| Komisyon Adı | : | (10 / 184, 185, 281, 403, 585, 604, 734, 914, 915, 917, 920, 921) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği Genel Sekreteri Dr. Ümit Osman Dereli'nin, ilaç endüstrisi perspektifinden nadir hastalıklar, Türkiye'de yetim ilaçlarla ilgili karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 23 .10.2019 |
MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu) - Teşekkür ediyorum sunum için.
Öncelikle "Konuyu derleyip toparlayalım, dağılmasın." diyoruz, tabii ki sağlığın tamamını burada çözmeyeceğiz ama birbirinden ayırmak da çok zor, hakikaten zor yani ayırmaya çalışsak da çok zor. Şimdi, şöyle düşünün: Burada, araştırmacı ilaç... Ben onun ne demek istediğini biliyorum, belli bir grup firma bu işin ta temelinden beri büyük harcamalar da yapıyorlar ve genellikle de moleküler düzeyden başlayarak sahada olanlar aslında esas kısmını götürüyorlar. Fakat daha sonra... Herhâlde bir muadil ilaç uygulaması vardı, bundan da çok dertliydiler bir ara. Mesela etken oran miktarından dolayı çok daha az etken madde koyup aslında hem hasta tarafından sıkıntılı hem de bu araştırmacı ilaç firmaları tarafından sıkıntılı bir durum oluşuyor çünkü...
İLAÇ ENDÜSTRİSİ İŞVERENLER SENDİKASI GENEL SEKRETER YARDIMCISI HALİL TUNÇ KÖKSAL - Böyle bir şey olmaz Sayın Vekilim.
MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu) - Müsaade edin, milletvekilleri olarak biz de konuşma hakkına sahip olabilelim.
Şimdi, ben bizzat yaşadığımı söyleyeyim. Muadil ilaç olduğu için kendi klinik tecrübemle etkinliğinin az olduğunu fark ettiğim bir ilaç için "Bunun orijinalini alın." diye bir hastayı yönlendirdiğim için valilikten soruşturma geçirmiş bir hekimim. Yani valiliğe Sağlık Bakanlığının -Sayın Bakanım da belki bilir- bununla ilgili yazısı bende var, görmek isteyene verebilirim. Yani "Muadil ilacı alma, bunu al." şeklindeki hekim yönlendirmesi suç unsuru hâline getirildi. Şimdi biz bunu konuşmazsak veya işte araştırmacı ilaç firması... Şimdi ismini söylemekten imtina etmeyeceğim çünkü rakibi yok hani tek molekül olduğu için. Oneptus, biliyorsunuz bunu, kalp yetmezliğinde kullanılan bir molekül bu ve oldukça da faydalı olduğu bütün kardiyologlar tarafından biliniyor. Şimdi hangi firmanın olduğunu da bilmem, sonuçta bunu bir uluslararası firma üretiyor. Şimdi, bunun faydası çok belirli yani yatış sürelerini azaltıyor, yüzde 30 faydası var -oran olarak söyleyeyim- yaşam süresini uzatıyor. Şimdi bunu üreten firma... "Geri ödeme" diyorsunuz ya, alakalı değil diyoruz ya, şimdi geri ödemesi yapılmayınca o zaman işte yapılan o öndeki bir sürü harcama karşılığını görmüyor. Dolayısıyla bunun ödenebilir olması da burada konuşmamız gereken bir şey hâline geliyor. Tabii ki az tutalım ama bölme şansınız yok. Veya çocuktan bahsedildi biraz önce. Arkadaşlar, bu ülkede çocuk hekimi D vitamini isteyemiyor, ödemiyor devlet. D vitamini isterse şu anda SGK'de geri ödemede yok, ben söyleyeyim size. D vitamini istemeden D vitamini nasıl yazacak? Çocukta raşitizm -"rickets"-olacak, bu var. Ben dâhilîye uzmanıyım, ben kolesterol aşılarının bir kısmını yazamıyorum. Burada aklı başında her hekim ve eczacı bilir ki kolesterol dâhilîye konusudur, kardiyoloğun konusu değildir esasen baktığınızda. Buradaki sistem... Başka da söyleyeyim, adı "neurontin", "gabapentin" var içinde; adı "neuro" diye başlıyor, nöroloji uzmanının ilacıdır, bunu hepimiz biliyoruz ama nöroloji uzmanı yazamıyor, fizik tedavi uzmanı yazıyor. Enfeksiyon hastalıkları uzmanı olmuş, ihtisas yapmak için tekrar üniversiteye girmiş. İhtisas yaparken asistan durumuna düştüğü için aslında kendisinden daha aşağıda olan enfeksiyon hastalıkları uzmanına hâlâ ilaç yazdırmak zorunda amiri pozisyonunda. Böyle garabetler var bu ülkede. Dolayısıyla bizim bunları konuşmadan burayı konuşma şansımız azalıyor. İşte, bunları o yüzden belki Fazıl Bey konuşmak istiyor.
Şimdi, ben mesela böyle bir giriş yaptıktan sonra bir şey sormak istiyorum. Siz özellikle muadil ilaç uygulamasından sonra veya bu ilaç geri ödemeleriyle ilgili yaşanan sıkıntılardan sonra -benim bildiğim bir konu, soruyorum, vardır diye iddia etmiyorum, ben kamuoyundaki şeyleri söylüyorum- özellikle büyük firmaların bu ilaçların hani kamuoyunda bulunmasının zor olduğuna ve Türkiye piyasasından çekildiklerine dair böyle bir bilgim var. Bu konuda sizin değerlendirmeniz veya bilginiz nedir?
İkincisi de biraz önce bahsettiniz, moleküler düzeyden başlıyorsunuz, belli bir aşamaya geliyor, sonra faz çalışmalarına başlıyorsunuz, klinikte uyguluyorsunuz ve dediğiniz gibi, belki 500 tane molekül deniyorsunuz ama 3'ü, 5'i ilaç oluyor, birçoğu da boşa bir finansman gideri oluyor. Tabii, bunları da böyle, dediğiniz gibi, bu yatırımı yapmadan önce o ülkede belki iş birliği yaparak, daha geniş taban bularak ve uzun vadeli projeksiyonlar yaparak yapıyorsunuz. Dolayısıyla Türkiye gibi böyle hani geri ödemenin veya sağlık sisteminin "labil" olduğu... Niye bunu söylüyorum? Çünkü mesela adam sağlık kuruluşu açıyor ama önünü göremiyor geri ödemeyle ilgili, bunun yanına ek bina yapacak, branş ekleyecek veya cihaz alacak ama alamıyor; arkadaşlarımızdan biliyoruz. Bunun gibi, sizler de tabii ilaç sektörü olarak bunları hissediyor olabilirsiniz. Mesela, bu özellikle geri ödeme konularındaki sıkıntılar, muadil ilaç uygulamaları ve bunun gibi nedenlerle eskiye göre tamamen çekilmese de Türkiye piyasasından ilaçlarını çeken firmalar var mı veya tamamen çekilen firmalar var mı?
Teşekkür ederim.