| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Antalya Milletvekili İbrahim Aydın ve Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi ile 17 Milletvekilinin; Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/3113) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 06 .10.2020 |
AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri, değerli milletvekilleri; teklifi görünce, birincisi ben bir Hazineciyim, uzun zaman bütçeyle ilgilendim, bütçe denetimlerinde bulundum ama bu teklifin ne demek istediğini anlamadım. Yani Parlamentonun en temel hakkı olan bütçe hakkıyla ilgili bir kanun teklifi geliyor ve çok önemli. Ben geçmişten gelen biri olarak bu teklifin gerekçesini okuduğumda ne denmek istediğini anlamadım, aslında buraya onu öğrenmeye de geldim biraz. Ne getiriyor, ne değiştiriyor? Şüphem de şu, çok açık söyleyeyim: Bizler milletvekiliyiz ve milletvekilliğimizin en önemli sorumluluğu bütçe hakkından kaynaklanıyor. Acaba bu bütçe hakkına zarar veren bir şey var mı diye de bir şüpheyle geldim ama şunu üzülerek görüyorum ki... Şu an Meclisin kalbi Plan ve Bütçe Komisyonunda atıyor. Sadece basit bir kanun düzenlemesi değil, 600 milletvekilinin, onları temsil eden milletin, bundan sonraki dönemlerin hakkıyla ilgili bir düzenleme yapılıyor ve-ben belki eksik bilgi sahibi olabilirim onu anlamamışsam, hangi partiden olursa olsun, iktidar veya muhalefet, 1'inci parti veya 2'nci parti milletvekilleri olsun böylesine bir kanun teklifi getirerek, milletvekilleri hiç bilgilendirilmeden bundan sonra milletvekillerinin anayasal hakkını ilgilendiren bir düzenleme yapılması gerçekten doğru değil. Ben sizin hassasiyetinizi biliyorum ama en azından örneklerle şu anlatılabilirdi: "Şimdiye kadar böyle raporluyorduk -mesela diyelim ki örnek 1- bu yeni gelen sistemde böyle raporlayacağız ve bizim bundan muradımız şudur." diye çok daha detaylı milletvekilleri bilgilendirilmiş olsa belki o bilgilendirme üzerine burada çok kıymetli milletvekilleri yasama yetkisini de kullanarak daha iyi bir kanun çıkarabilirdi.
BAŞKAN LÜTFİ ELVAN - Sayın Erdoğdu, özellikle maddeye geçtiğimizde Sayın Şenel'den bunu isteyeceğim ben. Hazırlığınızı da o yönde yaparsanız.
Evet, buyurun, devam edin.
AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Şimdi, bizim bütçeyle ilgili Türkiye'deki sıkıntımız şu: "Muhalefet bir şeyi öğrenirse bizi eleştirir, muhalefet bizi eleştirirse de bu kötü bir şey olur." kafasıyla gittiğiniz için bütçede ilk yaptığımız iş, bütçeyi bize anlatması gereken, bize raporlaması gereken Sayıştayın beli, eli ayağı kırıldı. Gelen Sayıştay raporlarına bakıyorum, olan olaylara bakıyorum, sizi samimiyetle temin ediyorum, yaşananların yüzde 5'i bile bize gelmiyor; bir kısmı Sayıştayda törpüleniyor, bir kısmı denetçide törpüleniyor ve sonuçta bizim bilgi edinme hakkımız... Şimdi, Anayasa size 1'inci parti olma yetkisini verdi, Anayasa bize de 2'nci parti olma yetkisini verdi. Sizin Sayıştay üzerine kurduğunuz bu baskı bizim bu yetkimizi elimizden almak demek. Size böyle bir yetki verilmedi ve biz bu yetkimizi kullanamıyoruz, yıllardır anlatmaya çalışıyoruz. Sayıştay sizi denetleyecek, biz geleceğiz burada sizi zor durumda bırakacağız, bunu da millete anlatacağız ve demokrasi böyle gelişecek. Siz sırf bu zor durumda kalmamak için işlemlere de dikkat edeceksiniz ve sonuçta kümülatif olarak işlemler birleşip ülkeyi kötü bir noktaya götürmeyecek. Bakın, yap-işlet-devret projeleri dâhil, şehir hastaneleri dâhil, geçmişte size çok iyi anlatıldığında siz de bize çok iyi anlatıyordunuz. Sonra dediniz ki: "Eyvah, ya bize bu işler doğru anlatılmamış." Belki biz sizi o zaman köşeye daha çok sıkıştırabilseydik, sizin 2-3 puan oyunuz gitmiş olsaydı birikmiş olarak bu ülke bu noktaya gelmemiş olacaktı. Şimdi geldiğimiz noktaya bakın. Artık Sayıştay raporunu geçin, TÜİK rakamlarına kimse inanmıyor arkadaşlar. Sizden rica ediyorum, birbirimizi dinlemiyoruz, çok ayrıştık; sizin medyanız farklı bizim medyamız farklı, sizin grubunuz farklı... Artık birbirimizi dinlemiyorsak... Burası bir iletişim noktası. Ekonomi yönetimine deyin ki: "Kimse TÜİK rakamlarına inanmıyor." Kimse işsizliğe inanmıyor mesela. Türkiye'de ya, haklısınız, pandemi süreci atlatıyoruz, tamam, onun da bir etkisi var ama Türkiye'de Allah aşkına yüzde 13 işsizlik mi var? Türkiye'de Allah aşkına, sizin içinize siniyor mu, yüzde 11 enflasyon mu var? Türkiye Cumhuriyeti devletinin, hepimizin, seçmenin, hepimizin aynı zamanda vatandaş olarak rezervleri yok olmuş durumda. Bakın, kur almış başını gidiyor. Ben milletvekili olarak geçirdiğim en zor günleri geçiriyorum. Sürekli işsizlik telefonları. Adam şunu söylüyor: "Oğlum iktisat bitirdi, işletme mastırı yaptı Aykut Bey, İstanbul Büyükşehire ne olur araya gir, güvenlik görevlisi, temizlik görevlisi, ne olursa çalışacak." On dakika, on beş dakika telefonu kapatamıyorum, ben bunu yapamam diyemiyorum. Kendi partililerimizden de bazen bu teklif ve talepler geliyor. Onlara şunu söylediğimde de kızıyorlar: Ya, arkadaşlar, biz yıllarca AK PARTİ'yi kendi partizanlarını dolduruyor diye eleştirdik, biz şimdi nasıl bunu yapalım dediğimizde bizim için...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Norm yerleşmiş oldu. Çünkü partizanlık normu yerleşmiş oldu. "Onlar yapıyorsa sen niye yapmıyorsun?" diyorlar. O zaman sen bir şeye yaramıyormuşun gibi oluyor.
Geldiğimiz nokta, bu kanun teklifi iyi bir şey getiriyor mu? Birincisi, bilgi. Bilgi var ya bilgi, rakam, ürettiğimiz rakamlar bizim en önemli varlığımız. Şu an, bizim yirmi yıldır ürettiğimiz fonksiyonel bütçe rakamlarını bir anda kaldırıyorsunuz. Demin, Sayın İYİ PARTİ'li Erhan Bey çok doğru bir şey söyledi, bu tekrar gelecek ama aradan üç sene gittiğinde ne olacak biliyor musunuz? Üç sene boşluk, dönüp bu kayıtları tekrar yapamayacaksınız. O kayıtların yapılma biçimi unutulmuş olacak çünkü bütün bu Mali İşler Daire Başkanlığındaki şube müdürleri, uzmanları ne yapıldığını gördüler. Yeni bir şey mi getiriyorsunuz? Fonksiyonel bütçeyi tutun, o rakamları görelim, orada 10 tane temel hizmet var; güvenlik hizmetleri, sosyal hizmetler, din kültürü hizmetleri... O 10 basamağın da 4 dijite kadar, 4 rakama kadar inip detayını görebiliyorsunuz. Bu sayede ancak siz devletin genelini görebilirsiniz. Ya, niye üretilmiş bilgiyi yok edesiniz? Tamam, yeni bir şey üretmek istiyorsunuz. Bu yeni bir şeyi eskisini yok etmeden de yapabilirsiniz. Kanunda gördüğüm en tehlikeli şey şu: Sizden ricam, ben Komisyon üyesi değilim ama sonuçta her milletvekilinin Komisyona katılma, söz söyleme hakkı vardır. Komisyon çünkü milletvekillerini, Genel Kurulu temsil eder. Bu bürokratlar iyi bir şey yapıyorsalar sizi ikna etsinler, hepimizi ikna etsinler. Biz de şöyle bir durumda değiliz, memleket yararına olacak bir şeye karşı duracak değiliz, siyasal sorumluluğu var her şeyden önce. Ama samimi söylüyorum, ben ne getirdiklerini tam olarak anlayabilmiş değilim. Gördüğüm kadarıyla fonksiyonel bütçeleme sistemindeki o rakamlar, o kodlar kaldırılırsa üretilmiş bu kadar bilgi mahvolacak aynı TÜİK'te olduğu gibi. 2007'den sonra yok deniyor mesela yoksulluk istatistikleri, şu yok deniyor, bu yok deniyor. Bilgisiz bir devlet şu dünyada, şu geleceğin dünyasında yok olmaya mahkûm kalır. İyi kötü elde edilmiş bilgi var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Son olarak Sevgili Başkan.
Siz sanıyorsanız biz kâğıt üzerinde bir şey düzenleriz ve bütün devlette bütün bunlar uygulanır, emin olun ki devlette yapılan 100 projeden 95 proje çöpe atılır, 5'i de çok basit olduğu için uygulanır. Şu dediğiniz değişikliği devlette gerçekleştirirken ne zorlukla karşılaşacağını alandaki arkadaşlar bilirler ama -ne kadar raporlamışlar bilmiyorum- sizden ricam, bu değişiklikle ilgili -bu çok temel bir değişiklik- ne olur, iyi bilgilenin, ona göre karar verin.
Teşekkür ediyorum.