| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/281 ) ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi (1/280) ve Sayıştay tezkereleri a) Cumhurbaşkanlığı b) Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı c)Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ç)Diyanet İşleri Başkanlığı d)Devlet Arşivleri Başkanlığı e)Millî Saraylar İdaresi Başkanlığı f)Strateji ve Bütçe Başkanlığı g)İletişim Başkanlığı ğ) Savunma Sanayii Başkanlığı h)Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ı)Yatırım Ofisi Başkanlığı |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 27 .11.2020 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, değerli milletvekillerimiz, değerli bürokratlar, basınımızın değerli temsilcileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, konuşmamda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nda örneğini gördüğümüz, adına "talan düzeni" dediğimiz bir düzenden sizlere bahsetmek istiyorum. Biliyorsunuz, TMSF; mevduat sigortacılığı, banka çözümleme ve kayyumluk faaliyetleri yapıyor ve Devlet İhale Kanunu veya Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi değil. Bu, TMSF'nin elindeki kaynakları dilediği gibi hesap vermeden kullanabilmesine neden oluyor.
TMSF'nin 2019 yılı Sayıştay Denetim Raporu'nda denetim görüşünü etkilemeyen 12 bulgu var. Bu bulgulardan kısaca bahsedince siz de şunu soracaksınız: "Eğer bu bulgular denetim görüşünü etkilemiyorsa bu denetim görüşünü ne etkiliyor? Birisi bize izah edebilir mi?" Şu çok açık ve net: Kamu kaynaklarının yandaşlar için peşkeş çekildiği tek adam rejimi, Sayıştayın 12 bulgusu üzerinden rahatlıkla görülmekte. Nedir bu bulgular? 4 ayrı bulguda TMSF yöneticisi ve çalışanlarına hukuksuzca ödenen toplam tutar 15 milyon 292 bin TL. Fona borçlu gruptan tahsilat yapılmış ama ödeme sonrası yapılması gereken iskonto baştan yapılarak 116 milyon 363 bin 208 dolar eksik hesaplanmış. Böyle bir yanlışlık olur mu? Kim bu şanslı sermaye grubu? Bunu açıklamanızı bekliyorum.
Fonun borçlu gruptan olan faiz alacağının, aynı borçtan sorumlu diğer grubun borcundan düşülmesi sonucu fon alacağında 23 milyon 225 bin 249 dolar eksilme olmuş. Yönetim ve denetimi devralınan şirkete Birleşik Fon Bankasından kredi kullandırılmış, yapılan tahsilatın önce fon alacağından mahsup edilmesi gerekirken bu yapılmamış ve 3 milyon 900 bin TL eksilme olmuş. Ticari ve iktisadi bütünlük ihale bedelinden toplam 1 milyon 283 bin 631 TL fonun yönetim ve denetiminde bulunmayan grup şirketinin kamu borçlarına binaen aktarılmış. Fon hesaplarında bekleyen tutardan, 2016 yılı içerisinde toplam 196 milyon 638 bin 628 TL ve 8 milyon 305 bin pound fonun yönetim ve denetiminde bulunmayan, fona borçlu grup şirketlerinin yapılandırılmış kamu borçlarına istinaden aktarılmış. Alacağın temliki yoluyla devralınan ipotek bedellerinin, KDV matrahına dâhil edilmemesi nedeniyle 6 milyon 490 bin TL tutarındaki vergi kaybına sebebiyet verilmiş. Ticari ve iktisadi bütünlük oluşturularak yapılan cebri icra satışlarında ihale alıcısından tahsil edilmesi gereken 13 milyon 700 bin TL ve 5 milyon 144 bin 402 dolar tutarındaki KDV tahsil edilmemiş, vergi kaybına neden olunmuş.
TMSF, İstanbul'un en değerli arazilerinden biri olan Ataşehir'deki bir araziyi önce kat karşılığı inşaat yapılması için Aksüs Yapı ve Entegre Atık İşletmeleri şirketine vermiş, ardından sözleşmeyi sonlandırmış ve TMSF, kasasından şirkete tam 45 milyon TL'lik bir ödeme yapmış. Sadece 2019 yılı bulgularında kamunun toplam zararı 1 milyar 497 milyon 770 bin TL, yani eski parayla 1 katrilyon 497 trilyon 770 milyar TL. Şimdi, sormak gerekiyor: Bu para kimin parası arkadaşlar? Siz kimin parasını kafanıza göre harcıyorsunuz? Bu parayla pandemi döneminde kaç aileye destek olunurdu biliyor muydunuz? Denizli'de esnaf, valiye "Canıma yetti, gebermek istiyorum, günlük 15 lirayla günü kapattım" diyor. Malatya'da esnaf "Açız, eve ekmek götüremiyorum." diyor, Sayın Cumhurbaşkanına gidiyor. İşsiz gençlerin işsizlik canına tak ediyor ve çocuğuna pantolon alamadığı için babalar intihar ediyor. Şartlar bu iken TMSF, ülkeyi eski parayla 1 katrilyon 497 trilyon 770 milyar lira zarara sokuyor. Bunların hukuk önünde elbet hesabının sorulması lazım ve elbette sorulacaktır.
Değerli arkadaşlar dün, biliyorsunuz Varlık Fonu Borsa İstanbulun yüzde 10'unu Katarlılara sattı. Borsa İstanbulda işlem gören bir şirket yüzde 10'unu satsa kaça sattığını bildirmek zorunda. Borsa İstanbulun yüzde 10'u Katar'a gitti; kaça gitti, nasıl oldu, bilen yok. Antalya Limanı, İstanbul Borsası, Haliç, İstinye Park; Katar'a verilmeyen kalmadı. Örneğin, TMSF'nin 2018 raporlarında da Katar var. Sayıştaya göre TMSF'nin Digiturk satışından elde edeceği gelir aslında 292 milyon 199 bin dolar olacak iken, Katar'ın beIN Medya Grubunun yaptığı kesintiler nedeniyle tahsil edilen rakamın ancak ve ancak 162 milyon 668 bin dolar olduğunu anlıyoruz. Bunun yanında, geçen hafta devlet, Katarlı beIN Sports'un kulüplere ödeyeceği 300 milyon TL'yi Cumhurbaşkanı talimatıyla üstlendi. Bunu da hesaba katarsak sırf beIN Sports nedeniyle kamu zararımız, yani halkın tepesine binen yük 1 milyar 570 milyon TL. İşte katar katar satış bu demektir.
Vatandaşa açı reçete sunanlar Katar'a elde ne var ne yok sunuyor arkadaşlar, nedir bu Katar sevdası? Türkiye'nin tapusunu da Katar'a verin bari olsun bitsin. Ülkenin kaynaklarını daha ne kadar peşkeş çekeceksiniz? İster istemez, burada, Neyzen Tevfik'in sözleri geliyor akla: "Ekmek herkese yetecekti aslında. Tarlaya karga dadandı, ambara fare, fırına hırsız, memlekete harami."
Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, 17 Şubatta size bir soru önergesiyle Ekonomik ve Sosyal Konseyin ne zaman toplanacağını sormuştum. Nisan ayında verdiğiniz cevapta "Konseyin sorumlulukları Cumhurbaşkanlığına devredildi, ikincil mevzuat çalışmaları sürüyor." demiştiniz. On bir yıldır toplanamayan Ekonomik ve Sosyal Konsey şimdi toplanmayacak da ne zaman toplanacak? Ortalık yangın yeri ve Ekonomik ve Sosyal Konsey bir anayasal kurum, zamanında mutlaka işletilmesi gerekiyor çünkü Covid-19, kişinin partisine, kimliğine, inancına bakmıyor, sorun yaşayanlar ile sorunu çözecek olanların bir araya gelmesi lazım. Bir an önce Ekonomik ve Sosyal Konseyi toplayın Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı.
Değerli arkadaşlar, bu ülkenin işçisi, çiftçisi, emeklisi, esnafı gün geçtikçe yoksullaşıyor. Bakmayın "Ekonomi pik yaptı." "Diğer ülkelerden pozitif ayrıştık." "V tipi toparlanma" açıklamalarına. Elimde 2 tablo var; ekonomist Mahfi Eğilmez'in. 1'incisi şu: 1990 ve 2019 yılları arasında gayrisafi yurt içi hasılaya göre Türkiye'nin geldiği durum. 1990'da Türkiye 19'uncu sırada iken, 2019'da yine 19'uncu sırada; bir değişiklik yok. Diğer yanda 2'nci tablo şu: 1990'da kişi başına gelirde dünya sıralamasında Türkiye 49'uncu sırada, 2019'da 74'üncü sırada. Yani, aradan geçen otuz yılda Türkiye gayrisafi yurt içi hasılası ve kişi başına gelirini artırmış görünse de diğer ülkelerin artışları yanında ilave bir ilerleme sağlayamamış, hatta kişi başına gelir sıralamasında ciddi bir düşüş yaşamış görünmekte. Aslında, rakamlara, tablolara gerek yok, çarşıya, pazara çıkan herkes vatandaşın hâlini görüyor. Faizi, kuru, borsayı bir yana bırakıp üretime, verimliliğe, rekabete yönelik kalıcı, sosyal, siyasal ve ekonomik çözümlere girişmenin zamanı geldi de geçti. Dünyada faizi artırarak ya da indirerek ileri gidebilmiş bir ülke yok.
Değerli arkadaşlar, bir ülkede yoksullar nasıl yaşıyorsa o ülkenin itibarını o belirler, yöneticilerin sarayları, uçakları, arabaları değil. Bugün, asgari ücretle geçinen yoksul vatandaşlarımız pandeminin yükünü tek başına sırtlanmış bulunuyor âdeta, ciddi hiçbir destek göremediler. Zaten pandemi olmasa da asgari ücret açlık sınırının altında.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Girgin, bir dakika ek süre veriyorum.
Lütfen tamamlayınız.
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkür ederim Başkanım.
2021 yılı asgari ücreti için görüşmeler 4 Aralıkta başlıyor. Asgari ücret pazarlığı Türkiye'nin en büyük ücret pazarlığıdır, en büyük toplu sözleşmesidir, 10 milyonu aşkın işçimizi ilgilendiriyor. TÜRK-İŞ'in bu ay yaptığı çalışmaya göre 4 kişilik ailenin açlık sınırı 2.517 TL, yoksulluk sınırı 8.198 TL. Açlık sınırı 4 kişilik bir ailenin sadece mutfak masrafı gözetilerek bulunmakta, yoksulluk sınırında 4 kişilik bir ailenin bütün masrafları dikkate alınmaktadır. Yoksulluk sınırı, 4 kişilik bir ailenin evine girmesi gereken tutarı ifade etmektedir. Mutfak enflasyonu bir aylık yüzde 1,39; on iki aylık yüzde 19,68 arttı. Bekâr bir çalışanın aylık yaşam maliyeti tutarı 3.074 TL. Yani belirlenecek asgari ücrette bu rakamlar mutlaka dikkate alınmalıdır. Asgari ücret hesabında uluslararası standartlara uyulmalı ve işçinin ailesi de dikkate alınmalıdır.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Ek süreniz de bitti Sayın Girgin.
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Bitiriyorum, son sözlerim Başkanım.
Türkiye'de asgari ücretin tespitinde uluslararası standartlara uyulmuyor, Birleşmiş Milletler, ILO ve Avrupa Konseyi standartları dikkate alınmıyor. Asgari ücret tespitine ilişkin 131 sayılı ILO sözleşmesi onaylanmalı, Avrupa Sosyal Şartı'na asgari ücretle ilgili konan çekince kaldırılmalı, asgari ücret vergi dışı bırakılmalı, asgari ücretin tespitinde bütün işçi konfederasyonlarına katılım hakkı sağlanmalıdır.
Bütçenin hayırlı olmasını diliyorum.
Teşekkür ediyorum.