KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Ben madde görüşmelerine geçildiğinde genel bir değerlendirme yapmıştım ve bu genel değerlendirmeden maddeye geçtiğimizde, bankalardaki sayıları yaklaşık 200 bine varan çalışanlarımıza yönelik yaşanan bazı sıkıntıları ve önerilerimi aktaracağımı söylemiştim. Başkan, izniniz olursa, bu maddede bunlara değinmek isterim. Hatta dedim ki ilk konuşmamda: Soma'daki "hadi hadi" sisteminin bankadaki karşılığı satış baskısıdır, mobbingdir ve bunlardan da çalışanlar olumsuz olarak etkilenmektedir. Örneklerle beraber bunlardan size bahsetmek istiyorum.

Şimdi, banka çalışanlarının çalışma koşullarına dair Çalışma Bakanlığı ve ilgili kamu kurumlarını görevlerini yeteri kadar yapmadığı için, hiçbir çıkar ve karşılık beklemeden çeşitli kesimlerden vatandaşlarımızın oluşturduğu, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi gibi, Plaza Eylem Platformu gibi, sosyal medyada Yaşar Usta Emek Portalı gibi yapılar banka çalışanlarının sorunlarını gündeme getirmektedirler. Biraz önce paydaşlardan bahsedildi burada. Bankacılıkla ilgili bir düzenleme konuşuluyor ama bankalardan bir tek sendika yetkilisi sanırım yok. Var mı Başkanım bankalardan sendika görevlisi? Sanırım yok. Bu da bu olaya bakış açımızı zaten ortaya koymaktadır.

Şimdi, mobbing nedir? Sevgili arkadaşlar, mobbing psikolojik bir şiddet türüdür. Finans sektörü mobbinge zemin hazırlamakta ve mobbingciyi teşvik etmektedir. Banka çalışanları arasında son zamanlarda yaşanan ciddi sağlık kayıpları ve ölümlerin sorumlusu olduğuna dair kuvvetli şüpheler oluşmaktadır. Çünkü bankalarda satış baskısı, cezasızlık ve kara liste uygulamaları, ardından zincirleme sağlık yitimi yaşanmaktadır. Bu sistemde, çalışanların performansı ile bankanın kârı arasında doğrudan bir ilişki kurulur ve sonuca odaklanılır. İyi bir çalışan her ne kadar bankanın değerini artıracak çalışmalar yaptığını düşünse de sonunda kendisinden sadece kaç liralık satış yaptığı sorulacaktır. Sistemde hedef tayinleri yukarıdan aşağıya doğru, genel müdürden bölge müdürlerine, şube müdürlerine ve çalışanlara doğru gerçekleşir. Bunun yanı sıra bankadaki herkese, görev tanımları içinde kredi satışı olmayan güvenlik görevlilerine bile satış hedefi verilebilir. Performans, Türkiye'de artan beyaz yakalı işsizliğiyle birleşince baskı ve tehdit altında çalışmanın adı olmuştur maalesef. Satış hedefi sonunda yöneticilere söz verilen büyük primlerle yöneticilerin çalışanlara karşı daha baskıcı olması sağlanır. Performans sistemi ödüllendirme vaadiyle yerleştirilmiş, ancak cezalandırma aracı olmuştur. Buna "mobbinge dayalı yönetim" diyebiliriz.

Mobbinge ek olarak cezasızlığı da ele almalıyız. Çalışanların üzerinde baskı uygulayan ve mobbing yapan yöneticilere satış rakamları yüksek olduğu sürece hiçbir şey yapılmaz. Bunun en acı örneklerinden biri, Nadide Kısa'nın hayatını kaybetmesi ve sonrasında gelişen süreçte ortaya çıkmıştır. Nadide Kısa, yetkin bir çalışandır; uzun süre şube müdürünün mobbingine maruz kaldığı iddia edilmiştir; maaşı düşürülmeden daha düşük statülü ama emek yoğun bir göreve getirilmiştir. Buna bankacılar arasında "tenzilirütbe" adı verilir ve bir değersizleştirme ve mobbing aracı olarak yaygın bir şekilde kullanılır. Nadide Kısa, yakınlarına bu durumun kendinde yarattığı sorunları anlatamaz, yeni yerinden memnun olduğunu söyler ama bankacı arkadaşlarına yaşadığı mobbingi anlatır. Nadide Kısa, beyin kanamasından hayatını kaybetti arkadaşlar. Bankalarda son birkaç yılda çalışanlarda genç yaşlarda kalp krizi, beyin kanaması ve kanser gibi çoğunlukla stresle ilişkili görülen ciddi sağlık kayıpları ve çalışan ölümleri yoğun bir şekilde gerçekleşmiştir.

Sadece Nadide Kısa mı? Hayır. Bankacı ölümlerinden bir kaçını hatırlatalım. 33 yaşındaki Esra Yenice Bayrambey 2 Ekim 2018'de beyin kanamasından, 26 yaşındaki Burcu Sel 23 Ekim 2018'de kanserden, Şükrü Alpay Ergi 30 Ekim 2018'de kalp krizinden, Şeyma Kurultak 4 Kasım 2018'de kalp krizinden, 38 yaşındaki Kemal Özden 8 Şubat 2019'da beyin kanamasından hayatını kaybetti. Bu vesileyle, yitirdiğimiz banka çalışanlarına Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Bu iş cinayetleriyle ilgili yeterli tahkikat yapılmış mıdır? Bankacılık sisteminin neden olduğu bu ölümlerle ilgili ne gibi tedbirler alınmıştır? Yetkilileri bu konulara cevap vermeye çağırıyorum. Banka çalışanları mobbinge maruz bırakılarak ruhsal ve bedensel olarak tahribata açık hâle getirilmektedir. Çalışanlar arasında duygu durumu düzenleyici ilaç kullanımı fazlasıyla yaygındır. Çalışanlar bazen sağlık desteği bile almaksızın antidepresan kullanmaya başlamaktadır. Çünkü baskıyla başa çıkmakta zorlanırlar ve birbirlerinden bunun yöntemlerini öğrenmeye çalışırlar. Çalışanlar çeşitli düzeylerde fiziksel ve ruhsal sağlık kayıplarıyla karşı karşıyadır. Oysa bu yaşananların önüne geçmek zor değildir. Atılması gereken adımlar şunlardır: Bankalarda çalışırken beklenmedik şekilde ve genç yaşta hayatını kaybeden çalışanların ölümleri çalışma koşullarından kaynaklanan riskler açısından incelenmelidir. Tüm diğer finans kuruluşlarındaki kayıplar ve sağlık yitimleri çalışma kaynaklı riskler açısından taranmalı, soruşturulmalıdır. Bu ölümler iş müfettişleri, Meclis komisyonları ve İSİG Meclisi gibi emek ve meslek örgütlerinin oluşturacağı bağımsız denetim birimleri tarafından soruşturulmalı, çalışma koşullarıyla olası ilişkileri açığa çıkarılmalıdır. İşçi sağlığı ve iş güvenliğiyle ilgili mevzuatta meslek hastalıklarının kapsamı manevi bütünlüğün ihlalini ve zincirleme sağlık kayıplarını içerecek şekilde genişletilmelidir. Bu riskleri önlemek amacıyla ilgili bakanlıklar harekete geçmeli, bedensel ve manevi bütünlüğün tahribatıyla çalışma acısını önlemeyi hedefleyen özel bir kurumsal düzenleme yapılmalıdır. Psikolojik desteğe iş yeri sağlık hizmetleri kapsamında gereken önem verilmeli, sağlık birimleri işletmelerin istismarına imkân vermeyecek şekilde çalışanların denetimine açık olmalıdır. İş yerlerinde mobbing ve psikolojik şiddete karşı işçilerin denetiminde olan psikolojik destek komisyonları kurulmalıdır. Mobbingin ceza gerektiren bir fiil olarak tanımlanması gerekmektedir. Finans sektöründe yıpranma payı mutlaka olmalıdır. Düzensiz antidepresan kullanımının önlenmesi için çalışmalar yapılmalıdır bankacılıkta. Fazla mesai norm olmaktan çıkarılmalıdır. Bazı bankalarda fazla mesainin görünmemesi için personele turnikeden çıkış yaptırılıp geri çalışmaya yönlendirildiği biliniyor; bu, ciddiyetle araştırılmalıdır. Çalışanların denetim ve örgütlenme imkânları sağlanmalıdır. Çalışanların kuruma dair talep ve şikâyetlerini tartışabilecekleri, paylaşabilecekleri ve kuruma iletebilecekleri platformlar oluşturulmalıdır. Çalışan temsilciliği oluşturulmalı ve kurumdaki sendika eksikliğinin dengelenmesi için işten çıkarma, mobbing gibi konularda işçi temsilcilerine söz hakkı sağlanmalıdır. Kara liste uygulamasından mutlaka vazgeçilmelidir. İş tanımlarını belirsizleştirecek şekilde çalışanlar üzerinde satış baskısı oluşturulması önlenmelidir ve son olarak 28 Nisan resmî olarak iş cinayetlerinde ölenleri anma ve yas günü olmalıdır diyorum, hepinize saygılar sunuyorum.