KOMİSYON KONUŞMASI

MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Bir toplantım var bir saatlik, ona katılıp geleceğim.

5'inci maddede özellikle burada, plan yapma yetkisi, planlama yetkisi kanunda, yasada net, açıktır. Yani Çevre ve Şehircilik Bakanlığı üst ölçeği yapar, alt ölçekli planlar da yerel yönetimlerdedir yani belediyelerdedir şu anki adıyla, özel idarelerdedir büyükşehir olmayan yerlerde.

Şimdi, 25 binlik plandan, 5 binliğe, binliğe, alt ölçekli planlara indiğimizde yerel yönetimler burada turizm alanlarıyla ilgili, kültür alanlarıyla ilgili devre dışı bırakılıyor. Bakın, planlama yetkisini Kültür ve Turizm Bakanlığı tamamen kendine alıyor. Bizim ülkemizin bir metre altının tamamı kültürdür, üstünün olduğu gibi altı da kültürdür, tamamı tarihî değerdir. Yani bunlara baktığımız zaman her yerin planlamasını Turizm Bakanına yapıp vermek lazım. Bir yetki karmaşası var Burada. Bu yetki karmaşasına diğer bakanlar sessiz mi kalıyor, ben bunu merak ediyorum? Yani Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlı olan yerel yönetimlerin yetkilerinin tamamı elden gitmiş oluyor.

Şimdi, bu maddeye bakıldığında "Satış ibaresinden sonra gelmek üzere bedelsiz devir, trampa, sınırlı ayni hak tesisi" ibaresi açıkça kamu zararı oluşturmaktadır. Şimdi, kamunun elindeki bir malı ani bir kararla, devir teslimle, ani bir düşünceyle vermektesiniz bu bir kamu zararı oluşturmaya sebep verecektir. Bu madde değişikliği önergemizde olduğu gibi ya uygun bir hâle getirilmeli ya da metnin tamamı kanun teklifinden çıkarılması gerekiyor. Ayrıca üç aylık zaman dilimi otuz güne indiriliyor, bakanlık işlem yapma yetkisine doğrudan karar veriyor. Bakın, otuz günde... Valiliğe yazı yazmıştım jeotermallerle ilgili, kırk sekiz günde zor cevap vermiş. Sadece Muğla'da jeotermal sahaları kimde vardır, kimler işletmektedir? Sorduğum soru bu, kırk sekiz günde zor cevap vermiş Muğla Valiliği. Bakanlık otuz güne indiriyor. Otuz günde hangi kararı doğru üretebilirsiniz, hangi kararı? Bir tane kararı alacaksınız, inceleyeceksiniz, sizin teknik adamlarınız veya o işle ilgili bürokratlarınız toplanacak, karar verecek; efendim, ilgili kurumların görüşleri alınacak bunları bir ayın içinde nasıl sağlayacaksınız? Bu bir ay meselesi de bence üç ay değil, altı aya uzatılmalıdır. Bu da sanki talandan mal kaçırırcasına bir maddedir.

Bir fıkrada da Bakanlığa bilgi verilmezse ne olacak? Burada yatak sayısından bahsediliyor, turizm alanlarında yapılacak yatak sayısından. Yatak sayısı imar planında, orada TAKS, KAKS, emsal, bunlar var. Yani sığdığı kadar, rahat edeceği bir şekilde planlanıyor ve bir müşterisi de işletmenin bu kadar rahat edecek diye dinlendirilmeye çalışılıyor. Bu küçük ölçekte zaten var bir yaşam birimi, bir oda 7,5 metrekarenin altında olamıyor yani 15 metre yapın, 20 metre yapın, 30 metre yapın, 100 metre yapın, buna kimse bir şey demiyor ama İmar Kanunu maddesine bu aykırı. Yatak sayısı yani plan notlarında Turizm Bakanlığı tarafından belirlenecek. Peki, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nereye gitti? Tekrar soruyorum, o ili, ilçeyi yöneten belediye başkanları nereye gitti? Peki, o zaman taban alanı kat sayısı nereye gitti, emsal değeri nereye gitti buranın? Nasıl böleceğiz biz bunu? 100 yataklı belirledik, ben yapmıyorum 100 yatak, 50 yatak yapıyorum, büyük tutuyorum odaları ne olacak? Bunlar imar açısından ciddi sıkıntılar yaratacak bir kanun maddesidir.

Sayın Başkan, bakın, siz belediye başkanlığı yaptınız. Bir kentin sıkıntılarını şu anlattığım maddeleri en iyi bilenlerden ve uygulayanlardansınız. Ben teklif sahibine sormuyorum, teklif sahibi bunu teklif ederken herhâlde diğer bakanlıkların ilgili mevzuatlarına bakmadan bunu teklif etti veya yazdı veya verdiler, getirdi, bunu buraya sundular. Bu maddenin, bu ülkenin daha doğru planlanabilmesi için teklif metninden çıkarılması lazım. Alelacele, bir ay içinde verilen kararlar hiçbir kuruma, hiçbir talep sahibine fayda sağlamaz. Bugün iktidar AKP, yarın değişir. Bakın, yerel yönetimlerdeki seçimler kaybedilince Turizm Bakanlığından bu tür kanun teklifleri geldi, değişikler geldi. Bunlar doğru uygulamalar değildir. Gelin, biz doğrusunu yapalım, doğrusunu. Eğer bu kanun değişecekse, eğer tıkanıyor, geç cevap veriliyor, talep edenler, istekte bulunanlar bakanlıkta üç ay bekletiliyorsa gelin bu maddelerin tamamını geri çekin, oturalım, kurumların da görüşlerini alalım, yerel yönetimlerin, TMMOB'un, mimarların, mühendislerin, çevrecilerin, diğer Orman Bakanlığının, Tarım Bakanlığının, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, bunların da görüşlerini alalım, doğru bir kanun yapalım, doğru bir kanun yapalım. Bu kanun bizce doğru değil, teklif metninden çıkarılmasını öneriyorum. Ayrıca destek olursanız da teşekkür ediyorum Başkanım.