KOMİSYON KONUŞMASI

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Çok teşekkür ederim.

Önemli bir madde. Ne yazık ki Türkiye'de ÇED her ne kadar işlevini kaybetmişse de ya da önceden yapılması gereken bir şey sürekli ÇED değiştirilerek kılıfına uyduruluyorsa da toprak koruma projelerinin olmasının zorunluluk hâline gelmesini çok çok önemli olarak değerlendiriyorum.

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 21'inci maddesinde değişiklik öngörüyor. Genel anlamıyla yapılan değişiklikler uygun olarak görülse de gerek toprak koruma projelerinin çevresel etki değerlendirmesi, ÇED sürecinde değerlendirilmesi gerekse de getirilen maddi cezaların caydırıcı olmaması nedeniyle madde yeniden değerlendirilmelidir. Bugüne kadar, uygulamalarda görüldüğü üzere, ÇED süreçlerinde toprak koruma projesi olmadan ÇED izinleri verildiği, ÇED iznine dayanılarak tarım arazilerinin yok edildiği, arazilerin üst kısımlarını örten verimli tarım toprağının kanunun emrettiği biçimde yeniden kullanılmak üzere depolanmadığı ve ÇED izni verilen alana yakın tarım arazilerine olan etkilerin ve önlemlerin yeterince alınmadığı gözlenmiştir. Bu nedenle, arazi kullanımı gerektiren her türlü faaliyet için toprak koruma projesinin hazırlanması ve toprak koruma projesi olmadan hiçbir faaliyete başlanamayacağı konusunun değişikliğe ilave edilmesi -Başkanım, özellikle söylediğimiz bu- maddeye "Toprak koruma projesi olmayan projelere ÇED izni verilemez." hükmünün mutlaka eklenmesi, söz konusu düzenlemede bu durum yoruma neden olmaksızın açıkça yer almalıdır. Cezalar mevcut hâliyle caydırıcı olmayıp en az 100 TL olacak şekilde düzenlenmeli ve tarım arazilerinde amaç dışı uygulamaların yapılması engellenmelidir. Uygulanacak cezalar güncel ekonomik göstergelere uyumlu şekilde güncellenmeli ve tahsil edilebilir kabiliyeti olmalıdır.

Birkaç örnek vermek istiyorum; gerçekten içler acısı durumlar var, mermer ocaklarından tutun da taş ocaklarına kadar, maden ocaklarından tutun da termik santrali yapılan bölgelere kadar. Çevrelerine o kadar büyük zararları var ki o kadar büyük, en basitiyle Cargill. Cargill'in bacalarından çıkan dumanın çevreye verdiği zarar defalarca dava edilmesine rağmen, çiftçiye hiçbir şekilde orada bir başarı öyküsü yazılmadı. Dolayısıyla, önceden ruhsat veren ya da izin veren kurumun -ki burada devlet oluyor, bakanlar oluyor- tüm bu detayları, bütün bu ayrıntıları inceleyerek net bir kurallar manzumesi ortaya koyması gerekiyor. Toprak koruma projesi olmadan yapılan bütün işletmelerde veya madenden tutun da termik santralden tutun da binalara kadar, fabrikalara kadar bütününde ciddi sorunlar olduğunu, yan parsellerine de çevrelerine de inanılmaz etkilerinin olduğunu görmekteyiz. Bir fabrika var, söyledim, bir daha söyleyeceğim ama özellikle bu önemli; bin metrekare alanla başlayıp bugün 100 dönüm kapalı alana çıktığı ve toplam 500 dönümü etkileyeceği... Bütün çevresindeki tarım alanlarına bacadan çıkan dumanlar zarar verdi. O çevredeki bütün tarlaları para gücüyle aldı, "Madem benden zarar görüyorsun, al sana para, çık. Madem zarar görüyorsun al para çık." Bu taş ocakları için de geçerli, maden ocakları için de geçerli, mermer ocakları için de geçerli. Yani ülkeyi iyi incelediğinizde aslında burada tanımı yapılan işin şu anda o kadar yüksek düzeyde çevreye zarar veren bir biçimde uygulandığını görüyoruz ki hani "Nesini söyleyeyim canım efendim." türküsünün çok net bir şekilde ortaya çıktığı bir durumu görüyoruz. O yüzden, çok net bir şekilde toprak koruma projesi olmadan... ÇED'in olmazsa olmaz şartı olarak konulmalı, ayrıca toprak koruma projesinin hazırlanması, toprak koruma projesi olmadan hiçbir faaliyete başlanmayacağı konusu kesinlikle değişikliğe ilave edilmeli. Bu çok önemlidir.

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Teşekkürler, kısa bir cevap vereyim izninizle.

Şimdi, tabii, kanun içindeki maddelere bir bütünlük açışından topluca bakılacak olursa sizin söylediğiniz hassasiyetlere cevap veriyor aslında. Şöyle ki bir, şu anda hâlihazırda zaten bundan sonra asla izinsiz, toprak koruma projeleri olmadan bir izin söz konusu olmayacak; böyle bir süreç başlamayacak. Velev ki şu anda varsa alanda, bunlara da aynı kanun maddeleri uygulanacak zaten bir izin olmadan da -tam da dediğiniz gibi- ÇED'e müracaat etmesi söz konusu değil. Elinde onaylanmış bir projesi ve izni olmayanın ÇED'e müracaat etmesi zaten söz konusu değil. O yüzden, o alanı tamamen kapatıyor. Elbette bugüne kadar kötü örnekleri hepimiz sayabiliriz ama bu kanun çıktığı zaman tamamına -yani bugünden sonra yapılmış olanlara değil, şu anda sahada mevcutlara da- uygulanacağı için bu sorunu çözeceğine ben de inanıyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

24'üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... 24'üncü madde kabul edilmiştir.

MADDE 25- 5403 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE 7- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl boyunca, 20 nci ve 21 inci maddelere aykırı hareket edenlere, aykırılığın tarımsal amaçlı yapı olması durumunda mezkur maddelerde öngörülen idarî para cezalarının yarısı uygulanır."

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - 25'inci madde üzerinde önerge yoktur.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Efendim, müsaade ederseniz bir eleştiri yapmak isterim.

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Buyurun.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Eğer -öyle anladım, umarım yanlış anlamamışımdır- bir bina yapılmış, aslına aykırı yapılmış fakat bu tespit edilmiş, buna olanak tanıyor ceza kesilecek ama bu tarım işletmesiyse kesilecek cezanın yarısı öngörülüyor.

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Evet.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Bu aslında açıkça bir kayırma. Yani niye yapsın kaçak binayı?

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Şöyle, ifade edeyim izin verirseniz, mantıklı geleceğini düşünüyorum.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Öbürleri de yıkılsın zaten.

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Eğer, ÇKS'ye kayıtlı, bu alanda oturuyor ve çiftçilik yapıyorsa ve yapma gayreti tarımsal ihtiyaçları içinse -burası çok önemli- traktörünü koyacaktır, bilmem oradaki malzemelerini koyacaktır gibi amaçlarla yapmışsa, hele ki yapılacaktan ziyade... Biliyorsunuz, şu anda özellikle köy mücavir alanları içerisinde veya onun hemen yanındaki küçük arazilerde köylü kendi ihtiyaçları için böyle şeyler yapmış. Yani, burada tabiri caizse tarım teşkilatının iyi niyetli davrandığı takdirde zaten bunlara çok ilişmeyeceği açık. Ama velev ki birileri burada kötü niyet kullanmak istediği zaman köylü bundan -tabiri caize- ızdırap çekmesin.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Çok doğru. Peki, nerede yazıyor bu?

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Maddenin devamında ÇKS kaydı şartı aranıyor. ÇKS'ye kayıtlıysa ve bundan sonraki olacak beş yıl içerisindeyse yani bu şart var, yüzde 50 düşük uygulanması cezanın.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Bundan sonraki beş yıl içinde...