| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/281 ) ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi (1/280) ve Sayıştay tezkereleri a) İçişleri Bakanlığı b) Emniyet Genel Müdürlüğü c)Jandarma Genel Komutanlığı ç) Sahil Güvenlik Komutanlığı d)Göç İdaresi Genel Müdürlüğü e)Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 26 .11.2020 |
NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Öncelikle, bütçemizin ve İçişleri Bakanlığı bütçesinin hayırlı olmasını diliyorum. Sayın Bakana da geçmiş olsun dileklerimi buradan sunuyorum Covid hastalığı, corona hastalığı dolayısıyla.
Tabii, hiç kimsenin hastalanmasını da ölmesini de istemiyoruz ama coronadan ölümlerin durduramadığımız bir boyutu da var, bunu hekim olarak söylüyorum. Fakat öyle ölümler var ki aslında biz bunları durdurabiliriz ve şu anda bütçesini görüştüğümüz İçişleri Bakanlığının görevi ve sorumluluğu dairesinde olan ölümler. Kemal Kurkut'u anmadan bu konuşmaya devam edemeyeceğim.
Değerli arkadaşlarım, canlı bomba olarak öldürülüyor, üzeri çıplak bir çocuk. Daha sonra değiştiriliyor, deniyor ki "Seken bir kurşun tarafından kazayla öldü." Ben kırk yıllık hekimim, ortopedistim yani çok sayıda kurşun yaralanması, güvenlik görevlisi ve hükümlü veya suçlu tedavi ettim bugüne kadar, böyle bir senaryoyla bugüne kadar karşılaşmadım ve tatmin olmadım. Bence esas mesele burada şudur: Bu kadar rahat silah kullanma cesaretini bu personel nereden alıyor? Bence Sayın Bakanın üslubundan alıyor.
Neden derseniz, ben Sayın Bakanın üslubuna şöyle bir bakıyorum, mesela bir Baskın Oran'a, ne bileyim, "uşak" diyebiliyor. Yani "Baskın Oran" dediğiniz insan, iyi yapılmış bir oyuncak tabanca ile hakiki bir tabancayı ayırt edemeyecek düzeyde, bu konuda o kadar bilgi sahibi olan bir insandır. Bakıyorsunuz, Barış Terkoğlu'na "berduş" diye hitap edebilen bir İçişleri Bakanımız var.
Barış akademisyenleri konusunda Anayasa Mahkemesinin verdiği kararı beğenmiyor Sayın Bakan. Evet, mahkeme kararları eleştirilebilir, benim bu konuda bir itirazım yok ama İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan bir zat mahkeme kararlarını eleştirmek değil, uygulamakla yükümlü bir zattır. Hani eskiden çok fazla siyasetin içine giren yüksek rütbeli askerî zevata derdik ki "Sivil giyinin gelin, siyasete öyle girin, siyasetin içinde yerinizi alın." ama Sayın Bakanın özellikle Anayasa Mahkemesi Başkanına söylediğine bakınız: "Bisikletinle işe gel bakalım!" diyebiliyor Sayın Bakan.
Sayın Bakan, bir Anayasa Mahkemesi Başkanı bisikletiyle bu ülkede işe gidemiyorsa ve ben İçişleri Bakanı olsam utanç duyarım, istifa ederim ama siz istifanın da arkasında duramayan, bence koltuğu, makamı o kadar önemseyen ve benimseyen birisiniz.
Sayın Bakan, bakın, bu da sizin Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Daire Başkanlığı toplantısından alınan bir şey. Burada "Neymiş? Ana muhalefet partisi lideri..." vesaire vesaire devam ediyorsunuz. Bir parti sözcüsü gibi konuşuyorsunuz. Hâlbuki aynı Millî Savunma Bakanlığı gibi, Adalet Bakanlığı gibi, sizin Bakanlığınız İçişleri Bakanlığı da hassas bakanlıklardan bir tanesidir. Eğer siz siyasi mülahazalarınız üzerinden biz muhaliflere ayrımcılık yaparsanız -ki yapıyorsunuz, ki yaptınız- bizim ne size saygımız kalır... Ve sadece bu nedenle sizin bütçenizi bu Meclisten geçirmemek gibi bir davranışımız olur.
Bu fotoğraf size sevgili AK PARTİ'liler, size gönderildi. Ortağınıza söylemiyorum, ortağınız zaten bu fotoğrafın içinde yer almak için can atan bir tâife ama bu fotoğraf, bu size gönderildi. Nedir bu fotoğraf? Bunun içinde Susurluk'tan hüküm giymiş 2 insan var. Bu fotoğraf olunca ne yapıyorsunuz? Aynı gün Devlet eski Bakanlarından Fikri Sağlar'ın korumasını kaldırıyorsunuz. İşte, böyle bir Bakanlıkla yüz yüzesiniz. Bu kararı siz vereceksiniz, Mecliste de söyledim.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın İslam, süreniz tamamlanmıştır.
NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Söyleyeceklerim bu kadar.
Hepinize saygılarımı sunuyorum.