KOMİSYON KONUŞMASI

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Teşekkür ediyorum Başkanım.

Değerli arkadaşlar, şimdi sık sık dile getiriyoruz, yine malum pandemiyle beraber sağlığın ötesinde bir de tarımın ne kadar ön plana çıktığını hep beraber yaşadık ve görüyoruz da. Maalesef ülkemiz uzun dönemden beri söylememize rağmen kuraklıkla yapılan çalışmalarda sınıfta kaldı. Geçtiğimiz hafta bizler Denizli'de, Aydın'daydık Genel Başkanımızın bilgilendirmesi ve talimatı doğrultusunda ama gördük ki facia zaten yıllardan beri geliyordu ve geldi. Şu anda kuraklık almış başını gidiyor ama yapılan hiçbir çalışma yok. Devlet Su İşleri maalesef orada da sınıfta kalmış, kanallar açık kanal yani Türkiye uzun dönemden beri maalesef uykuda.

Şimdi, geldiğimiz dönemde daha önce de hem kasım ayında hem de nisan ayında yapılandırma yaptık. O gün de bağırdık aslında Meclis kürsüsünden "Eksik yapıyoruz yanlış yapıyoruz." Tarım Kredide sadece 931 milyon lira olan 21 bin çiftçiyi kapsayan bir yapılandırma yapıldı ama yanlıştı. Çünkü takibe düşmeyen ve pandemi dolayısıyla kapanmayla beraber birçok icra işlemleri durmasıyla beraber icra işlemleriyle takip ettirilmeyen dosyalardan dolayı o yapılandırma yaptığımız çiftçilerimiz dâhil, Tarım Kredi çiftçileri dâhil şu anda o yapılandırmayı yapamadılar. Ondan dolayı bir an evvel hem kuraklık ortada hem de ülkenin pozisyonundan dolayı sağlıklı gıdanın, erişebilir gıdanın güvenliğini sağlayan çiftçilerimizin Ziraat Bankasına, Tarım Krediye olan borçlarını yapılandırma kapsamına almamız gerektiğini düşünüyorum ve yarın çiftçi bulamayacağız üretim için.

Önemli bir konu da şu: Cumhurbaşkanı geçtiğimiz günlerde açıklama yaptı, işte "Kuraklıktan zarar gören çiftçilere yapılandırma yapılacak." Neye göre yapılacak daha hâlâ ortada bir şey yok ama şu da var: Çiftçinin borcunu öteledik ve Tarım Krediye veya Ziraat Bankasına gittiği zaman kredisi kapalı olduğundan dolayı ona herhangi bir ödeme yapılmayacak, sadece öteleme yaptık, hep borçları faizle öteliyoruz. Arkadaşlar, gelin, bir defa da çiftçiye destek olalım, faizlerini söyleyeyim diyoruz. Bu ana parasını, borcunu da 5 eşit taksitle beş yılda ödesin, çiftçinin önü açılsın, bu dertten hep beraber kurtulalım.

Geliniz bir de bakınız, daha neyin yapılacağı belli değil ve sonbaharda ekim olacak çiftçi hangi parayla, nasıl gübre alacak? Şu anda DAP gübresinin fiyatını bilen milletvekili arkadaşımız var mı?

MUSTAFA KALAYCI (Konya) - Var.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Kilosu 5 lira arkadaşlar, 5 lira, evet, 5 lira. Yazıktır, günahtır. İşte, buğday fiyatının 1.650'den 2.250'ye geldiği söyleniyor ama gübrenin fiyatı nereden nereye gelmiş. Onun için çiftçiye doğrudan gelir desteği altında ve faizleri silmek şartıyla borçlarını taksitlendirelim ve onlara sonbaharda ekim yapabilecek olan malzemesini, silahını verelim, silahla beraber mermisini verelim. Nedir bunlar? İlacını, tohumunu, gübresini sağlayacak ve traktörünü çalıştıracak mazotunun bedellerini biz ödeyelim. Bu Parlamento bir iş yapsın, o 5'li çete yerine bu ülkenin temeli olan -hiç sakın vekilim bozulmaya gerek yok, el tutmaya gerek yok- Mustafa Kemal Atatürk'ün "efendi" dediği çiftçiye bir iyilik yapsın diyorum. Gelin, hep beraber çiftçimizin Ziraat Bankasına, Tarım Krediye olan borçlarını yapılandıralım, faizlerini silip 5 eşit taksite bölelim. O da yetmiyor, 211 milyon liraya yakın çiftçinin kanunundan alınan bizlerin, daha önceki milletvekillerin... 2006'da çıkarılan kanun var, o kanundan alacağı var, o desteklerle çiftçimizle mahsuplaşalım. Borcu olana verelim, borcu olmayana da tarımsal destek hesabına ona mahsus olan parasını ödeyelim.

Bir de vatandaşımız sahada geziyor, maske takıyor -gördük, maçlarda da gördük, lebalep kongrelerde de gördük- maskeler ağzında -şu anda bende de yok- polis vatandaşı yakalıyor, o maskeden dolayı vatandaşımıza ceza yazıyor. Gelin, bunu da bu kapsam içerisine alın diyor, teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.