KOMİSYON KONUŞMASI

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, sivil toplum kuruluşlarının, basının değerli mensupları, değerli bürokratlar; önümüzde bir paket var, kamuoyunda bu bir "vergi paketi" diye tartışılıyor ama bir vergi paketi olarak görülmesi de çok sağlıklı değil. Aslında bakarsanız, bu Hükûmet ekonomiyi yönetmeyi bilmiyor, yanlış yönetiyor ve yanlış yönettiği ekonomi bugün dibe vurmuş vaziyettedir. Ülkede büyük bir kriz var, bu krizin bir numaralı sorumlusu, ülkenin genel ekonomik gidişatını göremeyen, görmek istemeyen, gerekli tedbirleri vaktinde ve etkin bir biçimde alamayan bu mevcut Hükûmettir. Herkesin bir çıkış, bir kurtuluş aradığı bir ortamda böylesine dağınık, düzensiz, amacı karışık bir paketin Meclise gelmiş olması bile kamuoyunda ve krizden mağdur olan kişiler arasında bir umutsuzluk kaynağı olabilecek niteliktedir. Öncelikle, iktidarın piyasaya güven vermesi lazım, güven sağlaması lazım. Tüketicilere ve üreticilere güven vermeyen ekonomik karar birimlerinin güvensizlik hissetmesi ve Hükûmetin ciddi hiçbir önlem almaması, önlem diye sürdüğü paketlerin, konuşmaların işe yaramadığını görmesi krizi daha fazla derinleştirecek bir hadisedir. Bu paketler nasıl hazırlanıyor gerçekten merak ediyorum.

Ama öncelikle şunu belirtmek isterim ki: Şu yaşanan kriz bir borç krizidir, özellikle döviz borçlarından kaynaklanan bir krizdir ve bunun çözümüyle ilgili şu ana kadar Hükûmet ciddi hiçbir adım atmamıştır; aksine, sürekli derinleştirmektedir, sürekli kısa vadeli ötelemelerle gelecekte, önümüzdeki yıl tekrar bir dip yapma ihtimali olan bir süreci tetiklemektedir. Bakın, borçtan kaynaklanan bir krizle baş başayız. Bakıyoruz, Ocak 2019'da Hazinenin projeksiyonuna göre 2020 yılında 164 milyar iç borç ödemesi var ama daha sonra Eylül 2019'da bu projeksiyonu yeniledi, 2020 yılında çevrilecek 232 milyar Türk lirası iç borç var, 140 milyar da bütçe açığı var, Meclise gelen bütçe bunu gösteriyor. Hâlbuki yeni ekonomik programda bu 87 milyar olarak tahmin edilmişti. Yani bir türlü tahmin edemeyen, rakamları göremeyen, sürekli söylediği bir rakamı 2-3 katı fazlasıyla kamuoyunun önüne sergileyen bir Hükûmetten, bir iktidardan söz ediyorum. Diğer taraftan, dış borçlara bakıyoruz, 2020 yılında 16,1 milyar dolarlık dış borç anapara ve faiz ödemesi var, şu andaki kurun değişmediğini varsaysanız 5,80'den bu demektir ki 2020 yılında 93 milyar Türk lirası da dış borç anapara ve faiz ödemesi var. Yani 2020'de bu Hükûmetin çevirmesi gereken para miktarı 465 milyar liradır. Türkiye'nin dış borç stoku 1 trilyon 248 milyar olduğuna göre, yüzde 35'ten daha fazla bir miktarının önümüzdeki yılda döndürülmesi lazım. İç borç stokununsa yüzde 45'inin çevrilmesi lazım. Bunu nasıl yapacaksınız? Nasıl gerçekleştireceksiniz? Bununla ilgili bir tedbir var mı? Yok.

Her metinde, planda, bütçede veya Cumhurbaşkanının söylemlerinde. Hazine ve Maliye Bakanının ikide bir söylediği, vergi paketi, vergi reformu; sürekli insanların kafasını bu "vergi reformu" lafıyla ütülemek suretiyle ortaya bir gelir kaynağı çıkacağı gibi bir izlenim verdiler. Sonra, ortaya gelen pakete bakıyoruz, tamamen karışık, dağınık, hiçbir derde deva olamayacak ve üstelik her şeyi daha karışık hâle getirecek bir paket.

Bir kere, gelirler giderlere bağlıdır. Siz bütçeyi delik deşik hâle getirdikten sonra, ülkedeki bütün denetim mekanizmalarını tahrip ettikten sonra, kontrolsüz bir şekilde kamu harcamalarını artırdığınız sürece gelir reformu diye bir şey yapamazsınız. Gelirlere bakıyoruz, zaten gelirleri tahsil edemiyorsunuz. Tahsil edemediğiniz vergileri şimdi ne olacak da bu getirdiğiniz paketle tahsil edeceksiniz? Önce tahsilatı düzgün yapmayı öğreneceksiniz, düzgün bir vergi sistemi içerisinde tahsil mekanizmalarını geliştireceksiniz, piyasaya güven vereceksiniz, umut vereceksiniz; bu daralmadan bir çıkış olduğu izlenimini vereceksiniz; bunu veremiyorsunuz, vatandaş vergi ödemiyor, vergi tahsil edemiyorsunuz ve önümüze de rastgele bir paket getiriyorsunuz, bununla bir şey çözülecek intibası vermeye çalışıyorsunuz.

Sayın Demiröz'ü merak ediyorum, bunu nasıl hazırladı? Böyle, rastgele hazırlanmaz. Veya bürokrasinin eline verdiği metin rastgele buraya getiriliyorsa olmaz bu. Konu ciddidir, ekonomik sıkıntılar çok ciddidir ve çok ciddi çalışılması gereken bir konu bu. Herkes bakıyor ya "Vergi paketinde ne var?" diye. Ne var? Emekçiler şikâyetçi, yüksek gelir gruplarında olanlar da şikâyetçi; hiç kimse bu paketten memnun değil, hiç kimseyi tatmin etmiş değil. Hazineye sağlayacağı bir gelir de yoktur. Bomboş, boş, bizi niye oyalıyor bilmiyorum. Eğer bu konularda bir teklif hazırlamayı düşünüyorsanız önce Mecliste arkadaşlarınızla, Komisyon üyelerinizle tartışacaksınız, konuşacaksınız; sonra Hükûmetten, bürokrasiden gerekli bilgiyi alacaksınız; bu yetmez, piyasadan, sivil kuruluşlardan görüşlerini, düşüncelerini alacaksınız. Neler yapılması, nasıl maddeler düzenlenmesi gerektiğiyle ilgili geniş bir araştırmayla ortaya çıkaracağınız bir metni Hükûmetin de görüşünü almak üzere sunarsınız. Bunu da Ekonomik ve Sosyal Konseyde bir tartışmanız "Böyle bir paket hazırladım, bunu bir değerlendirseniz." demeniz lazım. Ama Hükûmet zaten Ekonomik ve Sosyal Konseyi toplamıyor ve siz rastgele, bir yerden sıkıştırılmış bir metni pakettir diye getiriyorsunuz. Olmaz; bu, Meclisin saygınlığına zarardır ve bu kriz ortamında vatandaşın Meclise duyduğu güveni tahrip ediyorsunuz.

Ne var burada? Vay efendim "Yeni şeyler var." diyor. Bir kere, bu bir vergi reform paketi değil, bu bir vergi paketi dahi değil, onu bile yakalayamamışsınız. "Olur mu efendim, dijital hizmet vergisi var, konaklama vergisi var, değerli konut vergisi var." diyeceksiniz, bunların hiçbiri yok burada.

VEDAT DEMİRÖZ (İstanbul) - Reform demedik.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - E, ne zaman yapacaksınız? Hiçbir kriz bu kadar uzun sürmedi, hiçbir kriz. Zaten on yedi senedir bir vergi reform paketi hazırlayamamış bir iktidarsınız. Böyle bir durum olmaz ya, ben hiç ömrümde duymadım, görmedim. Dünya değişiyor, dünyanın altı üstüne gelmiş, siz on yedi yıldır uyuyorsunuz, hiçbir vergi düzenlemeniz yok. Sonunda getirdiğiniz vergi düzenlemeleri de ya torba kanunlar içerisinde saçma sapan maddeler veya burada getirdiğiniz gibi, sanki hepsi vergiyle ilgiliymiş gibi darmadağınık bir metin.

Ben sizin yerinizde olsam bunu çekerim, tekrar dediğim usulle geniş bir araştırma yapar, üç ay sonra Meclise getiririm. Böylesi zayıf metinlerle gelmek Meclise de Komisyona da hakarettir, size de yazıktır Sayın Milletvekilim. Yasama faaliyeti çok ciddi bir iş.

Dijital hizmet vergisi... Kardeşim, buradan bir vergi beklemiyorsunuz zaten, uluslararası dijital hizmet sunan kuruluşlardan vergi alacağınızla ilgili hiçbir umudunuz yok zaten. Bu paket, doğrudan doğruya cambaza bak paketidir. Cambaza bak paketinde cambazın ilk gösterdiği, salladığı şey de burada bu. Tahsil edemeyeceğinize inandığınız için, maddelere bakıyorum, maddelerin arasına sıkıştırılmış ifadeler var: "Dijital hizmet sunan şirketlerden vergileri tahsil edilemediği takdirde bu verginin vergiye tabi işlemlere taraf olanlar tarafından ödenmesi..." diyor. Vergi mükellefiyeti ve vergi sorumluluğu birden bu hizmetlere Türkiye'de taraf olan Türk vatandaşlarına... Yani sonunda, yabancı, uluslararası dijital hizmet sunan şirketleri vergilendireceğim derken paketin içerisine koyduğunuz maddeyle biz aslında bizim vatandaşın gırtlağına çökeceğiz demek istiyorsunuz. Açıklaması bu. Bu kadar da değil, hemen arkasına bir madde daha sıkıştırmışsınız, bakın: Dijital hizmet vergisi...

VEDAT DEMİRÖZ (İstanbul) - Yapmayın Allah aşkına ya.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Arkasına bir madde daha sıkıştırmışsınız. Bakın, dijital hizmet vergisi. Diyor ki...

EMİNE GÜLİZAR EMECAN (İstanbul) - Hizmeti kime sunuyor?

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Bir dakika...

Bakın, bu daha önemli. Ayrıca diyorsunuz ki: "Ayrıca uluslararası şirketlerden vergi alınamadığı takdirde Hükûmet nihai olarak bu hizmetlere erişimi engelleyecektir." Asıl amacınız bu zaten, vergi almak değil. Bu bir vergi maddesi değil, bir vergi düzenlemesi değil bu. Asıl amacınız, önce vatandaşın gırtlağına çökeceksiniz "Şu yabancıların vergisini bir ödeyin bakayım." diye, o da ödemeyecek, hemen dijital hizmetlerin erişimini engelleyeceksiniz. Niye? Bütün yazılı, görsel medyayı gasbettiniz, ele geçirdiniz, vatandaşın doğru bilgilenme hakkını gasbettiniz, sosyal medyadan memnun değilsiniz, rahatsızsınız; bu sefer sosyal medyayı da susturacaksınız. Bu "dijital vergi" dediğiniz düzenleme doğrudan doğruya sosyal medyayı tasfiye etme düzenlemesidir.

VEDAT DEMİRÖZ (İstanbul) - Bununla onun ne ilgisi var? Okumamışsınız Sayın Vekil, lütfen okuyun ya.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Göreceğiz.

Wikipedia, üç senedir kapatmışsınız kardeşim. Ne vardı Wikipedia'da? 2 tane madde varmış rahatsız oldukları. O 2 maddeye erişimi engelleyin, bütün hepsini niye kapatıyorsunuz?

Bilmem, konaklama vergisi, hatta değerli konut vergisi... Kardeşim, bunlar merkezî yönetimin vergileri olamaz. Bu vergiler doğrudan doğruya yerel yönetimlerin alacağı vergilerdir. Konutlarla ilgili imardı vesaireydi, bilmem, konutun ihtiyacı, bütün sorumluluk belediyelerde. Konaklama da öyle, Batı'da belediye vergisidir, yerel yönetimlerin tahsil ettiği vergidir. Bunu merkezî hükûmetin vergisi diye buraya nasıl getiriyorsunuz? Burada korkunç bir çelişki var.

VEDAT DEMİRÖZ (İstanbul) - Vergi alınmasına karşı değilsiniz de verginin gideceği yere karşısınız

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Korkunç bir çelişki var.

Bir de diyor ki: "Değerli konut -bilmem- Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü değer tespit edecek..." Ya, kardeşim, bir taraftan değerli konuttan emlak vergisi alacaksınız, matrahı başka; bir taraftan Tapu Kadastro yeni bir değer tespit edecek, aynı gayrimenkul üzerindeki değerli konut vergisi matrahı başka. Aynı konu üzerinde matrah farklı olur mu ya? Böyle bir şey olmaz. Bir sistematik yok, bir düzen yok, bir uyuşma yok. Sonra da "Bütün yargı yolu kapalıdır." diye kanun yazıyor yani yargıyla dahi itiraz edemiyorsun "İtiraz hakkın yoktur, ben ne dersem o olacak." Anayasa diyor ki: "İdarenin her türlü eylem ve işlemi yargı yoluna açıktır." Sayın Demiröz de diyor ki: "Ben bir vergi teklifi getiririm, arkadaşlarım beni destekler "full" oy verirler. 'Anayasa'ya aykırı olarak yargı yolu kapalıdır.' derim, bütün arkadaşlar da gözü yumuk el kaldırır." Böyle bir düzenleme olur mu ya? Olmaz.

Sonra, bu paket, bakın, yüksek gelir gruplarını, uluslararası şirketleri vergilendiren bir paket değildir. Bu paket emekçilerin vergi yükünü artıran, düşük gelir gruplarının vergilerini artıran bir pakettir. Niye? Bakın, şu maddedeki komikliğe bakın gerçekten: Bir işveren çalışan işçilerine taşıma hizmeti sunuyor, "Bunun günlük 10 lirasından fazlasını matrahına, ücretine eklerim ve vergilendiririm." diyor.

VEDAT DEMİRÖZ (İstanbul) - Taşıma hizmeti sunmuyor, taşıma hizmeti sunanlar tamamen vergi dışı. Kendisi kart...

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Fark etmez. İşçisini taşıttıranın işçisine taşınması için yaptığı maliyeti ücrete ekleyip vergiliyor musun? Bu dolaylı olarak ücretlinin vergilenmesi demektir.

VEDAT DEMİRÖZ (İstanbul) - Onunla onun hiç ilgisi yok.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ücretliye ilave vergi getiriyorsun.

Bu kadar da değil, bakın arkadaşlar, bu vergi tarifesi var ya, doğrudan doğruya buradaki düzenleme, gelir vergisi tarifesi asgari ücretlilerin ve dar gelirlilerin vergi yükünü artırmaya yönelik bir düzenlemedir. Siz vergi tarifesinde bir beşinci dilim yapıyorsunuz -ortaya bir beşinci dilim çıkarmışsınız- niye ilk tarifeye dokunmadınız? Daha önceki tarifede de birinci dilim 18 bin liraya kadar yüzde 15 vergilendirilirdi, niye o devam ediyor kardeşim? Asgari ücret artıyor, enflasyon yüksek düzeyde seyrediyor, ücretlilerin, dar gelirlilerin ücretleri artıyor. Siz önceki senelerin 18 bin lirasına uyguladığınız yüzde 15'i uyguladığınız takdirde olmaz.

VEDAT DEMİRÖZ (İstanbul) - Değerlemeye göre artıyor, yılbaşında artacak.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Asgari ücret yıllık kaç lira biliyor musunuz Sayın Milletvekilim? Asgari ücret yıllık ne kadar biliyor musunuz? 24 bin liradan fazla. Siz asgari ücretliyi bu sisteme göre...

VEDAT DEMİRÖZ (İstanbul) - 22...

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - "22" diyorsun, bak. Asgari ücretliyi birinci tarifeden de değil, ikinci tarifeden vergilendiriyorsun. Böyle bir mantık olur mu ya? Dünyanın hangi ülkesinde artan oranlı tarifede bir asgari ücretli ikinci tarife içerisinde vergilendirilir ya?

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Ama ona muafiyet geliyor.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ne muafiyeti gelmesi? Gelmiyor, yok öyle bir muafiyet.

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Dilimi fazla oluyor ya, yıl içerisinde artırıyorlar onu.

BÜLENT KUŞOĞLU (Ankara) - Hayır, hayır, bu sene için 27 bine çıkarılması lazım dilimin ki kurtulabilsin asgari ücretli.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Hayır canım, kurtulacak bir düzenleme yok, eski miktarı koymuş; 18 bin. Dolayısıyla, bu tarife şeyiniz, güya yüksek gelirlileri vergilendiriyormuş gibi göstererek beşinci dilim eklemeniz aslında birinci, ikinci dilimlerden vergilendirilen düşük ve sabit gelirlilere uyguladığınız ağırlaşan vergiyi kamufle etmek için yapılmış bir düzenlemedir. Olmaz böyle bir düzenleme.

Değerli arkadaşlar, peki, ne yapılmak isteniyor? Yapılmak istenen açık, kendileri de itiraf ettiler sayın milletvekili, bu paketten bir şey beklemiyorlarmış, 6-7 milyar lira bekliyorlarmış. Kardeşim, 6-7 milyar lira...

VEDAT DEMİRÖZ (İstanbul) - Öncelik vergi amaçlı değil dedim ben.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - "6-7 milyar bile etmez." dediniz. 6-7 milyar bile getirmeyecek bir düzenlemeyi 45 madde hâlinde buraya niye getiriyorsunuz? Vergi sistemini düzenleyen, düzelten, daha sağlıklı işlemesini sağlayan hiçbir maddeniz yok burada.

VEDAT DEMİRÖZ (İstanbul) - Vergi usullerini okudunuz mu?

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Hepsini okudum, hiçbir maddenizde düzenli bir şey yoktur. Rastgele önünüze vermişler, getirmiş Meclise teslim etmişsiniz. Olmaz. Bu paketin asıl amacı nedir? Bakın, asıl amacı belirgin. Asıl amaç, bu 40'ıncı madde. Ne diyor 40'ıncı madde? Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'da değişiklik yapıyor ve "5'inci maddede de düzenlenen net borç kullanımı tutarı 2019 yılı için -sırf 2019'la ilgili düzenleme yapıyor, geçici madde çünkü- 01/01/2019 tarihinden geçerli olmak üzere Bakan ve Cumhurbaşkanı tarafından artırılan net borç kullanım tutarına 70 milyar Türk lirası ilave edilerek uygulanır." diyor. Paketin bütün maddeleri 5-6 milyar gelir tahsili sağlıyormuş -o kadar da yok da- ve bu maddeyle 70 milyar ilave borçlanma getiriyor. Bütçe Kanunu'na ve düzenlemeye göre 80 milyar hazine borçlanabiliyor, yüzde 5 bakan, yüzde 5 Cumhurbaşkanı, o da 90 küsur eder, 790 de buradan, 2019 için 160 milyar borçlanmayı düzenleyen bir madde. Bu paket dolayısıyla bir vergi paketi değil, doğrudan doğruya borçlanma paketi. Ya kardeşim, siz krizi zaten borçlanmayla ilgili böyle rastgele yaptığınız düzenlemeler yüzünden çıkardınız. 2009 veya 2010 yılında döviz geliri olmayanlara dövizle borçlanma hakkı verdiniz, sonra herkesi dövizle borçlanmaya teşvik ettiniz, akın akın bütün şirketler, bireyler, firmalar dövizle borçlanmaya başladılar. Bankalarda mevduat yeterli olmadı, uluslararası piyasalardan sendikasyon kredileri aldılar, onu iç piyasaya borç olarak verdiler. Sonunda sürdüremediğiniz bir açığınız var, bir türlü kapatamadığınız bir açık var. Şu kriz ortamını, sürekli krizi derinleştirecek, yeniden tekrar etmesini sağlayacak düzenlemeler yaptınız ve memleketi mahvettiniz, yine aynı şeyle geliyorsunuz önümüze.

Sayın milletvekilim, bu maddeyi kiminle tartıştın? Talimat üzerine mi yazdın buraya yoksa "Bir milletvekili olarak bu memlekete faydalı bir madde hazırlıyorum." diye mi getirdiniz? Getirmediniz. Ve ben tekrar ediyorum: Bakın, yapacağınız en iyi şey -diğer maddelerde de söylenecek çok şeyler var- bu teklifi çekmek. Böyle bir vergi düzenlemesi olmaz. Ama "Biz borçlanmayı yapmak zorundayız, talimat öyle geldi." diyorsanız sırf bu borçlanma maddesini görüşelim ve oylayalım; geçerse geçer, çakarsa çakar.

Saygılar.