| Komisyon Adı | : | DIŞİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Guatemala Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hava Ulaştırma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi (2/2032) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 19 .02.2020 |
AHMET HALUK KOÇ (Ankara) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum Sayın Kıran'a ve daha önce Samsun'da Kavak Belediye Başkanı olarak görev yapan değerli kardeşim, Genel Müdür Bahri Kesici'ye de hoş geldiniz diyorum.
Benim ne Guatemala'yla ne Honduras'la sivil havacılık alanında yapılan anlaşmaya itirazım yok. Ağımız ne kadar genişlerse ondan mutlu olacak bir arkadaşınızım. Sadece şunu söylemek istiyorum, daha önce de dile getirdim: Bazı konularda kendimize güvenmeliyiz; demokrasi konusunda güvenmeliyiz, basın özgürlüğü konusunda güvenmeliyiz. Dün geceki garip, çapraşık, Türkiye'ye âdeta bir suikast kurar gibi ortaya çıkan hukuk garabetinden rahatsız olmalıyız. Kişilerin dışında konuşuyorum bunu.
"Havacılıkla, hava ulaştırma anlaşmasıyla ne bağlamı var?" diyeceksiniz. Daha hâlâ çok katı bir sansür uygulanıyor uçuşlarda. Korkmamamız gerekiyor, dediğim bu. Belki ben Birgün gazetesi okumam, Evrensel gazetesi okumam, Sözcü okumam, Cumhuriyet okumam ama... Türk Hava Yolları, ki bir kamu ortaklığıdır, özel şirket değildir; özel şirket olsa beğenmeyen binmez ama kamu ortaklığıdır; ya gazeteyi parayla satarsınız ya da yurt dışı hizmetlerinde bedava sunuyorsanız, bütün gazeteleri orada belli bir oranda bulundurmak zorundasınız. Bu çok çirkin bir olay. Tersini düşünün: Devir değişir, "Sabah gazetesi, Akşam gazetesi, Hürriyet gazetesi, Akit gazetesi, Yeni Şafak gazetesi asla buraya giremez." diye bir karar alınır; böyle bir şey olursa bunu eleştirecek olanların başında yine ben geleceğim. Bunu size de söyledim, korkmamamız gerekiyor.
Bakın, dün geceki hukuk garabetini de buna bağlıyorum. Kendimizi Türkiye'yi savunma noktasında hissettiğimiz yerde kredibilitemiz kalmıyor. Bu çapraşık tablolar, Türkiye'yi dışarıda savunma noktasında bizi çok müdafaasız bırakıyor, savunmasız bırakıyor. Sayın Bahri Kesici'nin tabii ki kararıyla olacak bir olay değil ama bu kararı alanların en azından düşünce hürriyetine, basın özgürlüğüne, insan haklarına, fikir edinme özgürlüğüne aykırı hareket ettiğini ve bir şekilde bir suç işlediğini, dolaylı bir mobbingde bulunduğunu ifade etmek istiyorum, bunu kayıtlara geçirmek istiyorum. Defalarca söylendi bu. İktidar kanadında yer alan değerli arkadaşlarım ve Sayın Komisyon Başkanımız -ki saydığım, sevdiğim bir eski Bakanımız- lütfen, etkili olabilecekseniz bu arızaları giderelim, bu hepimizin ortak sorumluluğu, bunlar bize puan kazandırmıyor dünyada. Bunu söylemek istedim.
Teşekkür ediyorum. Anlaşmaları da onaylıyoruz, bir muhalefetimiz yok. Sağ olun.