KOMİSYON KONUŞMASI

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Evet, 40'ıncı maddeyle ilgili.

Görünen o ki bu maddeyle kayıp kaçak bedellerini Adalet ve Kalkınma Partisi dürüst abonenin sırtına on yıl daha yüklemeye kararlı. Bu, vicdanları yaralayan bir durum.

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) - Beş yıl ekleyecekler.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Beş yıl ama bir beş yıl da...

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) - Beş yıla biz iktidar olacağız ya...

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Beş yılı da biz iktidar olacağımız için kaldıracağız inşallah ama ben hani duyarlı olup bu konuda şimdiden kaldırılması gerektiğini düşünüyorum. Bu kayıp kaçak konusunun iyi yönetilmediği ve elektrik dağıtımındaki hedeflerin tutmadığı, bölgesel maliyet farklarının kapatılmadığı, dürüst abonenin sırtına bu kayıp-kaçak bedelinin yüklendiği ortada. Dolayısıyla hem beş yıl zaten kanuna uzatma süresini veriyorsunuz hem de Cumhurbaşkanına beş yıl daha veriliyor. Adalet ve Kalkınma Partisi burada eskimiş hatları... Yani teknik kayıp-kaçağın artması konusunda dağıtım şirketlerine baskı kurmak yerine bunu abonelerin sırtına yüklemiş olmasını kabul edebilecek bir durum yok, yani bunu da kamuoyunun dikkatine sunacağız elbette.

Sanayi yoğun bölgelerde bu kayıp kaçak önlenemiyor, elektrik fiyatlarını düşürmedikçe de bu kayıp kaçak artıyor. Bu tıpkı, Sayın Başkan, alkolde şu anda yaşamakta olduğumuz kriz gibi... 50'ye yakın, 50'nin üzerine çıktı sanıyorum kayıp vatandaşımız. Vergilerin yüksek olması yeraltına inmesine sebep oluyor.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ - Elektrik yer altında üretilmiyor.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Efendim, ama bu da kayıp kaçak elektriğin maliyetlerinin yüksek...

ŞAHİN TİN (Denizli) - "Kaçak üretim" denmiyor ki yani.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Efendim?

ŞAHİN TİN (Denizli) - "Kaçak üretim" denmiyor ki.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Denmiyor, tamam, içilmeyebilir ama içiliyor maalesef. Yani içildiğine göre de bu kadar verginin...

ŞAHİN TİN (Denizli) - "Kaçak üretim" denmiyor diyorum işte, içilmesine karışmıyorsun ki.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Elbette ama yani merdiven altına iniyor ve insanların sağlığıyla oynayan bir noktaya geldi, şu anda 50'ye yakın vatandaşımız sanıyorum daha da fazla, yaşamını yitirmiş durumda. O, başka bir konu ama yine benzer durumda kayıp kaçağı besleyen unsur hem maliyetlerin yüksek oluşu hem de yüksek vergilerin olması.

Avrupa'nın en pahalı elektriğini kullanıyor şu anda Türkiye. Yani 2013'te hatalı dağıtım özelleştirmenin sonucuyla beraber ulusal tarife uygulamasına, fiyat eşitleme mekanizmasına geçildi. Yargıtayın 2014'te buna ilişkin kararı olmasına rağmen, 2016'da Yargıtay kararı baypas edilerek bu, vatandaşın sırtına yüklenmesi de yani hani neyle ifade edilir bilemiyorum. Tam insanlar o hukuksuz uygulamayı ortadan kaldırıp geriye dönüşleri alacağı sürede, 2016'da çıkarılan yasayla maalesef Yargıtayın bu kararı baypas edilmiştir.

2015'ten 2020'ye kadar, ben bu sürede... Yani iktidar şunu söylüyor: Dağıtım özelleştirmesi, kayıp kaçak sorununu çözeceğim denilmiş olmasına rağmen, hâlâ çözülemeyip bir on yıl daha bu kayıp kaçağın dürüst, düzgün olarak ödeyen abonelerin sırtına yüklenmesini doğru bulmadığımızı buradan bir kere daha ifade etmek istiyorum.

Ayrıca burada, dağıtım şirketlerinin de sorumluluğunun arttırılması ve bu kayıp kaçağın kontrolü konusunda onların da pay sahibi olması, onların mutlaka bu denetim mekanizmasında da etkin olması gerektiğini düşünüyorum.

Teşekkür ederim, söyleyeceklerim bunlar.