KOMİSYON KONUŞMASI

LALE KARABIYIK (Bursa) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli Komisyon üyeleri, değerli basın mensupları; şimdi, durum değerlemesini yapacağım ama durum değerlemesinden kalkınma planına kadar ya da ekonomiyi her koşulda bütün bürokratlarınızın ve bütün bakanlarınızın değerlendirdiği ölçüde en temel bir sorun olduğunu düşünüyorum şu anda söyleyeceğim ifadenin. Bu da şu ki: Maalesef başarısızlıkları kabul etmiyorsunuz çünkü çözüm üretebilmenin temeli önce hatayı, yanlışı, başarısızlığı kabul edebilmektir; hatta kalkınma planının vizyonu bile böyle yani şu anda kalkınma planı konumuz değil ama oradan bile başladığınız zaman bakıyorsunuz vizyona, "Daha iyi kişi başına gelir, daha iyi büyüme, daha iyi şu..." yani her şey çok iyi, şimdi daha iyisi yapılacak mantığına dayanan bir vizyon oluşturuyorsunuz ki bu son derece yanlış. Yani gerçekleri öncelikle kabul etmek durumundayız.

Bugün ekonomide büyüme yavaşladığı için ve bakıyorsunuz, durağan noktasına geldiği için cari açıkta bir küçülme var ama bunu bir başarı olarak, bir övgü olarak sunabiliyorsunuz, bunu alkışlayabiliyorsunuz. Oysa bu bir küçülmeden, daralmadan meydana gelen bir veri olmasaydı, keşke öyle olmasaydı da keşke ithal ikamesinden olsaydı da biz de alkışlasaydık; gerçek bir büyümeden, gerçek bir ihracat anlayışından kaynaklanabilseydi. Sanayide üretim düşüyor, kapasite kullanım oranları düşüyor, bir miktar yükseldiğinde... Aslında biliyor musunuz ki onun içerisinde kapanan firmalar devre dışı kaldığı için, o hesaplama içerisinden çıktığı için bazı rakamlar oynuyor? Aslında enflasyonda biraz düşme olduğunda biliyor musunuz ki yöntemler değiştirilip fiyat alınan yerler farklılaştırıldığında fiyatların geri geldiğini? Yani bu gerçekleri aslında biraz kabul etmek lazım ve "mış" gibi yapmamak gerekiyor diye düşünüyorum. Bugün mutfağın enflasyonu yüzde 32'lerde ve vatandaşa yansıyan enflasyon gerçek TÜFE'nin içerisinde maalesef yok.

Şimdi, Anayasa maddelerini kale almıyorsunuz yani yıllardır -üç buçuk sene Komisyonda geçirdim- şunu görüyorum ki: Anayasa maddeleri ihlal ediliyor yani Anayasa'ya aykırı olabilen Cumhurbaşkanının yapamayacağı bir görev, bir yetki de verilebiliyor. Yine, şunu görüyorum ki: Bir torba yasa zengini olduk, bol bol torba yasa getiriyoruz, hiçbirinde bir etkinlik analizi görmüyoruz. Defalarca burada söylüyoruz, hadi bir kere söyledik, iki kere ama üçüncüsünde belki de etkinlik analizi hazır getirilir diye düşündüm üç buçuk sene ama hiçbir zaman getirilmedi. Yani neyi niçin yapıyoruz, neden ne sağlayacağız, önceki uygulamasında ne kadar başarılı olduk, bunu neden yeniden getirdik; bunların açıklamasını hiçbir zaman göremedik maalesef.

Yine, bazı yapılan çözüm tedbirlerinde veya yapılan uygulamalarda bir samimiyetsizlik ifadesi görüyorum mesela işsizlikte de olduğu gibi, 15 tane teşvik paketi yapıldı 2004 yılından bu yana ama bir sonuç alınamadığı gibi yani "mış" gibi yapılan yöntemler var. Ekonomi programlarının torbalarla getirilen teşvikleri desteklemediği için, eş değerinde hareket etmediği ya da eksik kaldığı için işe yaramadığını görüyoruz, sadece bütçeye yük getirdiğini görüyoruz ve bu yükün de tolere edilmesi için yeni vergiler getirildiğini ve bu vergilerin de bürokratlarınıza "Bu açığı kapatmak için nerelerden -hadi bir çalışın bakalım- vergi getiririz?" mantığıyla getirildiğini -gazozuna kadar- görüyoruz. Yani bunlar-diğer arkadaşlarımın da ifade ettiği gibi- çözüm yöntemi değil, yaraya pansuman bile değil aslında, bunları üzülerek belirtmek isterim.

Şimdi, yeni kaynaklar bulmak için bütçe açığını kapatacak ve elinizde hazır para olacak musluklar arayışı içerisindesiniz; birinci fon, ikinci fon, şu fonu, bu fonu, hepsini hazineye devretmek mantığıyla. Selin Hanım da ifade etti, o konuya şöyle de değinmek isterim aslında: Yani mevcut durumda zaten gelinen nokta belli, bütçe açığı hedefiniz şu anda 80,6 milyar liraydı yani gayrisafi yurt içi hasılanın 1,8'i kadar. Sanırım amacınız bunun yüzde 1'ini silmek ve yüzde 0,8'e kadar indirmek çünkü o zaman 40 ya da 46 milyar liralık bir yedek akçe aktarımıyla hazineye ancak bu yüzde 1 oranını silebiliyorsunuz. Amaç sanırım bu yani biraz verileri makyajlamak.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen tamamlayabilir misiniz.

LALE KARABIYIK (Bursa) - Teşekkür ediyorum.

Şimdi, açığın artması sebeplerine de değinmişti Selin Hanım, orada da şunu söylemek isterim: Şimdi, faiz giderleriniz 47,6 oranında yükselmiş, faiz dışı harcamalar da beş ayda yüzde 26,3 yükselmiş -ki bunların çoğu seçim harcaması zaten, bunu da çok iyi biliyoruz- yani bütçe beş ayda 20,1 milyar lira açık vermiş ve bunun yöntemi olarak da başka yöntemlere başvurmayı tercih ediyorsunuz, birtakım olmaz yollara girmeye çalışıyorsunuz.

Şimdi, Anayasa'ya aykırı olacak şekilde ya da Vergi Kayıt Sistemi'ndeki düzeni bozacak uygulamalar da yapıyorsunuz örneğin madde 1'de olduğu gibi yani götürü usul hasılat esaslı kazanç sistemi, böyle bir uygulama gelir vergisi mantığına ters ve gerçek usulde vergiyi tahsil edemediğinizin de bir işareti. Yani bu da bir kabullenme aynı zamanda, yine, Cumhurbaşkanına yetki verilmesi konusu da öyle.

Aslında çok daha konu var ama onları da -madem sürem doldu- maddelerde ayrıntıyla değerlendireceğim efendim.

Teşekkür ediyorum.