KOMİSYON KONUŞMASI

MURAT BAKAN (İzmir) - Biz teşekkür ederiz, şeref verdiniz, şahsen de geldiniz buraya.

Şimdi, bu havzalar arası su transferi çok konuşuldu, Sayın Bakanın da çok emeği var. Tabii, haklı olarak Konya kapalı havzasının su kıtlığı oluşunca, su bitince bir yerlerden su getirilmesi öneriliyor ancak biz, bunun su sorunun çözümüne bir çözüm olduğunu düşünmüyoruz, başka sosyal ve çevresel sorunlara sebep olduğunu düşünüyoruz. Havzalar arası su transferinden bahsediyorum. Her havzanın su sorunun da kendi içinde çözülmesinin gerektiğini düşüyoruz, bizim düşüncemiz bu; Sayın Bakanın da büyük katkısı olan Mavi Tünel'le ilgili de, yani Doğu Akdeniz havzasından, Konya kapalı havzasının sulanması projesi için de. Bununla ilgili, bu tür havzalar arası su transferinin sosyal ve çevresel etkilerinin kısa, orta ve uzun vadede araştırılması gerekir. Bununla ilgili bir araştırmanız var mı? İki; bu projeler nehir akışlarında değişikliğe neden olarak tuzlanmaya neden olabilir mi? Kıyı erozyonuna ve istilacı türlerin transferine de neden olabilir mi? Tehlike altındaki sucul canlılara ve korunan alanlara başkaca, bizim bilmediğimiz ekolojik maliyetleri olur mu? Birini siz söylediniz bu deltalarla ilgili.

PROF. DR. MERYEM BEKLİOĞLU - Evet.

MURAT BAKAN (İzmir) - Yani bu çözüm, evet, bir noktada, işte, Beyşehir Gölü'nü dedik, sanırım belki kurtardı şimdilik ama suyu aldığımız yerden dikey ekosistemi tamamen tahrip etmiyor mu? Bu konudaki düşüncenizi merak ediyorum.

PROF. DR. MERYEM BEKLİOĞLU - Kesinlikle tahrip ediyor.

MURAT BAKAN (İzmir) - Bir şey daha var. Burada, sanırım Tarım ve Orman Bakanlığının yaptığı sunumdaydı, Konya kapalı havzasında -yanlış hatırlıyor olabilirim- stratejik ürün olarak pancarı koymuşlar. Ben de şeyi sordum, dedim ki: Pancarı koymuşsunuz, çok su isteyen bir ürün ve Konya'da su sıkıntısı var. Başka havzadan su taşınıyor ve siz, burada pancar yetiştiriyorsunuz. "Şeker oranı yüksek." dedi. Yani şeker oranı, Konya'da yetişen pancarın yüksek diye suyu feda edebileceğimizi düşünüyorlar. Bununla ilgili öncelik dediğimizde sizce şeker pancarının, Konya'da yetişenin şeker oranının yüksekliği mi, yoksa oradaki su maliyeti mi? Siz ne düşünüyorsunuz?

PROF. DR. MERYEM BEKLİOĞLU - Ben suyun... Bitti mi sorularınız?

MURAT BAKAN (İzmir) - Bitmedi.

Son sorumda büyükbaş hayvancılıkla ilgili.

BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Cevapları en sona bırakacağız.

MURAT BAKAN (İzmir) - Büyükbaş hayvancılığın görüyoruz ki hem Konya kapalı havzasında mısır, yonca -silaj görmedik orada ya da ben bilmiyorum, İngilizcesi farklı olabilir- yani hayvanların yediği yemler anlamında büyük bir şekilde üretildiğini, bunların hepsi su isteyen ürünler. Aynı şekilde Burdur'da da bu geçerli. Yerli ırklar, yani yerli sığırlar geçmişten bugüne binlerce yıldır ekosistemin, bu Anadolu ekosisteminde yaşayan, bizim yerli türlerimiz ya da aynı şekilde ata tohumu dediğimiz karakılçık buğdayı, siyez buğdayı gibi binlerce yıldır az suyla ve sadece kendi iklim yağmurlarıyla beslenen ürünler bizim bu ekosistemi düzeltmemizde, bu GDO'lu, işte, yurt dışından ithal ettiğimiz ürünlere göre bizim bu iklimle, iklim kriziyle mücadelemizde, iklim felaketiyle mücadelemizde daha faydalı olmaz mı? Bu konudaki düşünceniz ne?

Teşekkür ederim.