| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Aydın Milletvekili Metin Yavuz ve 60 Milletvekilinin, Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/2985) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 01 .07.2020 |
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Başkanım, teşekkür ediyorum.
Şimdi, aslında, önceki maddeyle beraber olduğu için fark etmez ama şimdi, şöyle bir şey var: Ben de aynı kaygıları yaşıyorum. Bilim kurulu oluşacak Bakanlık nezdinde. Vallahi, benim kafamda, uzun yıllar mücadele ettiğim, tohum sanayicisi başkanlığı yaptığım dönemde de yargıya taşıdığım Profesör Doktor İbrahim Adnan Saraçoğlu, şu anda Cumhurbaşkanının Başdanışmanlığını yapıyor. Elimizde bir sürü doneler var. Şimdi, bilim kurulunun başına İbrahim Saraçoğlu gelirse ne olur? Artı, Ahmet Maranki... Şimdi, biri tütün eksperi -kimseyi küçük görmüyorum- Azerbaycan'a gidip eğitimini tamamlamış, diğeri de kimya üzerinde eğitim almış. Derin olarak araştırdık. Bir sürü kanallarda çıktı, hâlâ da çıkıyor, işte, yayın yapıyorlar, yok zayıflama çayı, yok şu çayı, yok bu çayı şeklinde deklare edip ortalıkta dolaşıyorlar. Şimdi, böyle insanlardan bilim kurulu oluşursa bizim vay hâlimize diyorum ben. Çünkü geçmişine bakıyoruz, ta 1995-1996 yıllarına gidiyoruz, Antalya'da kendisi, evli ve oradaki süreçten sonra, neyse sıkıntılı, birden birileri tutuyor elinden, yol yürüyor ve beyefendiye kaç defa televizyona çıkalım dedik karşı karşıya, gelmedi. Neden gelmedi? Elinizdeki bilgiler doğruysa gelmedi çünkü Avusturya'ya girmesi sıkıntılı. Beyefendi Avusturya'da eğitim alırken oradan bir şekilde değişik yollarla değişik işler çevirmiş, sıkıntısı var. Şimdi, benim korkum, Cumhurbaşkanının en yakınında bu arkadaş. Cumhurbaşkanı nasıl inanıyor veya buna tapıyor, bilmiyorum, anlamıyorum, takdir kendisinin ama şunu bilmekte fayda var: Bilim kurulunda İbrahim Saraçoğlu gibi birileri olursa vay bu Türkiye'deki vatandaşların hâline. Bakınız, bir örnek anlatacağım: Televizyonda -magazin programının ismi aklıma gelmiyor- çıkıyor, diyor ki: "4 tane patatesi yarım litre suda kaynatın." Bu aynı şey muhabbeti gibi oldu, geçenlerde, Çorlu tren kazası vardı, orada "Neye göre yağışı ölçtünüz?" diyorlar, "Leğen koyuyoruz. Leğenin dolmasına göre çok yağış olup olmadığını..." diyor tanık. Burada da "4 tane patatesi yarım litre suda kaynatacaksınız." diyor. Arkadaşlar, akıl, mantık... Neyse, hatasını anlıyor, ertesi günkü televizyon programında "Yeteri kadar su koyarak kaynatın." diyor ve kolon kanserine iyi geldiğini söylüyor beyefendi. Bakarsınız, kayıtlarda var ve geldiğimiz noktada işe başlarken de aspirini ve çamı kaynatıp 350 cl su şişelerinin içerisine koyup 100 dolardan satarak işe başlıyor. Yani sözün kısası, elimizde bilgi kirliliği var. Bu süreçte de böyle bilim kurulu üyeleri olursa vay bu ülkenin hâline. Beyefendi şu anda sarayda çok rahat bir şekilde işlemlerini götürüyor. Bir bakınız, çok basit, şu anda her şey net, sisteme girdiğiniz zaman beyefendiyle ilgili bütün bu bilgileri alırsınız. Ben bununla ilgili suç duyurusunda bulunduğumda ne dedi biliyor musunuz Ankara savcısı? "Çok muhterem, ne istiyorsunuz bu adamdan? Soruşturmaya gerek yok." dedi. Türk Tabipleri Birliği devamlı bunun arkasında ama bir şekilde düzeldi, sistemde gidiyor.
Şimdi, bir de bilgi anlamında, Sayın Bakan Yardımcımız burada ve bürokratlar burada ve Mersin Vekilimiz de geldi, narenciye ve turunçgillerin en çok sıkıntı çektiği bir Akdeniz meyve sineği var. Dünyada örneği var, pestisitlerle ilgili birçok ürünümüz yurt dışından geriye geliyor. İspanya bunu vektörlerle -böcekleri var- sineği kısırlaştırarak şu anda biyolojik savaşı yapabiliyor ama biz elimizde böyle bir imkân varken Tarım Bakanlığının bana göre bir an evvel Atom Enerjisiyle birlikte, vektörleri, kısır böcekleri oluşturarak -Akdeniz meyve sineğinin larvalarını ve sineklerini yiyecek- o böcek elimizde, çok basit yöntemlerle bu projeyi yapabiliriz ve pestisitlerin de kalıntılarının önüne geçeriz. Bu bağlamda da Bakanlığa buradan bir uyarı bu. Bir an evvel Atom Enerjisiyle bu Akdeniz meyve sineğinin önüne geçebilecek ortak proje yaparlarsa en azından bizler de daha sağlıklı ürünler, pestisit kullanılmayan ürünleri yemiş oluruz ve yurt dışına giden ürünlerimiz de kapılardan geri gelmez.
Şimdi, geldiğimiz noktada, en çok tağşişi balda yaşıyoruz. Adam geçmişte frekansları alıp televizyon kanalı açmış, 5 litre veya 10 kilo balı 90 liraya, bir de üzerine polen tozu veriyor. Ya, yıllardan beri bu iş geldi, yürüyor, inşallah bunların önüne geçer diyorum. Rıdvan Bey ve diğer vekillerimizin, Dursun Bey'in ve Orhan Bey'in, benim de aynı şey, inşallah doğruyu söyleyen, bilim adına halkı bilgilendirenlerin başları ağrımaz, hayırlı olur diyoruz ama dediğim gibi bilim kurulunda böyle şahsiyetler olursa bir arpa boyu yol alamayız Sayın Başkanım.
Teşekkür ederim.