| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | 2/2985 Esas Numaralı Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 30 .06.2020 |
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, tabii elbette bu da bir yetenek. Yani gerisini söylemeyelim, meseleye bugünden bakalım. Dünya Ticaret Örgütü ne derse desin biz yolumuzda yürürüz, bizi ilgilendirmez ama baktığımızda, tütünün Türkiye'deki, tarımdaki kırılmanın, tütün, şeker ve diğer ürünlerin 2 temel ana dönemi var, hatta 3 dönem. 1'incisi 1980 12 Eylül ihtilali ve sonrasıdır, 2'ncisi 1999-2001 krizidir, 3'üncüsü de AKP'nin iktidara gelmesidir. AKP iktidara geldiğinde 405 bin üretici tütüncümüz vardı, çiftçi, tütün üreten aile diyelim. 2019 yılında 355 bini bu işten uzaklaşmış, sadece 50 bin üretici var. İki yıl önce bu Meclis yasa çıkardığında Adıyaman Milletvekili Ahmet Bey'e söyledim, dedim ki: "Bakın, bu yasayla tütün üretimini yasaklıyorsunuz." "Olur mu öyle şey, biz tütünü artırıyoruz, böyle şey mi olur, tam tersi." dedi. Geldiğimiz noktada ama firmaların baskısı ama iktidarın para ihtiyacından dolayı hem alkollü içeceklerden hem de tütünden ısrarla vergi alma isteği ve talebi onlara göre, iktidara göre kaçak, bize göre Anadolu'nun aslı olan tütün üreticileri bugün hapis cezalarıyla, para cezalarıyla karşı karşıyalar. 20 bin civarında açık tütün satan yer vardı, önce tütün o kanunla pakete alındı, şimdi, tütün fabrikası kurun deniyor, kooperatif kurun, öyle sigara üretin deniyor. Arkasından makaron, sigara yaprağı, yaprak tütün sarımı yani sigara kullanmada kullanılan diğer aparatlar ve diğer malzemelerle şu anda artık Anadolu'da tütün vergiye tabidir. Yani yüzde 30 üretim artışı ya da en az ülkede üretilen tütünün sigarada olma zorunluluğunu 2025'e şimdiden atmış durumdayız zaten, 2025. Bu da kendi kendine bir sorun ama asıl sorun, eğer bu vergi politikalarınızı değiştirmezseniz, bu cezai müeyyideler üzerinden siz bu çiftçiye çok çok önemli destekler vermeden tütün ürettireceğinizi düşünüyorsanız bu bir hayal. Aslında şu anda batmış, yıkılmış, aslında umudunuzun da olmadığı bir noktada bir güzellemeyle bir de Dünya Ticaret Örgütüne rağmen bunu yapıyoruz hikâyesiyle bir kahramanlık gösterisinin arkasından yetkiyi de AKP Genel Başkanına vererek "yüzde 15 aşağı, yüzde 45 yukarı" buradan bir öykü çıkaracaksınız. Arkadaşlar, bu modelle iki yıl sonra tütün üreticisi bulamayacaksınız bu topraklarda, bulamazsınız. 17 lira, 20 lira, 30 lira tütünün kilosunu alarak... 22 lira tütünün kilosu. Alın yüzde 30 yapın, yüzde 50 yapın. "Yüzde 100 yapacağız." deseniz ne olur ya, samimi değilsiniz ki? Kim üretecek size 22 liraya tütünü? 405 binden 355 bini sistemden çıkmış ya! Gerçekten insan sıkılır arkadaşlar yani buraya geldi ya, söylemeyelim etmeyelim diyoruz ama dalga mı geçiyorsunuz ya? Adıyaman üreticisi 22 liraya tütün mü verecek sanıyorsunuz siz?
NUSRETTİN MAÇİN (Şanlıurfa) - 250 lira.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Şimdi?
NUSRETTİN MAÇİN (Şanlıurfa) - Evet.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Bu vergiler, bu paketleme geldikten sonra ne olacak? Yapmayın arkadaşlar, sahici olalım. Eğer Başkan, hakikaten varsa buranın iradesi, madem ne zaman nereden geldiğinin önemi yok, toplum yararınaysa yüzde 50 tütün üreticisini destekleyeceğimizi hemen şimdiden konuşalım. Konuşalım ki ancak beş yıl sonra yüzde 30 yani eğer bu ülkede şu anda yüzde 82 sigaradaki ithal tütün, yerli tütün yüzde 12. Ancak o zaman belki 2025 yılında yüzde 30'u bulur musunuz bilmem ama Yunanistan da yaptı anlaşma arkadaşlar, Yunanistan da emperyalizmin, liberal ekonominin cenderesinden geçti ama Philip Morris'e British American Tobacco'ya şunu dedi: "Benim ülkemde sattığın tütün kadar benim ülkemin tütününü alacaksın." Onlar hesap kitap bilmiyor muydu arkadaşlar? Onlar uzayda mı yaşıyorlar? Onlar yurtsever değil mi? Yunanistan'ın yaptığı anlaşmayı bile yapamamışsak bunda başka gerekçeleri ortaya koymanın hiçbir anlamı yok. Bu, iktidarın temel isteği üzerine bu hâle gelmiştir, şimdi de bu bataktan acaba nasıl kurtarırız diye hakikaten hiçbir şekilde aklımızın almayacağı bir modellemeyi sunuyoruz. Verin cezayı kardeşim, üç yıl mı altı yıl mı, on beş yıl verin ya, on beş yıl verin. İnsanların ekmeği bu ya, insanların ekmeğiyle oynadınız, ekmeğiyle, ekmekle. Bir toplumu, bir insanlığı başka nasıl daha yıpratacaksınız, başka nasıl daha yoksullaştırmak için çaba sarf edeceksiniz? Ne var yani o kadar da vergi almayın tütünden, ne olacak? Ne olacak ya, 3 tane iş adamının, yandaş adamınızın vergisini silmeyin, bu kadar. Budur ya, bu kadar.
BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Toparlayalım Orhan Bey.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Toparladım, muradımı anlattım arkadaşlar. Umarım sizin dediğiniz gibi olur Sayın Başkan ama gerçekten, kendiniz inanıyor musunuz bilmiyorum, bizim inanmadığımızı bilin, kandırılmadık, kandırılmayacağız.
BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Biz inanıyoruz. Yeterince de kayıt alındı bence, bundan sonra biraz daha kısa tutarsak...
Evet, arkadaşlar, 12'nci maddedeki önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Arkadaşlar, meselenin doğrusunu konuşun, bunu tarihe yazıyor burası, yazıyor.
Değerli Başkanım, bu kanun çıktığında burada biz Ahmet Bey'e anlattık, Meclisin kürsüsüne çıktım anlattım, "Siz tütünün ocağına incir ağacı dikiyorsunuz." dedim. Gülerek, bulunduğu koltuğun kendisine verdiği gazla "Yok öyle bir şey." dedi. Hadi çık bakalım, git Adıyaman'a, sokaklarda gez.