| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | 2/2985 Esas Numaralı Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 30 .06.2020 |
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Kısaca bahsedeyim o zaman. Yani hakikaten enteresan bir durumla karşı karşıyayız. Biz şunu orada... Aslında bir önceki önergenin bir benzeri bu. "Arazilerde tabii olarak yetişen" ifadesinin kullanılmasını...
BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Kamil Bey'in açıkladığı mesele buydu aslında.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Anlatmak istediği o ama açıkçası bunun, Sayın Müdürüm, bu yapılan işin gerçekten ormana bir katkısının olup olmadığı tartışma konusu. Ormana bitişik de değil bunlar, orman tamamının dışında yerler bunlar. Şöyle düşünün: Ben çiftçilik yapıyorum, sebze yetiştiriciliği yapıyorum, yanımda da 7 metre, 8 metre boyunda bir ormanlık alan var. Bunun çevre üzerinde bir ağacın bile sebze, meyve üretiminde etkisi var, bir tek ağacın. Güneşin gelme, güneşin batma, güneşin şey yapma yerine göre. Şimdi, böyle bir ortamda hakikaten bu özel orman meselesi gerçekten... Hani ben bir kere hiç tatmin olmadım, kafam da hâlâ almadı; gerçekten söylüyorum bunu. Böyle bir şey yok yani tarımla birebir ilgilenen tarım hayatının içinde olan insanlar için.
Bakın, ovada kavak ağaçları olan yerler var. Özellikle Adapazarı bölgesinde, geçmişte Bursa'da çok vardı bu. Onlar bile çevrelerine -ki onların ömrü belli sekiz yıl, on yıl, on iki yıl biçip gidiyor; sanayi ürünü gibi düşünün onları- ve o ortama zarar veriyorlardı. Onlardan sonra o toprağı işlemek en az birkaç yıl. Çünkü uzun yıllar gölgede kalmış bir yapı. Orada bile ciddi sorunlar var. Yani, şu orman meselesi baya baya başka yere doğru gitmeye başladı. Gerçi TEMA Vakfı da 18 bin hektar mı dediniz, 18 bin dekar mı dediniz?
ORMAN GENEL MÜDÜRÜ BEKİR KARACABEY - 18 bin hektar özel orman var.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - 180 bin dönüm. Ya bunu da belki tartışmak lazım. Yani ormana bitişik alanlar için elbette ama ormana bitişik olmayan alanlar için bu konu tartışılmalı. Bunun tarım alanları üzerinde ya da bulunduğu çevre alanları üzerindeki etkisine bakılmalı, etki analizi yapılmalı. Bunu bir ormancılık kültürü açısından, ormancılığın tarihsel birikimleri açısından, bir ormanın kendi ekosistemi içerisinde var olma tarihi açısından üst üste koyduğumuzda hiç şey gelmiyor. Umarım birileri için bir düzenleme değildir, onu bilmiyorum ama çok böyle tatmin olmadığımızı -ben en azından olmadım- net bir şekilde söylemek isterim.