| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Türkiye Varlık Fonu ve Türkiye Varlık Fonu Bünyesinde Kurulan Alt Fonların Mali Tabloları ve Faaliyetleri Hakkındaki Denetim ve İnceleme Raporlarının Sunulduğuna Dair Başbakanlık Tezkeresi (3/43) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 16 .10.2019 |
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, değerli üyeler; her şeyden önce Türkiye Varlık Fonu Sayın Genel Müdürüne teşekkür ediyorum. Çok derli toplu, Fon'la ilgili algıları ve zihindeki tereddütleri açıklığa kavuşturacak bir sunum yaptılar. Başlangıçta verdikleri bilgiler de önemliydi. Daha sonra denetim raporuna ilişkin verdiğiniz bilgiler de sistematik, anlaşılır hâle sokulmuş bilgilerdi. Benim bu Komisyonun üyesi olduğumdan beri, yani 2018 Haziranından bugüne kadar idareden, Hükûmetten kim geldi oturduysa buraya, konuları anlaşılmaz hâle getirmek, şeffaflıktan uzak durmak, istenilen bilgileri gizlemek, hiç cevap vermemek gibi bir huyu âdet edinmişlerdi. İlk defa çok açık, kendisinden emin, rahat bir sunuş yapan biriyle karşılaştım. Onun için özellikle teşekkür ediyorum. Bundan sonra da iktidar milletvekillerimizin desteğiyle her gelenin böyle şeffaf olmaya gayret etmesini özendirelim. Hem sizin için faydalıdır hem de bizim için faydalı olur diye düşünüyorum.
Şimdi, tabii, Türkiye Varlık Fonu'yla ilgili olarak her ne kadar şimdi denetim raporları 2016-2017 de dese ben tarihlere bakıyorum, bir kere ana sözleşmenin yayınlanma tarihi 2016'nın Aralık ayının ta sonlarına rastlıyor. Hatta iç tüzüğü 2017'nin Ocak ayında yürürlüğe giriyor. Dolayısıyla 2016'yla ilgili çok fazla bir faaliyetin olduğunu zannetmiyorum. 2017 faaliyetlerinin de çok ağırlıklı Varlık Fonu algısının cesametinde olmadığını görüyorum. Yani çok fazla üzerinde böyle eleştirel bir yaklaşım tarzı göstermeye gerek yok. Belki 2018 raporlarını biraz daha fazla irdeleyebiliriz diye düşünüyorum. Ancak küçük iki noktaya değinmek istiyorum.
Birincisi: Yapılan ilk önemli faaliyetlerden veya en azından Fon'daki varlıkların değerini artırmak maksadıyla yapılan faaliyetler içerisinde Milli Piyangonun -ben "özelleştirme" diyeceğim kavram değişikliği yapmadan- özelleştirilmesiyle ilgili duruma değindiniz. Bir rakam dikkatimi çekti. 2018 yılı sonu hasılatını -yani bu özelleştirme öncesi hasılatını ifade ediyor- 3,4 milyar Türk lirası olarak verdiniz ama bu yeni modelle, hizmet alım ihalesiyle birlikte 2021 yılında asgari hasılat taahhüdünün 9,3 milyar TL olacağından bahsettiniz, tabii giderler de düşüyor. Ama bu asgari hasılatın 3 kat artacak olması aklıma farklı bir şey getirdi yani millî kumarı mı teşvik edeceğiz? Hasılat nasıl artar? Yani bir hasılatın artması için millî piyangonun talebinin, piyasasının 3 katına çıkması lazım. Piyasada piyangoya korkunç bir yönelişin teşvik edileceği, kumar alışkanlığının artacağı gibi bir izlenim edindim ve merak ettim; "Bu Milli Piyangonun durumu Sayın Cumhurbaşkanına sunulmuştur, bu bilgiler verilirken hiç müdahale etmedi mi acaba?" diye merak ediyorum, birincisi bu.
GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Sigarayı artırmaya çalışmak gibi bir şey bu yani.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - İkincisi: 2018 yılı denetimle ilgili raporun herhâlde 2019 Kasım ayında biteceğinden bahsetti Sayın Genel Müdürümüz. Bu, yasadaki sınırlamaya aykırı biliyorsunuz, yasadaki sınır aşılmış oluyor. Bu konuda, denetim raporunun gecikmiş olmasının nedeni nedir acaba yani bu işler zor mu veriliyor? Yani buradan çözümlemek istediğim nokta şudur: Bütün yetkiler Sayın Cumhurbaşkanında toplandığı için yönetimin merkezîleşmesi... Zaman zaman bir imzayı almak için bile aylar beklemek zorunda kalacağınız gibi bir izlenim var bende tüm birimler itibarıyla. Bu sistem değişikliğinin işlerin yavaş yürümesine neden olup olmadığını çözümlemek istiyorum, onun için soruyorum.
Bu kadar söyleyeceklerim.