KOMİSYON KONUŞMASI

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Bakan, değerli milletvekilleri, değerli bürokratlar; aslında bugün çok farklı bir konuşma yapmayı planlamıştım ancak Sayın Bakanın sabahki konuşma notlarını aldığımda bu konuşmadan vazgeçerek Sayın Bakana bu konuşma notları üzerinden düşüncelerimi ifade etmek istedim.

Sayın Bakan, kadına yönelik şiddete karşı olduğunuzu "ama" ve/veya "fakat" laflarının arkasına sığınmadan sıfır tolerans sağlayacağınızı ve sıfır toleranslı olduğunuzu ifade ettiniz. Gerçekten, kâğıt üzerinde çok güzel sözler bunlar ama gönül isterdi ki, bütün kadınlar adına gönül isterdi ki İstanbul Sözleşmesi hakkında parti yetkililerinizin açıklamalarına karşı da aynı tavrı ve aynı duruşu gösterebilseydiniz. Şiddet gören kadınların ya da kadının beyanına göre evden uzaklaştırılan erkeklerin bulunduğu ortamda "Aile birliği bozuluyor." dendiğinde "Kadın şiddet görüyorsa erkek evden gidebilmelidir, kadının beyanı esastır." diyebilseydiniz.

Sayın Bakan "Kayıt dışı istihdamı azaltıp aktif sigortalı sayısını artırmak, sosyal güvenliği yaygınlaştırmak için tedbirler alıyoruz." dediniz. Evet, bu tedbirleri nasıl alıyorsunuz, şimdi onu size ifade etmek isterim: Mecliste şu an bir torba yasa konuşuluyor; bu torba yasada öyle bir düzenleme var ki işveren eğer kayıt dışı işçi çalıştırıyorsa, kayıt dışı işçiyi işveren kendi bildirirse işverene işsizlik ödeneğinden yani işçinin kumbarasından teşvik vereceksiniz ve işverene idari para cezası vermeyeceksiniz. Yine, eğer işçi başvuruda bulunur ise işverenin kayıt dışı olduğunu kabul etmesi şartıyla işçilik alacağı dışındaki tüm haklarından feragat etmesi kaydıyla bu işçiyi istihdama yani sosyal güvenceye dâhil edeceğinizi ifade ettiniz.

Sayın Bakan, konuşmanızda çocuklara ilişkin, kadınlara ilişkin çok güzel sözler, çok güzel ifadeler vardı ancak ben çarşamba günü Diyarbakır'daydım Sayın Bakan. Diyarbakır Silvan'da 15 yaşında çok başarılı bir öğrenci çocuğumuz, eğitim hakkına erişemediği için, ailesi çok fakir ve kurs aldıracak olanağı bulunmadığı için üniversite sınavına hazırlanamayacağım kaygısıyla intihar etmiştir.

Sayın Bakan, çalışma hayatından da siz sorumlusunuz. Yine, Silvan'da 26 yaşında bir gencimiz bekçilik sınavını kazanmış, sınav sonucu kendisine ilan edilmiş olduktan sonra göreve başlatılmamış ve "Suçum ne?" diye günlerce kahrından perişan olmuş. Kendisine herhangi bir suçu olduğu ifade edilmemiş; işsizlikten, açlıktan ve ailesine bir lokma ekmek götürememenin getirdiği psikolojik buhranla o da intiharı seçmiştir.

Sayın Bakan, gerçekten hem aile hem çalışma hem sosyal hizmetleri tek bakanlık çatısı altında birlikte yürütmek çok zor. Bu nedenle, biz tekrar buradan bir çağrı yapmak isteriz: Çalışma hayatı hak ihlallerinin en yoğun yaşandığı alan. Sayın Bakan "aile" değil "kadın" bakanlığı istiyoruz çünkü kadın bakanlığı kurulmadığı sürece kadına yönelik şiddetin, kadın cinayetlerinin ve istismarlarının önüne geçilmesi mümkün değildir. Sayın Bakan, çalışma hayatı da en ağır hak ihlallerinin, sosyal hizmetler alanı da haksızlıkların, hukuksuzlukların en ağır yaşandığı alanlardan birisidir.

BAŞKAN LÜTFİ ELVAN - Lütfen tamamlayınız efendim.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Toplumda, dağıttınız yardımların hakkaniyete uygun olmadığına; hak edenin değil hak etmeyenin, yandaşın, oydaşın aldığına ilişkin çok ciddi sorunlar ve tespitler vardır. Lütfen, Sayıştayın da denetimindeki düzenlemeleri, uyarıları dikkate alın ve bu haksızlıkları, hukuksuzları ve adaletsizlikleri ortadan kaldırın.