| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/281 ) ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi (1/280) ve Sayıştay tezkereleri |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 27 .10.2020 |
FAİK ÖZTRAK (Tekirdağ) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Konuşmama başlarken sayın Komisyon üyelerini, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısını ve Cumhurbaşkanlığının ve diğer kurumların bürokratlarını, değerli basın mensuplarını saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, devlet yönetmeyi koyun gütmekten veya kabile yönetmekten ayıran, hukuka gösterilen saygıdır. Hukuku yok sayan, yurttaşlarına hesap vermekten kaçan yönetimler, devletlerini başarısız devletler ligine düşürür, içeride de dışarıda da ciddiye alınmaz. İşleyen hukuk devletlerinde vergileri ve harcamaları belirleme yetkisi ve bunların vermiş olduğu yetkiye göre gerçekleşip gerçekleşmediğini belirleme yetkisi milletin iradesini temsil eden parlamentolarındır; buna "bütçe hakkı" denilir. Bütçelerin Meclise sunulmasına dair usul ve esaslar anayasalarla düzenlenir. Ülkemizde mevcut yönetimin Anayasa'yla, yasalarla arasının pek iyi olmadığı malum. Nitekim, bu yıl bütçe sürecinde önemli aksaklıklar yaşandı. Önce, bütçe sürecini başlatan orta vadeli program bir aya yakın gecikmeli çıkarıldı, gömleğin ilk düğmesi daha en baştan yanlış iliklendi. Ardından, Anayasa'mızın 151'inci maddesine göre Cumhurbaşkanı tarafından, mali yılbaşından en az yetmiş beş gün önce Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulması gereken bütçenin de -bir gün de olsa- gecikmeli olarak sunulduğu yaşanan süreçten görüldü. Tabii, bu, 2018'de fiilen başlayan tek adam rejiminin aslında kuvvetler ayrılığına ve Parlamentonun bütçe yapma hakkına yeterince saygı duymadığını açıkça göstermektedir.
Bütçeye kaynak teşkil eden orta vadeli programdaki 2020 tahminleri bugün artık, daha bu OVP'nin de mürekkebi kurumadan birer birer çöktü. Dış ticaret açığı kadük oldu, işsizlik rakamları aldı başını gitti. Yine, bu OVP'de "2020'de ortalama dolar kuru 6 lira 91 kuruş olacak." deniliyordu fakat bugün dolar 8 lira 15 kuruşun üstüne çıktı, ortalama kurun 6 lira 91 kuruşta kalması artık mümkün gözükmüyor. Peki, bunun sonucu ne? Bunun sonucunda, 702 milyar dolar olarak tahmin ettiğiniz millî gelirin 600 milyar dolarlara gerileyeceği anlaşılıyor. Ama bir hatırlayalım: Millî gelirimiz 2013 yılında 1 trilyon dolara dayanmıştı; 1 trilyon dolar nere, 600 milyar dolar nere? Tam 400 milyar dolar gerilemişiz. Bundan yaklaşık on yıl önce 2023 yılında millî gelirimizin 2 trilyon dolar olacağını söylüyorduk. Meydan meydan gezilerek bu rakamlar anlatılıyordu. Bu OVP'de 2 trilyon dolar dediğimiz millî geliri 875 milyar dolara düşürmek zorunda kaldık. Şimdi, yine bundan on yıl önce, 2023'te 25 bin dolar olacak değimiz kişi başına gelir 10 bin dolara düşürülmüştü. Ama bu hedefler de 8 lira 2 kuruşluk bir kurla hesaplanmıştı. Bugün dolar 8 lira 15 kuruş. Yani, yiğidin hakkını verelim, 2023'te gerçekleştirilmesi düşünülen, ulaşılması düşünülen kur hedefi daha bu yıldan gerçekleşti ama bunun sonucunda ne oldu biliyor musunuz? Artık bu 875 milyar dolar dediğimiz ya da 10 bin dolar dediğimiz millî gelir ya da 10 bin dolar dediğimiz kişi başına gelir hedeflerine ulaşmak da hayal oldu.
Bir hedef vardı: "Ülkeyi dünyada 2023 yılında ilk 10 ekonomi arasına sokacağız." deniliyordu. Uluslararası kuruluşların yaptıkları en son tahminlere göre, 2021'de bırakın bu ülkeyi ilk 10'a sokmayı -daha 2021 yılında ilk 10'a sokmayı- ülke ilk 20 büyük ekonomi liginden düşecek. 80 milyon nüfuslu bir ülkeyiz, 2021'de yerimizi Tayvan'a bırakacağız. Nüfus kaç? 24 milyon. Uzun zamandır ilk 20'den düşmemiştik, ilk defa bu yönetim sayesinde ilk 20'den düşüp 21'inci sıraya iniyoruz.
Bu döviz kurunu neden tutamıyorsunuz ya da niye mümkün olmuyor? Çünkü 2018'de tek parti, tek adam parti devleti rejimine geçildiğinden bu yana ülkede çok ciddi bir güven bunalımı yaşanıyor, hukuk devleti devamlı erozyona uğruyor, hukukun üstünlüğü erozyona uğruyor, demokrasi giderek yıpranıyor.
OTURUM BAŞKANI ŞİRİN ÜNAL - Sayın Vekilim, ek süre veriyorum.
FAİK ÖZTRAK (Tekirdağ) - Demokrasiyle ilgili dünyadaki sıralamalara baktığımızda, buralarda da çok ciddi -iki yıl içinde- oldukça önemli gerilemeler yaşadığımız görülüyor. Örneğin, İnsani Özgürlük Endeksi'nde Türkiye 2017'de 84'üncü sıradaymış, 2019'da 122'nci sıraya gerilemiş. Bunun gibi bütün endekslerde çok ciddi aşağıya doğru gidiş var.
Tabii, son dönemde özellikle 2018 yılından itibaren 2019 yılının sonlarında Türkiye ilginç bir teorinin peşine takıldı: Cumhurbaşkanının enflasyon teorisi yani faiz yükseldikçe enflasyon artar. Bağımsız olması gereken Merkez Bankası Başkanı bu nedenle uzunca zamandan beri ilk defa görevden alındı. Ve en vahimi, bu teoriyi doğrulayabilmek için bu senenin ilk yarısında yaklaşık 120 milyar dolarlık...
OTURUM BAŞKANI ŞİRİN ÜNAL - Sürenizi uzatıyorum ikinci defa.
FAİK ÖZTRAK (Tekirdağ) - Teşekkür ediyorum Başkanım.
Yılbaşından bu yana Merkez Bankasının net döviz varlıkları 85 milyar dolar eridi bugün. Bugün bu rakamlar çıktı. Swapları hariç tuttuğunuz zaman net döviz rezervlerimiz eksi 48,7 milyar dolar bakiye veriyor, bunu biz hiç görmemiştik. E tabii, bununla sizin artık bundan sonra döviz kurunu tutmanız mümkün değil. Ha, faizler yükseliyor, yüzde 14'ün üzerine çıktı, o da yetmiyor, yetmeyecek! Çünkü böyle bir program getirdiniz, böyle bir bütçe getirdiniz; bu bütçenin hiçbir ufuk vermesi mümkün değil. Bu milletin yatırımcısına, işçisine, çiftçisine, esnafına "Senin derdine derman olacağım." demeyen bir bütçe. Bir tutarlılık yok, yine eskisi gibi sanki ülkede bir buhran yok, her şey eskisiymiş gibi, eskisi gibi devam ediyormuş gibi getirilmiş olan iş olsun torba dolsun anlamında bir bütçe.
OTURUM BAŞKANI ŞİRİN ÜNAL - Sayın Vekilim, tamamlayalım lütfen.
FAİK ÖZTRAK (Tekirdağ) - Teşekkür ediyorum Başkanım.
Bunu çözmemiz mümkün değil, bununla bunu çözemezsiniz.
Benim teklifim şudur: Bir an evvel artık baz yılı kalmamış ola. Bu Orta Vadeli Program'ı da buna bağlı olarak bütçeyi de burada Plan ve Bütçe Komisyonu üyeleriyle de istişare ederek bürokratların yeniden yapması lazım. Bir ufuk veren bütçeyi, bir ufuk veren programı bu milletin önüne koyamazsanız bu buhrandan çıkamayız. Güven veren bir bütçe, güven veren bir yönetimi gösteremezseniz bu buhrandan çıkamayız.
Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Saygıyla selamlıyorum Plan ve Bütçe Komisyonunu.