KOMİSYON KONUŞMASI

CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Şenol Hanım'a da hayırlı olsun diyorum, hoş geldiniz Komisyonumuza. Şenol Hanım haklı olarak tabii ki çok da yerinde bir şekilde düşüncelerini ifade etti. Tüm Komisyon üyelerimizin de aynı şekilde düşüncelerini ifade edebilmesi konusunda sizin de daha duyarlı olmanızı tekrar ifade ediyorum.

Şimdi, biz burada uygulayamadığımız ve yaptığımız çok da güçlü bulduğumuz, çok da kıymetli bulduğumuz büyük bir emekle -6284 ve İstanbul Sözleşmesi için bunu dile getiriyorum- bizlerin de desteğiyle hep beraber, oy birliğiyle Türkiye Cumhuriyeti'nde kadınların yaşadığı sorunların bir nebze çözülebilmesi, aşılabilmesi için hayata geçirdiğimiz yasanın uygulamasındaki sıkıntılardan dolayı Adalet Bakanlığının da özellikle yaşadığımız olayları da tabii ki göz önünde bulundurarak ki son dönemde işte bir Güleda Cankel, Emine Bulut, Ayşe Tuba Arslan 23 kez şikâyet etti. "Beni öldükten sonra mı koruyacaksınız?" cümleleriyle ben bu genelgenin hayata geçtiğine inanıyorum. Elbette uygulamada eksikler var. 6284'ün olumlu taraflarının yanında belki uygulamadaki sıkıntılarımız var, İstanbul Sözleşmesi'nin keza öyle. Biz bu genelge üzerine, temsil ettiğimiz toplumun büyük bir kesiminin haklı olarak endişe duyduğu maddeler üzerine görüşlerimizi dile getiriyoruz. Bu, gayet doğal. Burada amaç, zaten eksik olanı önerilerle, eleştirilerle, bu Komisyondan da belki alacakları katkıyla daha doğru bir şekilde hayata geçirebilmek. Çünkü güçlü kanun yapılmış, yasalar çıkarılmış ama uygulamada sıkıntılar var, bir yerde bir eksiklik, noksanlık var. İşte, o yüzden buradayız, düşüncelerimizi ifade ediyoruz. Ama bunu "algıda seçicilik" olarak ifade etmek, aynı hani "Kadına yönelik şiddet aslında artmadı, algıda seçicilik var." denilip ama şu an istatistiklerin de ortaya koyduğu gibi, yaşadığımız gibi kadına şiddetin gerçekten korkutucu boyutlara, infiale ulaşması gerçeği var. Bizim de bu gerçekleri ifade etme ya da o maddelerle ilgili kamuoyunda oluşabilecek ön yargılar olabilir, haklı endişeler olabilir, giderilmesi için daha açık ve net bir şekilde burada konuşulması, tartışılması ve daha düzgün bir şekilde ifade edilebilmesi için yaptığımız eleştirilere "algıda seçicilik" demek, işte "kişiler üzerinden konuşuyor" demek ya da direkt gerçekten Komisyon üyelerinin karşı karşıya... Bizim burada kimsenin şahsıyla ilgili bir beyanımız yok. Biz burada -dediğimiz gibi- eleştirileri, önerileri, bugüne kadar yapılanları, yapılmamışları dile getirme yükümlülüğündeyiz ve bunları dile getiriyoruz. Bu da yapmamız gereken sorumluluğumuz. Aslında hukukçu milletvekillerin, elbette bu konunun içinden gelen vekiller olarak daha iyi ifade edebilmeleri lazım. Ama etmedikleri noktasında elbette bizler edeceğiz, etmeye de devam edeceğiz. Burada amacımız üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil. Kimsenin şahsına yönelik de bir eleştirimiz, önerimiz yok zaten, farkındaysanız maddeler üzerinden konuşuyoruz.

Teşekkür ederim.