KOMİSYON KONUŞMASI

BÜLENT TEZCAN (Aydın) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Aslında gerekçeyi okuttuk, ayrıntılı olarak gerekçede yazıyor, çok uzun, aynı şekilde anlatmayacağız. Sadece meramımız şudur: Daha önce tümü üzerinde konuşma yapan bütün arkadaşlarımız geneli üzerinde konuşurken söylemişlerdi, bu meselede sadece 27 Mayıs dönemi Yüksek Adalet Divanı yargılamaları, Yassıada yargılamaları çerçevesinde sınırlı kalmak yerine topyekûn bir çözüm, daha arzu edilir ve doğru olan çözüm yöntemidir. Onun için de 12 Mart ve 12 Eylül döneminde de aynı şekilde kurulan sıkıyönetim mahkemeleri, doktrinde ne kadar tartışılırsa da tartışılsın, siyaset dünyasında ne kadar tartışılırsa tartışılsın, bize göre o mahkemeler de doğal hâkim ilkesine aykırı olarak kurulmuş mahkemelerdir. Mülga 1402 sayılı Yasa'nın 11'inci maddesi, yasa mülga olmakla birlikte 11'inci maddesi her ne kadar "Sıkıyönetim ilanından sonra mahkemeler kurulur." diye bir yasal düzenleme içeriyor ise de mahkemelerin sıkıyönetim koşulları altında sonradan kuruluyor olması, o bölgede daha önce görev yapan mahkemeler olmadığının çok açık olarak yasayla da ifadesidir. Bu çerçevede, son Anayasa değişikliğinden sonra 1402 sayılı Yasa yürürlükten kaldırılmış olsa da 12 Mart ve 12 Eylül dönemindeki yargılamaların hukuk dünyasında hâlâ etkilerini Yassıada yargılamalarından daha yakın dönemde ve daha fazla devam ettirdiği çok açıktır. Bu çerçevede, madem bu usule başladık, bunu yarım bırakmak çok uygun olmaz, aynı usulle 12 Mart ve 12 Eylül yargılamalarının da temelini ortadan kaldırmak ve bu haksızlığı da gidermek üzere bu değişikliği öneriyoruz ve bunun kabulünü talep ediyoruz.