KOMİSYON KONUŞMASI

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Değerli Komisyon üyeleri, herkesi saygıyla selamlıyorum.

Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşunda yer alan ve Osman Gazi'nin de bacanağı, Şeyh Edebali'nin damadı, devletin ilk kadısı olduğu rivayet edilen Dursun Fakih, adaletli yönetme için şu sözleri söyler: "Ey oğul, öyle insanlar göreceksiniz ki koyunu yemek için tilkiyle plan yapacaklar, kurtla birlikte öldürecekler, çobanla birlikte yiyecekler, sahibiyle birlikte yas tutacaklar; hiçbir şey olmamış gibi davranacaklar." AK PARTİ ve Milliyetçi Hareket Partisinin getirdiği Barolar Kanunu, yüzyıllar sonra bile bu sözlerin geçerliliğini tekrar ifade etmektedir. Bu teklif, FETÖ'nün hayaliydi, o zaman olmadı, şimdi vizyonda.

Değerli Komisyon üyeleri, Mustafa Kemal Atatürk, 17 Aralık 1927'de yüce Mecliste yaptığı konuşmasında şöyle der: "Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil; bilakis bu tip yapılar din ve devlet düşmanı olduğu, Selçuklu ve Osmanlı'yı bu yüzden batırdığı için yasakladık. Çok değil, yüz yıla kalmadan eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki bazı kişiler bazı cemaatlerle bir araya gelerek bizlerin din düşmanı olduğunu öne sürecek, sizlerin oyunu alarak başa geçecek ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirine düşeceklerdir. Ayrıca, unutmayın ki o gün geldiğinde her bir taraf diğerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacaktır."

"Tam bağımsızlık demek elbette siyaset, maliye, ekonomi, adalet askerlik gibi her alanda tam bağımsızlık ve özgürlük demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk, ulus ve yurdun gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından yoksunluğu demektir." Nutuk'ta söylüyor, siz anlamamışsınızdır diye, okumamışsınızdır diye size hatırlatmak istedim değerli milletvekilleri. Adalet bağımsız olmazsa o ülke de bağımsız olamaz. Devlet onuru ve bağımsızlığı için adalet şarttır.

Değerli arkadaşlar, elinizi vicdanınıza koyun, eğer vicdanınız varsa tabii ki; ülkenin tek ihtiyacı ve önemli konusu müzakere ettiğimiz bu kanun teklifi mi acaba? Pandemiden sonra Meclis tekrar çalışmaya başladığında ilk gündem maddesi Bekçi Kanunuydu, şimdi de kendinize ait baro yaratma telaşındasınız. Bakınız, emeklilikte yaşa takılanlar, yine, tüm siyasi partilerin söz verdiği 3600 ek gösterge; polisler ile avukatları kapı önünde kucak kucağa, karşı karşıya getirdiniz. Yine, öğretmenlerimize, sağlık görevlilerimize, din görevlilerine... Ama hâlâ AKP ve MHP'den tık yok. Süt içmiş bülbüle dönmüşsünüz arkadaşlar! Üç maymunu oynuyorsunuz. Atanamayan öğretmenler, sosyal güvenlik bölümü mezunları, ziraat mühendisleri, veterinerler, gıda mühendisleri, inşaat mühendisleri, mimarlar, su ürünleri mühendisleri, orman mühendisleri -saymakla bitmez- hepsinin sorunları var ama siz bunları dinlemiyor, geleceğe bakmıyorsunuz.

Siz şunu söylüyorsunuz: "AK PARTİ varsa; evet, yapar." Hatırlatayım, 2014 seçimlerinde billboardlarda reklam verdiniz "İlk yerli uçağımız göklerde." demiştiniz. Ya, arkadaşlar, 2014'ten beri uçağı göremedik ama ne yaptınız? "AK PARTİ yapar, bizler bakarız." değil mi! Evet, pandemi döneminde uçuşlar durduruldu ve tarihe geçecek bir hamle yaptınız arkadaşlar. Ne yaptınız? KDV'yi yüzde 1'e indirdiniz. Biz sizden çiftçinin ilacında, mazotunda ÖTV'yi, insanlarımızın ilacındaki KDV'sini indirmenizi beklerken siz uçmayan uçakların biletindeki KDV'yi indirdiniz. Pes doğrusu size, pes doğrusu!

Yine, bakınız, esnaf, işçi, memur, köylünün çektiği sıkıntılardan sizler bihabersiniz. 1 milyon 700 bin esnafımız kepenk kapattı arkadaşlar, haberiniz var mı sizin? "Gelin, borçlarını yapılandıralım, bunlara sicil affı çıkartalım." diyoruz. Yine, çiftçilerimiz, pandemiden sonra icra daireleri açıldı, bine yakın çiftçimizin tarlası icrada arkadaşlar. Diyoruz ki: "Gelin, çiftçilerimizin borçlarını yapılandıralım, faizlerini silelim." Ama siz kiminkini silersiniz? Kendi yandaş müteahhitlerinizinkini silersiniz. Kalktınız, vergi borcunu sildiniz ama çiftçiye geldi mi, esnafa geldi mi, işçiye geldi mi duymazsınız çünkü siz emirleri saraydan alırsınız. Sizin amacınız sarayı mutlu etmek arkadaşlar. Tek çareniz sarayı mutlu etmektir. Bakın, çiftçinin borçlarını sildiğiniz zaman saray mutlu olmaz, esnafa sicil affını getirdiğiniz zaman saray mutlu olmaz çünkü saray neden mutlu olur? Beyaz çay içtiği zaman mutlu olur.

Sayın AK PARTİ Genel Başkanı, Cumhurbaşkanının bir sözü vardı on sekiz yıl önce, diyordu ki: "Çaya, Allah'ın verdiği bitkiye, kota mı, kontenjan mı konulur?" İşte, gelin çaydaki bu kota ve kontenjanı kaldıralım. On sekiz yıl önce sizin Genel Başkanınızın söylemiş olduğu o sözü gerçekleştirmenizi beklerken siz kalkmışsınız, barolarla ilgili kanun teklifi getiriyorsunuz.

Yine, bakınız, emeklilikte yaşa takılanlara; polise, öğretmene, sağlık görevlilerine, din görevlilerine 3600 ek gösterge teklifi beklerdik. Pandemi sürecinde alkışlattınız, biz alkışladık sağlık çalışanlarını ama sağlık çalışanlarının ölümlerinin meslek hastalığı sayılmasını, onların şehit sayılmasını beklerken siz sadece alkışladınız.

Yine, bakınız, uzman çavuşlarımız var, sözleşmeli; onların devlet memuru olmasıyla ilgili kanun teklifi getirilmesini beklerdik. Uzman çavuşlara kadro verecektik, "3600 verelim." diyoruz ama siz "Olmaz." diyorsunuz.

Yine, bakınız, siz böl-parçala-yönet sistemine göre hareket ediyorsunuz ama bunu başaramayacaksınız. Gazi Meclisin önündeki 80'e yakın baro başkanı ve temsilcileriyle bunu başaramayacağınızı bizler görüyoruz.

OTURUM BAŞKANI YILMAZ TUNÇ - Tamamlayalım Sayın Aygun.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Tamamlıyorum Başkanım.

Bu sefer plan tutmayacak. Barolar Birliği karşı, barolar karşı, ana muhalefet karşı, muhalefet partileri karşı; kim alkışlıyor? Getirenler AKP ve MHP; saray istiyor diye bu iş olmaz arkadaşlar.

Bakınız, çoklu baro sistemi FETÖ'nün projesiydi, bu çoklu baro sistemini getirmek istemenizi çok iyi anlıyoruz. Takdir yine sizlerin ama gelin, bu yanlıştan vazgeçin diyoruz. Çoklu baro sistemi üniter yapımıza aykırıdır, Türkiye için tehlikedir, hukuk sistemine atılmış dinamittir; adaleti parçalayacak, hukuk sisteminde çok başlı, dağınık bir yapıyı oluşturacaktır. Hukuku parçalayacak, ülkemize tehlikeli bir açık denize çıkaracaksınız. Mezhepçi, etnikçi, marjinal baroların türemesine yol açacaksınız. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir yapı yok arkadaşlar. Sadece İngiltere'de çoklu baroya benzer bir yapı var ama sizin getirmek istediğiniz yapıyla da uzaktan yakından hiç alakası yok. Sadece liyakate bakılır. Türkiye'de hukuk iyice siyasallaşacak, ülke gibi avukatlar da karşı karşıya kalacak, savunmanın siyasallaşması ve kutuplaşması toplumsal birliğimize, bütünlüğümüze verilecek en büyük zarar olacaktır. Ülkemizin bekası, bundan sonra tehlikeye girecektir. Hatırlarsınız, genel seçimler öncesi beka sorunu getirmiştiniz, işte asıl beka bu arkadaşlar. Ülkeye dinamik getiriyorsunuz, gelin bu yanlış kanundan vazgeçin, ülkenin bekasını düşünüyorsanız bu kanunu geri çekin, diyoruz, ama takdir sizlerin.

OTURUM BAŞKANI YILMAZ TUNÇ - Teşekkür ederiz Sayın Aygun.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Ben teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.