KOMİSYON KONUŞMASI

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Bakan Yardımcısı, Sayın Genel Müdür, değerli milletvekillerim, sayın uzmanlar ve Komisyonun tüm bileşenleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Yeni dönemin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

Tüm dünyayı sarsan, etkisi altına alan ve ülkemizde de ağır sağlık ve ekonomik travma yaşatan pandemi sürecinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine de sabır ve başsağlığı dilerim. Hasta vatandaşlarımıza da şifalar diliyorum.

Türkiye'nin teknoloji ve sanayi üretimi sorunu geniş çaplıdır elbette. teknokentlerdeki sorunu kısmi adımlarla, küçük destekler ya da teşviklerle çözmeye çalışmanın büyük soruna neşter vuramayacağı ortadadır. Yapısal reform, liyakat, adil bir teşvik sistemi ve kalifiye ara personel eğitimine dayalı bir sistem üzerinde yoğunlaşmak Türkiye açısından büyük önem taşımaktadır. Ülkemizin bilim, sanayi ve teknoloji politikasındaki belirsizlikler, sürekli değişen yasalar başta işsizlik olmak üzere, girişimci gençlerin önündeki karanlık tablo, karar alma sürecinin ve takdir yetkisinin tek bir kişide toplanmasına yönelik yanlış yöntemle teknoparkları geliştirmemiz oldukça zor görünüyor.

Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye'de 84 teknoloji geliştirme bölgesi ilan edildiğini ifade etti sayın Komisyon üyemiz. Bakanlığın resmî sitesine göre 2001 yılında başlamak üzere Haziran 2020 itibarıyla mevcut durumda 84 teknokent kurulması planlanmış ancak şimdi 71'i faaliyette. Bakanlık 2018'in ilk yarısında ülke genelinde teknopark sayını 80'e çıkarmayı hedeflemiş ama bu hedefe ulaşılamamış. Şunu üzülerek belirtmek istiyorum ki bugüne kadar teknoparkları, konuyla ilgilenen iş dünyasıyla, vatandaşlarla buluşturamadık. Bu anlamda hedefe ulaşılmadığı ortada.

Teknoparklardaki iş hacmi, marka ve patent çalışmaları, ihracat, nitelikli personel, yeni kalifiye personel, ekipman, teşvik, destek paketleri ve kabinenin özellikle 2019-2020 yılından bu alanda attığı yeni adımlar dair bilgimiz ve fikrimiz olmadı, olamadı.

Şimdi, teknoloji geliştirme bölgeleri yönetici şirketlerinin bünyelerindeki kuluçka merkezlerini, bölge dışında da kurabilmeye olanak sağlamaya çalışıyoruz. Teknoparklara sağlanan teşvik, muafiyet ve destekler bölge dışında kurulan yeni teknopark ya da sitelere de verilebilecek. Bakanlık temel bilimler mezunlarını istihdam eden firmalar hakkında aldığı destekleme, muafiyet kararına ek olarak kendi belirleyeceği eğitim programlarını da destekleme muafiyet kapsamına alabilecek.

Kanuna eklenen kuluçka girişimcisi, AR-GE binası, atölye ve stajyer tanımları yoluyla teknoparklarda bu şartları taşıyan firmalara yeni destekler sağlayabilecek. Şimdi, buradan anlaşılıyor ki bugüne kadar 70 teknokette istenen başarı sağlanamadı. Daha çok üniversitelerin bünyelerinde kurulan teknokentlere, üniversitelerden yetişen öğrencilerimizi adapte edemediğimizi görmekteyiz. Üniversite sanayi iş birliğinin bu sürecin hangi boyutunda kaldığı da merak konusu. Teknokentlerde çalışan, üreten, istihdam sağlayan, vatanı milleti için girişimcilik ruhuyla hareket eden tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Ancak Kabinenin her fırsatta övgüyle söz ettiği ihracat gerçekleştirildiği belirttiği teknokentlerin mevcut yapısıyla bugüne kadar dünyada söz sahibi olan tek bir markayı bünyesinden çıkaramadığını da buradan belirtmek gerekiyor. Nitekim 2019 yılında dünyanın en değerli 500 markası araştırmasında ne yazık ki tek bir Türk markası yok.

Yine, Türkiye'nin en değerli 100 markası arasında serüvenine teknoloji geliştirme bölgelerinde başlamış firma ya da firmalara rastlamak da mümkün değil. Şimdi, burada şu soruyu sormak gerekiyor: Dünyada ve Türkiye'de iş hacmi, personel istihdamı, katma değer üretim ve teknolojideki yenilikleri esasa alarak üretim yapmayı başararak, ilkler arasına giren firma çıkaramayan teknoloji geliştirme bölgelerinin genişletilmesi mi, geliştirilmesi mi esas alınmalıdır?

Ayrıca, bu kadar büyük ve önemli organizasyonların, çalışmanın sadece Cumhurbaşkanının onayıyla ve istediği an iptal edilmesinin önünün açılması bilime, teknolojiye tam anlamıyla aykırılık teşkil etmiyor mu?

Kanun teklifi mevcut üniversite bünyelerindeki teknokent, teknoparklarla net ayrım çizgisi ya da benzerlikleri ayrıntılamamıştır.

Kanunun (e) bendinde değişiklikle, girişimcilere ücret desteği verilebilmesi ve/veya muafiyet uygulanabilmesi için bu girişimcilerin çalışabileceği personelin eğitim gördüğü alanlar, programlar genişletiliyor. Bendin "temel bilimler" olan başlığı "desteklenecek programlar" olarak değişiyor. Aynı düzenleme bu teklifin 17'nci maddesinde 5746 sayılı Kanun'da tanım değiştirilerek yapılmaktadır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı mevcut kanunda sıralanan temel bilimler olan yükseköğretim kurumlarının matematik, fizik, kimya ve biyoloji lisans programlarının haricinde kendi belirleyeceği ve yasayla açıklayacağı sınırlanmayan, Bakanlığın takdirine bırakılacak diğer programları da desteklenecek programlar kapsamına alabilecektir. Bir jeoloji mühendisi olarak, burada, bu bentteki matematik, fizik, kimya ve biyoloji programlarına jeolojinin de eklenmesi gerektiğini ifade etmek isterim. Neden bunu söylüyoruz? Çünkü ülkemizin yüzde 92'si deprem bölgesinde ve sadece ocak ayından bugüne kadar 121 vatandaşımızı çeşitli afetlerde kaybettik ne yazık ki; sel, taşkın, çığ düşmesi, deprem ve benzeri afetlerden 25 bin konut hasar gördü, 9 milyar maddi kayıp var. Dolayısıyla, jeolojinin de bu kapsamda teknolojinin sunduğu nimetlerden faydalanarak insanımıza vereceği zararları minimum seviyeye indirgemenin hesaplarının yapılabileceği bir hâle getirmek gerekiyor, 5 temel bilimden 1'i olması gerekiyor. Bunu da Bakanlığın dikkatine sunmak istiyorum doğrusu.

Yine, 3'üncü maddede tanımlanan, değerlendirme kurulunda ülke kaynaklarının doğru ve verimli kullanımı için mücadele eden Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin de eklenmesi fayda sağlayacaktır. Yapılan çalışmaların her branştan mühendislik hizmetini barındırdığı düşünüldüğünde TMMOB'un tüm bileşenleriyle teknoloji geliştirme bölgelerine sunacağı katkı yadsınmamalıdır.

Teknoloji geliştirme bölgeleri yönetici şirketleri tanımı, görevi ve oluşumu yeterince açık değildir. değerlendirme kurulunun mevcut yönetimden daha bağımsız bir kurul olarak çalışması sağlanabilirse yararlı olacağı düşüncesindeyiz. Yeni kurulacak bölgelerin mevcut organize sanayi bölgeleri sahasında ve yakınında kurulması gerek teknoloji etkileşimi gerekse altyapı ve üstyapı kullanım ortaklığı açısından önemlidir.

Bu teklifteki teşvik ve desteklemelerin istihdama katkısı için bakanlık ve teklif sahipleri bir etki ve değerlendirme analizi yapmış mıdır, bunu sormak istiyoruz.

Yine, devletin somut mali desteğinin projeksiyonu nedir, karşılığında ne kadar istihdam hedefleniyor bu çalışmayla? Genç işsizlik yüzde 30'lara dayanmışken temel bilim mevzularını çalıştıran firmalara verilen ücret desteğini şimdi Bakanlığın belirleyeceği her bölümün mezunlarına da genişletmenin somut, mali, iktisadi analizi yapılmış mıdır, nedir diye sormak istiyorum.

Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.