| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/281) ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi (1/280) ve Sayıştay tezkereleri a) Dışişleri Bakanlığı b) Avrupa Birliği Başkanlığı c) Türk Akreditasyon Kurumu ç) Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı d) Türkiye Ulusal Ajansı |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 24 .11.2020 |
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
İlk önce Sayın Bakanım ve de Değerli Bakan Yardımcıları ve ekibine hayırlı olsun diyorum. 2021 yılı bütçesi şimdiden hepinize hayırlı olsun, ben baştan söyleyeyim.
24 Kasım, bugün Öğretmenler Günü. Başta rahmetli babam olmak üzere tüm öğretmenlerimizin, tabii ki ilk önce Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü anıyoruz ve tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü'nü buradan kutluyorum.
Bunun yanında öğretmenlerimize biliyorsunuz -özellikle Sayın Bakanım, sizler o tarihte görevdeydiniz- 2018 Haziran seçimler öncesi, başta öğretmenlerimize, hemşirelerimize, din görevlilerimiz ve de Emniyet güçlerimize, polislerimize "Hükûmet olursak yüz gün içerisinde" diye seçimlerden önce söz vermiştiniz, en yetkili ağız tarafından yani Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından. Ama değil yüz gün, bugün dokuz yüz gün oldu, hâlâ -bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü- öğretmenlerimize ve de diğer söz verilen kitleye maalesef 3600 ek göstergenin verilmediğini buradan Öğretmenler Günü'nde hatırlatmak istiyorum.
Diğer bir taraftan, Sayın Bakanım, bugün siz en tecrübeli bakanlarımızdan birisiniz. Aynı zamanda 24 Kasım benim bildiğim kadarıyla sizin ilk göreve atanma gününüz galiba, 24 Kasım 2015'te başladınız, buradan beşinci yılınızı da kutluyorum.
Sayın Komisyon Başkanı, bugün Plan ve Bütçe Komisyonundayız, biraz önce dediğim gibi, 24 Kasımda 3600 ek gösterge konusunu siz değerli Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerinin tekrar takdirine bırakıyorum. Buradan öğretmenlerimizin, polislerimizin, devlet memurlarımızın bu hak ettikleri 3600 ek göstergesini siz değerli Komisyon üyelerimize özellikle altını bir kez daha çizip hatırlatmak istiyorum. Bunu bir an önce gündeme getirin ve de Meclisteki bulunan 5 partinin 5'inin birlikte tek fikirle çıkacağından da hiçbirimizin şüphesi yok, bunu da özellikle tekrar bildiriyorum.
Diğer bir taraftan, Sayın Komisyon Başkanımız, dün ben maalesef burada değildim, ilimdeydim çünkü Plan ve Bütçe Komisyonunda değilim, bu sebepten dolayı, burada olmadığımdan dolayı da... Ancak mevkidaşım Uşak Milletvekili Sayın İsmail Güneş'in Sayın Genel Başkanımızın geçen hafta salı günkü yaptığı konuşmayla alakalı birkaç açıklaması olmuş. Şimdi, Uşak'ta yaklaşık 135 ile 160 arasında deri sektöründe deri işleyen esnafımız var. Bu konuyu bir iki dakika değerlendireceğim, daha sonra Komisyonumuzdaki asıl konuya geleceğim.
Şimdi, Sayın İsmail Güneş, açıklamasında aynen şu şekilde söylüyor: "Gerekli destek veriliyor, özellikle deri sektörüne, esnafa vesaire..." Ancak 160 tane deri sektöründe deri işleyen... Özelikle Türkiye'deki toplam küçükbaş hayvan derisi işleme oranı yüzde 65'le Uşak'ta işleniyor. Yani ciddi oranda Uşak küçükbaş hayvan derisini işliyor. Bunu işleyip daha sonra da ihraç ediyor. Ancak Sayın Bakanım, belki sizin alanınız olmadığından bilmiyorsunuz bunu, altına çizeyim. Hangi esnafa, hangi sektöre, hangi sanayiciye ihracat yaptı diye köstek olunur? Maalesef deri sektöründe bu var. Bakın, dikkatinizi çekiyorum, ihracat yaptı diye deri sektörüne yüzde yirmi bir fon getirildi. Yani siz ihracat yapıyorsanız bu yaptığınız ihracattan ekstra yüzde yirmi de devlete vergi ödeyeceksiniz, bu normal ödeyecek olduğunuz vergi haricinde. Yani ihracat yapan firmaya, sanayiciye değil destek maalesef köstek olunan bir durum var; buradan Sayın İsmail Güneş'e bunun altını çiziyorum.
Diğer taraftan, Sayın Genel Başkanımızı Uşak'a davet etmiş. Ben 7 Haziran 2015'ten beri, üç dönemdir Parlamentodayım, Sayın Genel Başkanımız 5 defa Uşak'a geldi; Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sadece 3 defa geldi, bunun da özellikle altını çiziyorum. Bunu kendisiyle paylaşmak isterim.
Diğer bir taraftan, "AK PARTİ'nin sanayicinin, dericinin, esnafın, tüccarın, çiftçinin yanında olduğunu." söyledi, doğru yanında ama nasıl yanında? Gübreye zam vermekle yanında, yemi artırmakla yanında, sütü para ettirmeyip hayvanını sattırmak yönünde yanında olduğunu özellikle belirtiyorum. Buradan özellikle de Sayın İsmail mevkidaşıma bunların cevabını vermek istedim. Biz Genel Başkanın isteği doğrultusunda köylerde veya sokakta değiliz, her an sokaktayız, her an işçimizle, her an işverenimizle birlikteyiz. Bu sebepten dolayı da, tüm Uşak deri sektörünün temsilcileri beni bulduğundan dolayı da bunu gündeme getirdik ve de bunu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Şimdi gelelim esas konumuza, Sayın Bakan, biliyorsunuz yine seçimlerden sonra bir söz verildi: Vize serbestliği. Ne durumdayız? Vatandaşlarımız bunu soruyor, işverenimiz soruyor, yani ne zaman vize serbestliği verilen söz... Avrupa'dan da siz söz aldınız bazı şeyleri beyan ettiniz, bu unutulmaya yüz tutan bu vize serbestliğiyle alakalı bir an önce sizden bir bilgi bekliyoruz. Ne zaman işverenimiz veya vatandaşımız vize serbestliğiyle ülke dışına gezmeye veya bir şekilde iş seyahatine gidebilecekler? Bunu özellikle cevaplamanızı sizden rica ediyorum.
Diğer bir taraftan, biliyorsunuz ben kendim lojistik sektöründeyim, her yılın sonunda Rusya ve Doğu Bloku ülkelerine yapılan lojistikten, ihracattan dolayı bir belge var, bunun adına "Dozvola" denir. Siz biliyorsunuzdur bunu muhakkak, bu dozvola biliyorsunuz tükeniyor ve bu sebepten dolayı birçok lojistik sektörü ve de UND bana bildiriyor, ben de sizlere bildiriyorum ve de bir şekilde bunu aşmaya çalışıyoruz ama bu arada dozvola adedi bittikten sonra o yenisi alınıncaya kadar olan sürede -özellikle sizin de Antalya bölgesinden milletvekili olduğunuzu, Bakan olduğunuzu biliyorum; o bölgeden gelen turunçgiller vesaire, meyve sebze neyse, bunlar tabii ki dayanmayan ürünlerden olduğundan dolayı- bu dozvolanın yenilenmesi sırasında geçen sürede esnafımızın, üreticimizin ciddi anlamda zarar gördüğünü, bu sebepten dolayı dozvolanın her yıl yeterli bir oranda alınması gerektiğini sizlerle paylaşmak istiyorum. Çünkü zaten ülkemizin ciddi anlamda dövize ihtiyacı var.
Diğer bir taraftan, Sayın Bakanım, yine ticaretle alakalı bir soru soracağım size. Biliyorsunuz, Suudi Arabistan'la maalesef kötü ilişkiler içerisindeyiz. Belki bizlerin veya ülkemizin suçu değil ama sonuçta Suudi Arabistan bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti mallarını boykot ediyor, ambargo koydu. Şu anda birçok üreticimiz, birçok vatandaşımız hem ihracat yapamıyor Türk mallarını hem de nakliyemiz durmuş durumda hem gemi olarak hem de kara yolları olarak. Suudi Arabistan'la ticaretimiz durdu, acaba Suudi Arabistan'la ticareti düzeltme yolunda bir adımımız var mı? Bu anlamda bir açıklama bekliyor bu sektördeki vatandaşlarımız.
Diğer bir taraftan, Sayın Bakanım, sizce ülkemize yatırımcılar neden gelmemekte? Son beş yılda yatırımcı adeti ciddi anlamda düştü; bunu istatistiklere, rakamlara baktığınızda göreceksiniz. Buradan bu rakamları size okuyup da kafanızı yormayacağım. Ciddi anlamda, son beş yılda ülke dışından yatırımcı gelmemektedir. Diğer bir taraftan, aynı şekilde, paralel olarak, ülkemizde bulunan yabancı yatırımcı ülkemizi terk etmekte, bulunduğu sektörden çekilmekte veya şirketlerini, sanayisini başka şirketlere devretmektedir. Bunun sebebini biz biliyoruz ama ben sizden duymak istiyorum.
Bir konu daha var: Sizce, Avrupa'daki meslektaşlarınız veya diğer vatandaşlarınız veya büyük iş adamları -çünkü siz sık sık, her an bu ülkelerdesiniz- hangi gözle bakıyorlar ülkemizdeki adaletin durumuna, bunu sormak istiyorum.
Diğer bir taraftan, Sayın Bakanım, Covid-19 aşısı biliyorsunuz birkaç ülke tarafından bulundu, yüzde 90'ın üzerinde pozitif etkilediği beyan ediliyor yani başarı oranının yüzde 90'ın üzerinde olduğu -yüzde 92, yüzde 93, yüzde 94'leri anımsıyoruz- söylendi. Covid-19 aşısının bir an önce ülkemize gelmesiyle alakalı meslektaşlarınızla veya gerekli yerlerle görüşmeler yapıldı mı? Ne zaman, hangi tarihte öngörüyorsunuz bu aşıyı getirebilmeyi?
Bir konu daha var Sayın Bakanım, Sayın Cumhurbaşkanıyla alakalı bir şey söylemek istiyorum. Ben sizin görevinizi beş yıldır düzgün bir şekilde yaptığınızı gözlemliyorum, yapmaya çalışıyorsunuz, başarı için elinizden geleni yapıyorsunuz, ülkemizin menfaatleri için uğraşıyorsunuz ancak Sayın Cumhurbaşkanının, özellikle diğer mevkidaşlarıyla veya diğer dışişleri bakanları veya başbakanlarla yaptığı konuşma tarzı, tutum, iması, tavrı yüzünden sizlerin zor durumda kaldığını görebiliyorum. Bu konuyla alakalı eğer bir yorum yapmak isterseniz bunu duymak istiyorum.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Yalım, süreniz sona ermiştir. Bir dakika ek süre veriyorum, lütfen toparlayınız.
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Tamamlıyorum Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.
Yani Sayın Cumhurbaşkanının konuşma tarzı yüzünden hem ülkemizin ekonomisi... Hem de yabancı yatırımcının ülkemize gelmediği kanaatindeyim. Eğer benim bu dediklerimin yanlış olduğunu varsayıyorsanız bu konuyla alakalı sizden bir yorum yapmanızı rica ediyorum.
Ben tekrar tüm Dışişleri Bakanlığımızın 2021 bütçesinin hayırlı olmasını diliyorum.
Nice sağlıklı günler diliyorum.
Teşekkür ederim.