KOMİSYON KONUŞMASI

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Sayın Hocam.

Bir jeoloji mühendisi olarak dünyanın oluşumundan, levha tektoniğine, işte sekonder ve primer dalgalara varan geniş bir sunum yelpazesi ve önerilerinizle gerçekten çok kapsamlı sunumunuz için yürekten teşekkür ediyorum, öğrencilik günlerimize geri döndürdünüz bizi.

Tabii, çok önemsediğim, hatta soru olarak yazmıştım ama siz sunumunuz içerisinde yanıtladığınız için Deprem Komisyonunun başından beri benim savunduğum sigorta sisteminin bu şekilde olmayacağını, insanlar eğer çökecek bir binanın sigortasını kendisi ödeyecekse bunun da kontrolünü doğru yapacağı dolayısıyla, sigorta sisteminin, yani yapı denetiminin bu şekilde yapılmak yerine sigorta sistemi kurularak, sigortacıların o yapının zemininden başlayarak tüm yapı tasarımı, işte yapı malzemesinin kalitesine kadar her alanda denetleyebileceği bir mekanizmanın belki hayata geçirilmesinin çok önemli olduğuna başından beri vurgu yapıyorum, siz de benzer bir şekilde sigorta sistemini doğruladınız.

Ben size şunu sormak istiyorum. Dediniz ki -biraz da belki mizahi bir tavırla- "Çok televizyonlara çıkmam, sanatçı değilim." vesaire. Ama ben bu sunumunuzun özellikle bu kadar depremselliği olan, neredeyse her sene ölümlerle sonuçlanan büyük depremlerin yaşandığı, sismolojinin bu kadar etkin olduğu bir ülkede önerilerinizin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Belki televizyonlara çıkmak değil ama örneğin bu konuda ne düşünüyorsunuz? USGS gibi bir afet bakanlığının ya da bir afet biriminin, tüm bu bileşenlerin bir arada toplandığı, böyle kavram kargaşası ve farklı çalışmaların yapıldığı ve farklı bilgilerin her deprem sonrasında televizyonlara çıkıp bir iki hafta anlatılıp sonra hafızamızın en derin köşelerine itildiği bir olguyu yaşamaktansa bu önlemlerinizin ve önerilerinizin hayata geçirilebileceği böyle bir iletişiminiz var mı devlet kanallarıyla? İşte AFAD gibi, MTA gibi, İçişleri Bakanlığındaki çalışmalar gibi. Onlarla bir iletişiminiz var mı? Afet bakanlığının kurulması konusunda sadece deprem değil çünkü sel, heyelan, taşkın, çığ düşmesi ve benzeri gibi bir yığın doğal olayın afete dönüştüğü olguları yaşıyoruz. Buna ilişkin görüşünüz nedir? Yani afet bakanlığı veya USGS gibi bir kurum kurulmalı mı Türkiye'de? Sizin gibi hocaların da bu devlet kurumlarıyla iletişim hâlinde olması gerektiğini... Televizyona çıkmıyorsunuz madem, en azından bu tür bir olguyu yerleştirmek adına öncülük etmeniz gerektiğini düşünüyorum.

Teşekkür ederim.

PROF. DR. KEMAL ÖNDER ÇETİN - Sayın Vekilim, ben teşekkür ediyorum.

Öncelikle sizden özür dilerim, çünkü sunumumda paylaştığım bu hususlar sizler açısından tamamıyla tekrar olmuş, çok özür dilerim.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Yok, estağfurullah. Çok keyifle dinledik.

PROF. DR. KEMAL ÖNDER ÇETİN - Yani, sizin de bildiğiniz, ondan sonra meslek grubu olarak çok aşina olduğunuz hususlar ama ben sunumum genel olsun diye böyle hafif de temel hususları da kapsasın diye uzattım, öncelikle onu paylaşmış oldum.

Öbür hususta, açıkçası benim resmî olarak hiçbir kamu grubuyla bir ilişkim yok, ben Orta Doğu Teknik Üniversitesinde öğretim üyesiyim ama kapım herkese açık, kim bana bir şey sorarsa memnuniyetle gidip her türlü bildiğim şeyleri paylaşmakta da hiçbir tereddüdüm yok. Ancak formel bir sorumluluğum veya bir görevim veya bir danışmanlık sorumluluğum veya görevim yok bunu söyleyeyim ama teknik çalışan birisi olarak AFAD'la yakın görüşmelerimiz olur, oradan veri alırız birlikte proses ederiz ama onun dışında İçişleri Bakanlığı veya diğer başka kurumlarla bir şeyim yok. Efendim, bakanlık kurulup kurulmamasıyla ilgili tabii ki eş güdümün sağlanması açısından böyle bir önermenin faydalı olacağını anlıyorum, öyle düşünüyorum. Ama canım efendim, ben bunları anlayan birisi değilim dolayısıyla sizler bu konuda çok daha tecrübelisiniz. Dolayısıyla gerçekten eş güdümü sağlamak için bir bakanlık şemsiyesi altında bunların toplanması mecburiyeti varsa ben "Eş güdüm." diyorum yani bizim ihtiyacımız olan eş güdüm çünkü bu deprem olayı herkesi ilgilendiren bir husus, hızlı kararların verilmesi gereken bir husus. Dolayısıyla, bir bakanlık şemsiyesi altında bu yapılacaksa ne ala ama ben "evet" veya "hayır" desem hadsizlik yaparım, benim anladığım, bildiğim bir husus değil ama eğer eş güdüme katkısı olacaksa bir bakanlığın olması canım efendim ve dertlerimizi çözecekse amenna, başımın üstünde yeri var.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim.