KOMİSYON KONUŞMASI

METİN İLHAN (Kırşehir) - Öncelikle sunumlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum ama az önce Çetin Bey'in söylediği gibi, sanki böyle sunumlar biraz ayrıntılı değil. Çünkü şöyle: YÖK ve ÖSYM'nin sunumlarında, daha çok bizim konumuz otizm ve Down sendromuyla ilgili olduğu için, bu çocuklar nerede, bu çocukların eğitimi için neler yapılıyor, hangi branşlarda öğretmen alınıyor, hangi branşlarda kaç tane öğretmen alınıyor, kontenjanları nedir? Bunların daha çok ön plana çıkarılması bence gerekmekte.

Bir de, Millî Eğitim Bakanlığının... Öğretmen yetiştirme ve geliştirme deniyor ama siz hangi öğretmenleri yetiştiriyorsunuz? Yani bu özel eğitim merkezlerine biz çocuklarımızı götürdüğümüzde öğretmen sayısının çok yetersiz olduğunu, bu öğretmenlerin bu çocuklara sayı olarak yeterli olmadığını, atanamayan bir sürü öğretmen varken bu öğretmenlerin niye Millî Eğitim Bakanlığına alınmadığı gibi şeyler söylüyorlar bize.

Diyorsunuz ki tüm Türkiye'de çok az sayıda dil terapisti var. Bunlar niye yetiştirilmiyor? Dil terapisti için biz çocuğumuza merkez aramak zorunda kalıyoruz. Gittiğimiz merkezlerde "Bir öğretmenimiz var, öğrenciniz için haftada bir saat ayırabiliriz." Neden bir saat haftada? Ya da başka merkezleri niçin arıyoruz biz? Biz bunların çözümünü istiyoruz. Bu sorunların çözümünü istiyoruz.

Bir de, bu otizmli çocuklar, Down sendromlu çocuklar için Millî Eğitim Bakanlığı takip ediyor mu, bu çocukların istihdamı ne oluyor, bu çocuklar sonuçta ne oluyor? Geçen gün biz rehabilitasyon merkezine çocuğumuzu götürdüğümüzde otizmli bir çocuk üniversite sınavına girecekti. Aile üzülüyor. Niye? Çünkü "Çocuk mezun oldu." diyor. "Mezun olduktan sonra biz bu çocuğu ne yapacağız, nereye göndereceğiz? Bu çocuk ileride ne olacak? Nasıl bir yaşantısı olacak?" Baba yaşlı, anne yaşlı. "Bizden sonra bu çocuğun istihdamı için, bu çocuğun yaşam güvencesi için ne yapılabilir?" gibi sorular soruyorlar bize. Yani sizler ne yapıyorsunuz bunlar için? Bu çocuklar, otizmli çocuklar okulu bitirdi, sonrasında ne oluyor bu çocuklar, hangi alanlara yönlendiriliyor, hangi alanlarda bu çocuklar iş alanı buluyor ya da hayatlarını idame ettiriyor? Bunun için bir çaba sarf ediyor musunuz? Biz özellikle bunları istiyoruz.

Bir de, ben çocuğumu birkaç tane rehabilitasyon merkezine götürdüm. Rehabilitasyon merkezleri birbirinden çok çok farklı. Yani bazı bölümler rehabilitasyon merkezlerinin bazılarında var, diğerlerinde yok. Şimdi, Ankara merkezinde, başkentte böyle bir durum varsa diğer şehirleri ben düşünemiyorum. Yani bir tarafta ergoterapiden hiç bahsedilmiyor. Bize gittiğimiz merkezde ergoterapinin ne kadar önemli olduğunu, bu çocuğun mutlaka alması gerektiğini yani tamamlayıcı bir eğitim olduğunu söylüyorlar. Siz bu denetimi yaparken merkezlerdeki bu sorunları nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz ya da neler yapıyorsunuz? Bunlardan hiç bahsetmediniz.

"Öğretmen yetiştirme, geliştirme." diyorsunuz. Hangi öğretmenleri yetiştirdiniz? Özellikle bunları istiyoruz. Yani rehabilitasyon merkezlerine yetiştirip siz nasıl gönderiyorsunuz, hangi koşullara göre gönderiyorsunuz, oradaki öğretmen ne kadar maaş alıyor, Millî Eğitimdeki öğretmen ne kadar maaş alıyor? Çünkü biz çocuğumuzu götürdüğümüzde bir hafta bir öğretmeni görüyoruz, öbür hafta diyorlar ki: "Öğretmenin ataması oldu." Ya da bir hafta götürüyoruz, üç hafta sonra bakıyorsunuz ki "Öğretmeniniz değişti." diyorlar. Niye? Çünkü öğretmen rehabilitasyon merkezine ya uyum sağlayamıyor ya sorunlar çok fazla ya ders sayısı çok fazla, öğretmen o yoğunluğa ayak uyduramıyor. Biz, Millî Eğitim Bakanlığının bu konuda çok ciddi adımlarını istiyoruz. Millî Eğitim Bakanlığı bize somut adımlar göstersin. Ben bu sunumlarda çok fazla bir şey göremedim açıkçası sizi de kırmak istemem ama. Bize daha somut şeyler söyleyin, daha somut şeyler görelim. Çünkü biz aileler, rehabilitasyon merkezine gelen aileler istiyorlar ki çocuklar belli bir seviyeye gelsin. Yalan yanlış birtakım şeylerle ya da "mış" gibi, yapmış olmak için...

Sonuçta yani Millî Eğitim Bakanlığı büyük bir bütçe ayırıyor bu merkezlere. Bu bütçeyi siz ayırdığınız zaman bakıyorsunuz bir sürü insan Ankara'ya gelmeye çalışıyor. Uçakla gelmeye çalışıyor, bir sürü parayı da cebinden harcıyor bu aileler. Evlerini satanlar, arabalarını satanlar varken bu merkezlerin çok ciddi olması lazım. Bu ciddiyeti kesinlikle elden bırakmaması lazım çünkü bu çocukların yaşamı bizim için çok değerli, çok önemli olmalı, siyasetüstü bir şey olmalı. Onun için, ben elinizden geleni yapmanızı istiyorum çünkü aileler de bunu çok istiyor.

Teşekkür ediyorum.