| Komisyon Adı | : | BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM KOMİSYONU |
| Konu | : | Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç ve 21 Milletvekilinin; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3427) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 03 .03.2021 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, Değerli Bakan Yardımcıları ve değerli bürokratlar; hepinizi selamlıyorum.
Evet, tabii, Adana'mızla ilgili yetmiş iki yıldır çözülmemiş bir konu, elbette son derece önemli. Seyhan Nehri'nde 1949 yılında meydana gelen taşkın sonrası sağ ve sol sahilde yapılan seddelerin içerisinde kalan yerleşim alanlarına dair tapu işlemleri gerçekleştirilememiş. Yalmanlı, Karayusuflu ve Salmanbeyli, Dervişler, Damlapınar köylerindeki -ben köy diyorum hâlâ- vatandaşlarımız Devlet Su İşlerinin tasarrufunda olan alanlarda ikamet ediyorlar. Yüreğir'deki Gümüşyazı -Kuranşa eski adı- ve Kumrulu, Karaahmetli köyleri ile Mürseloğlu köyümüz süreç içerisinde Maliye hazinesinde tahsisli olarak görünüyorlar. Hadırlı köyümüz ise şahıslara tahsisli durumda. Elbette taşkın sonrası çözülememiş olan bu mülkiyet probleminin çözülüyor olmasına son derece olumlu baktığımızı buradan ifade etmek istiyorum. Tabii, bu kanun çıkarılırken dikkat edilmesi gereken birtakım hususlara dikkat çekmek istiyoruz. Ben 11 muhtarımızla da görüştüm bu kanun taslağı üzerine, hepsinin görüşü de olumlu bu konuda ama onların çekincelerini de burada iletmek isterim. Tabii, sayın milletvekilimiz basına da bir açıklama göndermiş "Köylerde yetmiş iki yıl sonra tapu sorununu çözdük." diye, konu daha Komisyondayken, henüz kanunlaşmamışken böyle bir basın bildirisi... Keşke on dokuz yıldır, yirmi yıldır bu konu çözülmüş olsa, başından beri, gecikmeli... Bana göre gecikmiş bir konu artık. Yine de geç bile olsa olumlu bulduğumuzu buradan ifade etmek istiyorum.
MEHMET ŞÜKRÜ ERDİNÇ (Adana) - "Çözüme kavuşuyor." şeklindeydi o.
BAŞKAN TAHİR AKYÜREK - Bu kadarlık siyasal atışmalar normal.
MEHMET ŞÜKRÜ ERDİNÇ (Adana) - On dokuz yıldan önce biz yoktuk, onu da hatırlatmak lazım.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Efendim, on dokuz yıldır iktidardasınız.
MEHMET ŞÜKRÜ ERDİNÇ (Adana) - Yetmiş iki yıllık bir meseleden bahsediyoruz.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ediyoruz yine de. On dokuz yıl gecikmeli de olsa çıkarılmış olmasını olumlu bulduğumu buradan ifade etmek istiyorum.
Tabii, burada Devlet Su İşlerinin ihale yöntemiyle çıkması mutlaka mağduriyetler yaratacaktı. Bir kanun maddesiyle kişilere direkt olarak bunun oradaki mülk sahiplerine, daha doğrusu, orada ikamet edenlere aktarılması önemli bir şey, mağduriyet yaşanmaması adına olumlu. Tabii ki kanun teklifi yasalaştıktan sonra bu uygulamanın nasıl yapılacağı önemli. Burada komisyonların kurulması, bu komisyonlar kurulurken de muhakkak oradaki mülki amir olan muhtarların ve ihtiyar heyetlerinin yani sürecin geçmişini bilenlerin o komisyonlarda... Çünkü çok el değiştirmiş mülk var.
BAŞKAN TAHİR AKYÜREK - Valilik bünyesinde komisyon kurulacak sanıyorum.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Bir komisyon kurulmasında, bu komisyonda da mutlaka muhtarların ve oradaki ihtiyar heyetlerinin hazır olmasında fayda görüyoruz. Çünkü birtakım satışlar olmuş, sözleşme üzerinden satışlar olmuş ve muhtarın imzasıyla satışların yaşandığı durumlar var, el değiştirmiş yani mülkiyet. Dolayısıyla, hak sahipliği bağlamında, hak kaybı olmaması için bu muhtarların elindeki sözleşmelerin, o satış senetlerinin mutlaka orada değerlendirilmesi önemli. Çünkü burası dünyanın sayılı, 3'üncü büyük tarım ovası, Çukurova dünyanın en verimli topraklarından birisi. Bu mağduriyetlerin yaşanmaması için alım satımların da hem muhtarların hem de ihtiyar heyetlerinin gözetiminde olmasının önemli olduğunu düşünüyoruz.
İkinci bir husus da rayiç bedeli tabii. Hakikaten, bu kesimler Adana'nın güney mahalleleri ve yoksulluğun had safhada olduğu alanlar. Dolayısıyla, rayiç bedelinin minimum olarak saptanmasında fayda olacağı... Minimum bedel bile olsa birçoğunun bunu ödemekte güçlük çekeceklerine ilişkin çekinceleri bize ifade ettiler Adana'daki muhtarlarımız. Yine, tapu olmamasına rağmen, el değiştiren yerlerde bazı hak sahiplerinin olmamasından kaynaklı başka kişilerin buraya yerleşmesine ilişkin birtakım sorunlar olabilir; bu da öngörülerek bu kanun teklifinde açık ve net şekilde bu ifadelerin yer almasında fayda gördüğümüzü ifade ediyorum.
Olumlu buluyoruz. Dediğim gibi, satış sözleşmesi, muhtar ve ihtiyar heyetinin komisyonda olması ve hak sahiplerinin hak kaybına uğramaması için bu gerekenlerin yapılmasının önemli olduğunu burada ifade etmek istiyorum. Adana'mıza hayırlı uğurlu olsun diyorum bu çalışma da.
2'nci maddeyle ilgili... Şeffaflık önemli, bütün milletvekillerimiz bununla ilgili görüş bildirdiler, adrese teslim olmamalı bu ihaleler elbette.
Yine, 3'üncü maddede ben kıyı kenar çizgisiyle ilgili... Maksimum ve minimum su kotlarının çok önemli olduğunu yani bunun yüz yıllık yağış ve akış rejimlerine bakılarak... Muhakkak Devlet Su İşlerimiz bunu yapmıştır elbette. Ben şunu anlamaya çalıştım bu kanun teklifinde: 958 kotunun içinde kalan kısımlar istimlak edilip onun dışında kalan yerler mi dışında kalacak? Bu mu ifade ediliyor bu kanun teklifinde? Eğer böyleyse tabii, doğru bir yöntem.
Bir de Turizm Bakanıyla ilgili çok tepki gösterildi ama gerçekten, ben Adana Milletvekiliyim, çok da turizm bölgesi değil ama bana en az 50'ye yakın turizmci turizmin bacasız sanayi olduğunu ve Türkiye'nin gayrisafi millî hasılasının büyük çoğunluğunun turizmden, bu bacasız sanayiden geldiğini ve bu süreçte pek çok konu... Adana'da -tabirimi lütfen mazur görün- "dul avrat çorbası" derler, evde ne varsa kadın getirir, içerisine koyar, yoksuldur; her şeyi bu kanun torbasının içine koyabiliyorsak turizmle ilgili de... Tüm sektör bileşenlerinin görüşü alınmadan birçok kanunun buradan geçtiğini biliyoruz "Sektör bir araya gelmiyor." deniliyor. Bana göre burada niyet önemli, bu kadar önemli bir sektörün, gayrisafi millî hasılaya artı değer yaratan bir sektörün sorununun bugüne kadar çözülmemiş olması kabul edilebilir bir durum değil. Bence Hüseyin Bey'e çok tepki koyuyorsunuz ama ben Adana Milletvekiliyim, turizm bölgesinde olmamama rağmen en az 50'ye yakın sektör temsilcisi bu konuda bize ulaşmıştır, bunların sorununa çözüm oluşturulmasına dair konuşuyoruz. Kafamızı kuma mı gömelim? Böyle bir sorun varsa bunun mutlaka gündeme getirilmesi gerekir diye düşünüyorum.
Teşekkür ediyorum.