| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/278 ) ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/277) ve Sayıştay tezkereleri a) Sağlık Bakanlığı b) Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü c)Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ç) Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 12 .11.2019 |
ERKAN AYDIN (Bursa) - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
Sağlık Bakanlığımızın sabahki sunumunda Sayın Bakanımızın sunumunu dikkatle dinledik. Gerçekten kendisini dinleyince Türkiye'de değil de bayağı gelişmiş bir Avrupa ülkesinde yaşadığımızı, sağlıkta artık hiçbir sorunun kalmadığını, her şeyin dört dörtlük olduğunu düşündük, düşünmek istedik ama elimizdeki verilere bakınca maalesef bu durum onları yansıtmıyor.
Öncelikle Sayıştay raporlarından şöyle kısaca başlayarak konuya girelim. Özellikle şehir hastanelerindeki durumlara baktığımızda şehir hastanelerinin denetim raporunda gördük ki şehir hastanelerinin muhasebe servisleri yurt dışı finansörlerin ofislerine, hukuk servisleri de Londra'daki mahkemelere, tahkim kurullarına taşınmış. Yani buradaki bir anlaşmazlık durumunda Londra mahkemeleri yetkili, herhâlde Türk mahkemelerine fazla güvenilmemiş ki bunlar ön plana çıkartılmış. Sağlık Bakanlığı şehir hastanelerinin ihale dokümanlarını ve yatırım işletme düzenine ait sözleşme ve eklerini de Sayıştaydan gizlemiş Sayıştay raporlarından okuduğumuz kadarıyla. Denetim raporunda "Şehir hastaneleri hakkında Sağlık Bakanlığından yazılı ve şifahi olarak talep edilen bilgi ve belgeler şehir hastanelerinin ihale dokümanı ile yatırım ve işletme dönemine ait sözleşme ve ekleri, müşavirlik hizmetleri alımları dâhil sağlanamadığından denetimler mahallinde temenni edilen ödemeye esas belgeler ve ekleriyle sağlık tesisinin yönetilmesi ve işletilmesine esas alınan ıslak imzalı olmayan doküman sözleşme veya ekleri ve diğer belgeleri dâhil ve yerinde yapılan tespitlere dayanılarak gerçekleştirilmiştir." diyor. Yani Sayıştaydan sözleşmelerin gizlenmesi uluslararası denetim standartlarının ihlalidir deniyor.
Gene başka bir tespitte "Muhasebe hilesiyle yapılan usulsüzlüklerle şehir hastanelerine yapılan ödemeler kayıt dışına alınmış, borçlar gizlenmiş, talep garantisi de kayıt dışı bırakılmıştır." deniyor. Evet, hizmete giren şehir hastanelerine ait varlık ve yükümlülüklerin kayıt edilememesi, kira ödemelerinin hatalı muhasebeleştirilmesi, muhasebe içi envanter işlemlerinin yapılamaması, şehir hastanelerine ait varlık ve yükümlülüğüne ilişkin düzeltme kayıtlarının merkezî yönetim muhasebe yönetmeliğine uygun yapılmaması; şehir hastaneleri sözleşmelerinde görevli şirkete verilmesi öngörülen garanti tutarların muhasebeleştirilip raporlanmaması gibi konular da dikkat çekmekte. Muhasebeleştirilemediği belirtilen hususlar sadece şehir hastanelerinin taşınır ve taşınmazlarıyla sınırlı olmayıp şehir hastanelerinin varlıkları, kira bedeli ödemeleri gibi tüm yükümlülükleri şirketlere taahhüt edilen garanti tutarların tümünü kapsamakta. Sağlık Bakanlığının, buraya bakıldığında, aslında yasaya aykırı bir işlemle şirketlerin de borçlarını üstlenmiş olduğu görülüyor. Ayrıca şirketlerin ödemesi gereken damga vergisini de Sağlık Bakanlığının üstlendiği ve ödediği gene ortaya çıkıyor.
BAŞKAN - Sayın Aydın, lütfen tamamlayınız.
ERKAN AYDIN (Bursa) - Hemen toparlıyorum.
Çok fazla var ama bir örnek buna bakılırsa, Elâzığ'da Fethi Sekin Şehir Hastanesinde tüp bebek birimi olmamasına rağmen hizmet alınması ve bu sağlık hizmetleri için "laboratuvar hizmetleri" adı altında belirlenen garanti ve miktarların tutarları üzerinden ödemelerin yapıldığı görülmüş. Yani birim yok ama tahlil ve ödemeleri var En düşük birim ile en yüksek birim arasında yüzde 1.849'a kadar şehir hastaneleri arasındaki ödemelerde farklar olduğu tespit edilmekte ve bu sözleşmelerin ta 24'üncü Dönemden -milletvekili döneminden- itibaren hiçbir şekilde paylaşılmaması da gene buradaki muğlak ifadelerdir.