| Komisyon Adı | : | KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünün 2017 ve 2018 yıllarına ait bilanço ve netice hesaplarının görüşmeleri |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 16 .03.2021 |
UTKU ÇAKIRÖZER (Eskişehir) - Sayın Başkan, değerli Komisyon üyesi milletvekilleri, Kıymetli Genel Müdür, değerli bürokratlar; ben de bu yüksek nitelikli tartışma ortamında olmaktan ziyadesiyle memnunum, söz verdiğiniz için çok teşekkür ederim.
Öncelikle, Sayın Genel Müdürüm, yaptığınız sunumunuzu ilgiyle izledim. Tabii ki Eti Maden ve ürettiği bor ülkemizin gururu. İşin bir boyutu tabii ki işte üretim boyutu. Sizler, yöneticiler buradasınız; işin bir de burada olmayan unsuru var, onlar da işçiler. Onlara da buradan hepimiz adına tabii, ben de emekleri için, bu gururu bize yaşattıkları için teşekkür ediyorum ama o işçilerin ciddi sıkıntıları var. Burada maalesef Sayıştay raporuna giremeyen -yani ilgi alanında olmadığı için belki- zaman zaman milletvekillerinizin dile getirdiği, zaman zaman bizlerin dile getirdiklerini; ben sizlere hızla sıralayacağım.
Birincisi: Tabii ki hedeflerinizi gösterdiniz, gerçekten büyük, dünya çapında bir üretim. Ama bu üretimi yapacak olan işçiye baktığınızda -umarım yani eminim ki sizinle de paylaşılmıştır- şimdi, 6 kişinin yapacağı işi 1 kişi yapıyor, 2 kişi yapıyor. İşçi ihtiyacı var aslında. Ve bunu konuştuğunuzda sendika temsilcileri vesaire söylüyorlar yani üzerlerindeki iş yükünün ne kadar arttığını işçiler söylüyorlar. Daha yeni işçi alımlarına ihtiyaç var, o yüzden mutlak surette acilen işçi alımının gerektiğini bize ifade ediyorlar. Ben MADEN-İŞ Sendikamızın Kırka'daki çalışan emekçileriyle görüştüm. Tabii, işin bir başka boyutu maaşlarının düşük olması, özellikle de kendilerini kıyasladıkları TÜLOMSAŞ'ıyla, işte -Eskişehir'den bahsediyorum mesela- bizim Hava İkmaldeki işçilere bakıldığında 2 bin lira, 2 bin 500 liraya varan net farklılıklar var aleyhlerinde. Düşünün şimdi, siz diyorsunuz ki: "Dünyayla rekabet ediyoruz, şunu şuraya satıyoruz, bunu buraya satıyoruz, neredeyse biz piyasayı sallıyoruz." ama sizin işçiniz maalesef benzerlerinden daha az bir maaş alıyor, o yüzden bunun düzeltilmesi lazım.
Yine, daha önce sizin dikkatinize getirdiğimiz bir mesele var ama ona geçmeden önce -raporlarda ne kadar gündeme geliyor bilmiyorum, o yüzden cahilliğime verin eğer konuşulmuş bir konuysa- iş kazaları meselesinin ciddi olduğunu söylüyor işçiler. Özellikle Kırka'da, özellikle, biz şimdi şey boyutuna baktık "Penta 5 niye bitmiyor?" vesaire. Ama burada neredeyse bazı günler iki-üç iş kazasından bahsediliyor Değerli Genel Müdürüm. Bu konuya mutlak surette eğilinmesi lazım. Meclis olarak biz ne yapabiliriz bu konuda da kafa yormalıyız ama diyorlar ki: "Türkiye'de belki de en fazla iş kazasının yaşandığı yer burası." Tabii, bunu bana aktarıyorlar siz bunu, eminim onlarla da konuşursunuz, kendi aranızda da değerlendirirsiniz. Şimdi, muhtemelen diğer yerlerde de aynıdır ama Kırka'da şöyle bir şey var: Sürekli tabii, maden alanı genişledikçe kamulaştırma yapılıyor Sayın Genel Müdürüm. Kamulaştırma yapılırken de aldığınız arsaların işte, oradan maliklerine diyeyim yani kamulaştırma yaptığınız yerlere bir hak veriyorsunuz. O da KPSS'siz, işte efendim, testsiz, sınavsız mülakata kadar girebiliyor oradaki değerli yurttaşlarımız. Şimdi, ben altı yıldır söylüyorum, siz Genel Müdür olmadan önce de söylüyordum, siz Genel Müdür olarak da bunu biliyorsunuz. Bir türlü değişmeyen şey var: Bakın, sizin bu mülakatlarınıza yani arsa sahibi olarak, hak sahibi olarak mülakatlarınıza giren gençlerimiz var; 5 girmiş, 10 girmiş, 15 girmiş, 19 girmiş, 20 girmiş. Bakın, 20 kere mülakata giriyor, yapacağı iş belli, işçilik yapacak yani fabrikada tanımlı işi yapacak; yani anlatabiliyor muyum? Yani bir bilgisayar kodlaması, bilmem ne yapmayacak, işçilik yapacak; tabii ki yani küçümsediğim için söylemiyorum. 20 kere mülakata girmiş, elenmiş arkadaşlar var. Şimdi, bir de üstüne şunu getirmişsiniz: Yaş sınırı. Hem adamın tarlasını aldığınız için hak veriyorsunuz, sonra da "Senin yaşın tutmuyor." deyip onu sınava çağırmıyorsunuz, bu son yapılan uygulamalar, bunlar fevkalade yanlış ve bunlar tepki görüyor.
İkincisi: Partizanca atamalar yapıldığı şeklinde kulağımıza net duyumlar var, özellikle işçi alımlarında. İşte, parti üyeliği, bir partiye üyelik olsun, şu olsun, bu olsun vesaire; bunlardan kaçınmak lazım. Yani AK PARTİ'nin evladı da bizim evladımız, Cumhuriyet Halk Partisinin, İYİ Parti'nin evladı da bizim evladımız, hepsinin ortak derdi işsizlik. O yüzden bu yanlışlıktan mutlaka kaçınmak lazım. Ve diyorlar ki mesela: "Özürlü işçi alımı için 4 kişi açıklandı, sınavlar yapıldı, hâlâ alım yapılmadı yani sonucu açıklanmadı engelli kardeşlerimizin..." Ya, açıklayın, alın, bu insanlar, bu işlerine kavuşsunlar. O yüzden sizlerden bize yaşattığınız bu ulusal gururun asıl payı olan bu gururdaki işçilerin hakkına, hukukuna sahip çıkmanızı istiyoruz, bekliyoruz. Bu konuda ben inanıyorum ki -bütün partilerin, sadece Cumhuriyet Halk Partisinin değil- hepimizin ortak talebidir. Bu konuda lütfen ayrımcılık yapılmasın, partizanlık yapılmasın, özellikle bu arazi yani kamulaştırmadan sonra hakkı olan işçilerin yani 1 kişiyi 20 kere mülakata alıp reddetmek doğru bir şey değil bence Sayın Genel Müdürüm. Yani işçi alacaksınız işte kürekle yapacak, kazacak, bir şey yapacak, bu kişinin yok siyasi görüşü, yok partisi, bunlara bakılmaması lazım, tam tersine hakkı olanlara bu hakkın verilmesi lazım. Orada çalışan işte yaklaşık 1.228 kadrolu işçi, taşeronuyla 2 bini buluyor, idari kadrosuyla 2 bin 200 kişi -sadece Kırka'yı söylüyorum ki Türkiye genelinde daha fazla- hepsinin emeğine sağlık, bu emeklerinin -dediğim gibi- mutlak surette karşılanması lazım.
Son söz: Tabii, siz oraya gittiniz ama gitmeyen milletvekillerimiz olabilir. Şimdi, muazzam bir üretim var -Kırka'dan bahsediyorum- ama bir taraftan da iş kazaları var dedim ve hemen Kırka'da -işte, orası mahalle oldu, eskiden beldeydi- mesela sizin tesisinizde olabilecek, olası kötü şeylerde yani Allah göstermesin ama bir sağlık şeyi yok yani bir entegre hastane yok. Seçimlerden önce Sayın Cumhurbaşkanı AK PARTİ Genel Başkanı, milletvekilleri falan gelmişler, buraya işte, "En güzel hastaneyi dikeceğiz." demişler, duyurulmuş ama seçimi iktidar partisi kazanamayıp da bizim partimiz kazandığında tamamen programdan çıkarılmış Kırka'ya konulacak olan entegre sağlık ocağı. Hatta "hastane" denmiş o dönem, biz entegre sağlık ocağına da razıyız. Şu andaki sağlık ocağı ihtiyacı görmüyor.
OTURUM BAŞKANI NEVZAT ŞATIROĞLU - Sayın Vekilim, toparlarsanız, sürenizi aştınız.
Teşekkür ediyorum.
UTKU ÇAKIRÖZER (Eskişehir) - Son cümle Sayın Başkanım.
Orada en fazla yaşanan şey -sizler biliyorsunuz, buradaki değerli yöneticiler- yanıklar, en fazla yaşanan. Doğrudur, revirinizde şey yapılıyor ama bir ihtiyaç olduğunda oradan alıp Kırka'ya götüremiyorsunuz, yeterli şey yok, Seyitgazi'de yeterli şey yok, ta Eskişehir'e taşımak durumunda kalıyorsunuz işçiyi. O yüzden, bize düşen bir görev bu ama sizin de ittirmeniz, sizin de istemeniz lazım, oraya, Kırka'ya mutlaka bir sağlık entegre tesisi lazım, her Kırka'ya hem Seyitgazi'ye ama Kırka dibinizde sizin, orada yapılması sizin lehinizedir. Bu zaten açıklanmıştı ama sonradan seçim kaybedilince bunu ortadan kaldırdılar, yatırım programına konmadı, bunu tekrar gündeme getirmeliyiz. O gider, bu gelir; biz gideriz, onlar gelir vesaire ama oradaki işçi bakidir, o işçinin sağlığı her şeyden kıymetlidir.
Bu dileklerimle hem size teşekkür ediyorum hem Komisyonumuza teşekkür ediyorum.
Sağ olun.
gö