yorumlama, matematikteki, fen bilimlerindeki lise, üniversitedeki ortalamaların düşüklüğünü ve bunu destekleyen PISA, uluslararası istatistiklerin bu anlamdaki sıralamadaki yerimizin yine okuma-yazma, okula kaydolduktan sonraki ilk senede çocuğun okuma-yazma ile karşı karşıya kalmasına bağlıyorum. Yani yazmayı gerçekleştirmesi lazım, okumayı da öğrenmesi lazım. İşte, o nedenle o yetmiş iki ay çok önemli görülebilir, görülmelidir de. Paydaşlardan bunun en önemli tanıkları, yaşayanı öğretmenlerdir. Özellikle, son iki üç yıldır 1'inci sınıfı okutan zümre öğretmenlerinden görüş alınmalıdır bu konuda yani verilen kararın isabetli olup olmadığı, sonuçlarının ne kadar ülkemiz geleceğine, çocuklarına yararlı olup olmadığını bu pencereden de bakmamız gerekiyor. Onun için, yetmiş iki ay öyle tesadüfü, uydurulmuş bir ay değildir. Türk eğitim sisteminin bir deneyimi sonucu olarak ortaya konmuştur diyorum.

Teşekkür ediyorum.